Bir tarafta 6 Ekim tarihinden beri Filistin’de taş üstüne taş bırakmayan, dünyanın gözü önünde soykırım yapan, tüm savaş kurallarını çiğnemek suretiyle masum insanları (çoluk çocuk, kadın bebek, yaşlı genç, hasta demeden) öldürmekten vazgeçmeyen bir İsrail (Devleti demeye dilim varmıyor) ve  zorba başbakanı Netanyahu var. 

Dünyanın en büyükleri alenen silah, para ve aklınıza gelen gelmeyen destekleriyle göğsünü gere gere çiğniyor tüm kuralları da, hukuk ve insaniyeti de, demokrasiyi de.

Beri tarafta Şam konsolosluğuna saldıran İsrail’e Cumartesi gecesi (göstermelik de olsa) meşru müdafaa kapsamında minik bir saldırı düzenleyen İran.

Birleşmiş Milletler toplantısında İran’ın minik saldırısı için terörist eylem diyerek dünyayı şaşırtmayanlar bir taraftayken, İsrail’e koşulsuz hak verenler ise geri kalan herkes.

Kısacası oyunun adı:

Evrensel Demokrasi Komedisi’

Peki, bu ne demek?

İsrail’de, İsrail için demokrasi var.

Hatta Amerika’da, Avrupa’da da

Amerikalı, İngiliz, Fransız için de.

Ama o kadar.

Dışındaki hiçbir yerde, hiç kimse için yok demokrasi.

Çünkü coğrafya kader olduğu gibi, demokrasi de kader, hatta demokrasi de coğrafyadır.

Yani sevgili okur

Orta Doğu’da ve Afrika’daysan, hatta Güney Amerika’da

Senin toprağında, havanda, doğal zenginliklerinde, suyunda, enerjinde gözü olanlar,

İklim krizinin sonuçlarını şimdiden gören, görmese de bahane eden, gelecekte susuz, enerjisiz, gıdasız hatta topraksız kalacak olanlar

Her türlü bahaneyle, sizin topraklarınızda demokrasi arayabilirler.

Demokrasiyi ararken, sadece kendi gözlüklerini takarak, insani duygularını aldırır, kendilerinden olmayan her insanı öldürebilirler.

Kaderi sadece o topraklarda doğmuş olmak olan toprak sahiplerini, öz be öz vatanlarında öldürür, sonra da bunun adına ‘Demokrasi’ derler.

Öz be öz vatan topraklarında ölüme mahkûm edilmiş insanlar, kendilerini savunmaya kalktıklarında ise bunu bir terör eylemi olarak görür ve kendi sebepsiz saldırı ve katliamlarını, yine kendilerince meşru bir zemine oturtmuş olarak, öldürmeye devam eder, demokrasi katilleri!

Yani sevgili okur, bu dünyada

Coğrafya kaderdir

Demokrasi kaderdir

Yani demokrasi coğrafyadır.

Ve siz

Demokrasinin beşiğinde de doğmuş olsanız

Onu sadece kendi malıymış gibi görenler yüzünden

Ölür, öldürülür, toprağınızdan sürülürsünüz

Ve bunu tüm kuralları çiğneyerek ve utanmazca yapanlar

 Söz konusu kendileri olunca,

Kendilerine sapanla saldıran çocuklara bile roket atmakta beis görmezler.

O yüzdendir ki

Tıpkı bu dünya gibi

Demokrasi de adil değildir

Ve

Maalesef

Demokrasi coğrafya seçer!