Çin’in ham petrol ithalatındaki son artış, talep kaynaklı bir canlanmadan ziyade stoklama motivasyonunu öne çıkarıyor.
Reuters’a göre Kasım ayında Çin’in ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 12,38 milyon varil ile son 27 ayın zirvesine ulaştı. Aynı dönemde rafineri faaliyetlerinde belirgin bir sıçrama görülmemesi, ithalatın önemli bir bölümünün ticari ve stratejik stoklara yöneldiğine işaret ediyor.
Bu eğilim, petrol piyasasında kısa vadede fiyatları destekleyici bir unsur oluştururken, orta vadede oynaklık riskini artırıyor. Reuters analizleri, fiyatların görece zayıf seyrettiği dönemlerin Çin tarafından rezerv biriktirme fırsatı olarak değerlendirildiğini vurguluyor. Bu durum, olası arz şoklarında fiyat tepkilerinin daha sert olabileceğine işaret ediyor.
Peki, petrol ucuz mu?
Brent petrolün 61–62 dolar bandında olması ilk bakışta ucuz gözükse de nominal fiyat açısından bu seviye, 2022–2024 dönemindeki 80–100 dolar bandının belirgin şekilde altında.
Daha önemlisi, enflasyon etkisini düşününce bugünkü 60’lı seviyeler, reel olarak geçmişteki daha düşük fiyat dönemlerine denk geliyor. Bu açıdan petrolün göreceli olarak belki ucuz olduğu söylenebilir. Çünkü küresel maliyetler, navlun, finansman ve genel fiyat düzeyi yükselirken ham petrolün aynı hızda yukarı gitmemesi reel fiyatı aşağı çekiyor.
Ancak bu ucuzluğu abartmadan okumak lazım. Çünkü mevcut fiyat bir yandan küresel talebin zayıf/orta seyretmesini yansıtırken diğer yanda Çin tarafında tüketim patlamasından ziyade stoklama motivasyonu konuşuluyor.
Avrupa’da sanayi talebi kırılgan, ABD ise dengeli. Diğer yandan OPEC+ arz yönetimi fiyatın serbest piyasa dengesiyle değil, kısmen politik–stratejik kararlarla şekillendiğini gösteriyor.
Hasılı fiyat düşmüş olsa bile bu düşüş bolluk algısından değil talep ve beklenti tarafındaki yavaşlamadan besleniyor.
Bu nedenle petrol bugün tüketim açısından ucuz değil ama stoklama açısından Çin için gayet ucuz. Pasifikte ABD-Japonya-Rusya-Hindistan-
Çatışma olasılıkları bir kenara bırakıldığında da Çin için bu hamle çok önemli. Pandemi durgunluğu sonrası büyük talep döneminde petrol fiyatlarındaki sıçramayı ve dolayısıyla dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak bunun maliyetini çok iyi hatırlayan Çin, ekonomisindeki ölü toprağını 2026 yılında üzerinden tamamen atmayı planladığından gerçekleştirdiği stoklama faaliyetleri ayrıca kıymetli görülmeli.
“Tüm bunlar Türkiye açısından ne ifade ediyor?” diye düşündüğümüzde çeşitli açılardan değerlendirip yorumlamak mümkün ama önceliğimiz enflasyon açısından bakmak olmalı. Çünkü petrol fiyatlarındanki her 1 dolarlık artış bile ne yazık ki petrol fakiri olan ülkemize enflasyon tarafında ciddi yara veriyor…
Hasılı, 2026 yılında petrolü de yakından takip etmemiz gerekecek. Tüm diğer kıymetli medenleri ve emtiaları takip edeceğimiz gibi…
#Jurnal e-Ticaret