Her yıl biterken adet olmuş değerlendirme yapmak. Bende bu adet veya geleneğe uymak amacıyla böyle bir şey yaptım. 2025 yılını aklım yettiği dilim döndüğünce değerlendim.

Rahmetli Volkan Konak’ın şarkısında, “Herkesin bir derdi var durur içerisinde...” dediği gibi benim için Antalya’da öyle. Bana göre 2025 yılı Antalya için adeta bir duygu treni gibi geçti.

Bir yanda dünyanın gözünü kamaştıran diplomatik buluşmalar, rekor kıran turist sayıları ve kültürel zaferler; diğer yanda kayıplar, skandallar, yangınlar ve deprem korkuları…

Şehrimize, 2025 hem en parlak, hem de en karanlık yüzünü aynı anda gösterdi. Yıla belki de en üzücü haberle başladık. Arabesk müziğinin dev ismi Ferdi Tayfur, 2 Ocak’ta Antalya’da 79 yaşında hayata veda etti.

Antalya, bir yıldızı kaybetmenin hüznünü uzun süre taşıdı. Ancak bahar ayları kenti bambaşka bir atmosfere taşıdı. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2025, 11 Nisan’da yine muhteşem bir katılımla gerçekleşti. 20’den fazla devlet ve hükümet başkanı, 70’i aşkın bakan, 4 binden fazla delege…

“Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek” temasıyla Antalya, birkaç günlüğüne küresel diplomasinin kalbi oldu. Ardından 15 Mayıs’ta NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı.

Kent, uluslararası arenada ağırlığını bir kez daha hissettirdi. Ne var ki yaz ayları bu ışıltıyı gölgeledi. Önce büyük bir şok; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 5 Temmuz’da RÜŞVET VE YOLSUZLUK soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı. Sonra görevden uzaklaştırıldı. Oğlu Gökhan Böcek ve gelini de tutuklananlar arasında yer aldı.

Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara da benzer bir operasyonla zincirin başını çekmişti. Baklava kutusu içinde 110 bin Euro rüşvetin suçüstü yakalanması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Akabinde ise eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ve ekibinde yer alan bir çok isim tutuklandı. Siyasi gündem aylarca bu 3 tutuklamanın etrafında döndü.

Sadece bu mu? Soruşturmalar kapsamında Türk bürokrasi ve Emniyet Teşkilatı görevi başındaki Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın tutuklanması ile bir ilki yaşattı. Çünkü ilk kez bir emniyet müdürü görevi başındayken tutuklandı.

Siyaset ve bürokrasi de yaşanan bu gelişmeler Antalya yerel yönetiminde güven sarsıntısı yaşanmasına neden oldu. Soruşturmalar devam ederken gözler İDDİANAMEYE çevrildi!

Temmuz ise sıcağı sadece havayı değil, ormanları da yaktı. 25 Temmuz’da termometreler 46,1 dereceyi gösterirken, aynı gün tam 6 orman yangını çıktı.

Aksu’dan Alanya’ya kadar uzanan alevler, hava araçları ve binlerce personelin mücadelesiyle kontrol altına alındı. Bülent Ersoy’un villasının zarar görmesi ise olayı magazin gündemine taşıdı.

Aynı günlerde Manavgat’ta kafesinden kaçan aslan Zeus’un yaraladığı işçi ve sonrasında avcılar tarafından vurulması da ayrı bir gündem oldu. Bu olay Manavgat’taki hayvan parkı faciası olarak hafızalara kazındı.

Yine de yıl güzel haberlerle de kapanmadı değil. Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Tavşan İmparatorluğu’ filmi 7 ödül birden alarak geceye damga vurdu.

Jennifer Lopez’in görkemli konseri Belek’te on binleri coşturdu. Ve en önemlisi, turizm rekoru. 11 ayda 16 milyon 700 bin turisti geride bırakan Antalya’nın, 17 milyonu aşıp aşamadığı yeni yıl ile belli olacak. Son yılların gözdesi Rus turistler yine listenin başını çekiyor.

Aralık ise hafif bir tedirginlikle kapandı. Aynı gün içinde Konyaaltı’nda 4.3, Serik’te 4.9’luk iki deprem meydana geldi. Hasar yoktu ama YA BÜYÜK OLANI?” sorusu yine akıllara düştü.

Antalya’nın son yıllardaki en büyük derdi TRAFİK sorunu yine gündemden düşmedi. Kepezüstü ve Merkez Bankası Kavşağı’nın köprüleri tamamlanıp trafiğe 90 günde açıldı. Duraliler Kavşağı bitmek üzere. Pideci engeline takılan Uncalı Kavşağı yılın son günü tekrar kaldığı yerden yapımına başlandı. Bu iki kavşak tamamlanınca TRAFİK ÇİLESİ azda olsa bitecek.

Ve ne acı ki, Antalya basın camiası da yıl içinde 5 ismini kaybetti: Kubilay Eldemirci, Cengiz Savaşeri, Zeki Özer, Celal Vecel ve Nuri Erkal. Allah rahmet eylesin.

Son söz; 2025 Antalya için ne sadece zafer, ne de sadece keder yılıydı. Gurur duyulacak, yüz kızartacak, ağlanacak ve ders çıkarılacak anların hepsi bir aradaydı.

Kent, bu karmaşada bile dimdik ayakta durmayı bildi. Turizmiyle ışıldadı, yaralarıyla yüzleşti, acılarıyla büyüdü.

Gurur, keder ve derslerle dolu bir yılı, acısıyla, tatlısıyla geride bırakıyoruz. Yeni yıl belki biraz daha sakin, biraz daha serin olur umuduyla. İyi ki varsın Antalya.

Herkese iyi yıllar. 2026’da görüşmek üzere…