Antalya’nın simgelerinden Tarihi Kaleiçi her dönem kanayan bir yaradır. Yap-boz haline gelen tarihi mekan yetki karmaşası arasında sahipsiz, öksüz ve yetim kalan bil bölgedir.

Antalya'nın kalbi, tarihimizin ve kültürel mirasımızın en değerli hazinelerinden biri olan Tarihi Kaleiçi için her dönem toplantılar düzenlenir, projeler ortaya konur ve kararlar alınır.
Dünde Kaleiçi’nin dünü bugünü geleceği Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) düzenlediği ‘KALEİÇİ ZİRVESİ’nde ele alındı.

Toplantının açılış bölümünde en dikkat çekici konuşma Vali Hulusi Şahin’den geldi. Şahin, Kaleçi’nin kentin kalbinde çok güzel bir mücevher gibi parladığını, mevzunun bu mücevheri sunmanın önemli olduğunu söyledi.
‘Dost acı söyler’ misali Vali Şahin ne gördüyse, ne yaşanıyorsa tek tek anlatmış. Şahin, yaşanan güvenlik sorunun 3 yılda çözüme kavuşturulduğunu anlattı. Ancak başka bir mesele olan çöp ve trafik meselesine dikkat çekti.
Vali Şahin, “Çöp sorunu vardı onu da çözdük ama bu iş iki üç gün güzel gider. Bir gün aksar, o gün geçmiş olsun. Dün gece Kaleiçi’ndeydim, çöplerde birikimler vardı. Yarın gidersiniz temiz olur. Öncelikle zihniyeti çözmek lazım” diyerek nokta bir atış yaptı.

Kaleiçi’nin bir türlü çözülemeyen sorunlarından bir diğeri trafik mevzusu için Vali Şahin’in, “Bana kalsa Kaleiçi'ne bir araba bile almam” demesi çok önemli bir mesaj. Anlayan olursa!
Vali Bey o kadar net konuştu ki Kaleiçi ile ilgili. Mesela, “Önce nasıl bir ticaret yapılacağına karar vermeli. İşgalleri ve görüntü kirliliğini ortadan kaldırmalı” demesi!
Vallahi yerden göğe kadar haklı Vali. Çünkü Kaleiçi’nde önce ne yapılacağına dair bir karar verilmeli. Burası “Konut alanı mı, ticari alan mı yoksa turizm alanı mı?” diye.
Dert yükü, sorun dolu bir mekan ile ilgili ZİRVEDE masaya ne varsa döktü Vali Hulusi Şahin. Tabela kirliliği konusunda da “Bunun için ne yapalım, bir gece polisle yere mi dökelim, bizim kendi estetik kararımızı yok mu?” diyerek esnafa da mesaj verdi.

Vali’nin dediği gibi herkesin tarihi mekan ile ilgili söyleyecek sözü var. Ama önemli olan masanın üstünü temizlemek. Dükkanların toparlanması, aydınlatmanın çözümlenmesi!
Biz, bize düşeni yapsak geresi kendiliğinden gelecekte huylu huyundan Antalyalılar da alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemiyor.
Şimdi Vali Bey böyle tespitler yaparken Muratpaşa Belediye Başkanı ne dedi biliyor musunuz? “Yaz aylarında 4 kez Kaleiçi’nde çöp topluyoruz. Kaleiçi Yunan adalarından daha temizdir” dedi.
Vay anam vay. At yalanı, seveyim inananı! Arkadaş çık bir dolaş Kaleiçi’ni oradaki manzarayı bir gör bakalım. Çöplerin ortalıkta nasıl öbek öbek olduğunu görür ve kendi söylediğine kendin bile inanmazsın!
Ha bide dedi ki, “ATSO’nun 20 yıl kadar geçmiş bu toplantısını da tebrik ediyorum.” Sevgili Başkan ben de seni tebrik ediyorum. Yahu 2017 yılında valilikte yapılan ZİRVEYİ çöpe mi attın?

ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Kaleiçi’nde yaşayan ve iş yapan insanların şikayetinden bahsetti. Evi olanın gürültüden, otel-pansiyon ve iş yeri olan da ürünleri içeri sokamamaktan şikayetçi olduğunu anlattı.
İşte bende benim gibi düşünenlerde yıllardır aynı şeyi söylüyoruz, “Kaleiçi konut alanı mı, ticaret alanı mı yoksa turizm alanı mı olmalı?” diye. Buna bir karar verilmeli.
Bakın, tıpkı geçmişte yapılan buna benzer çalışmalar oldu. Örneğin 2017 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel Belediye Başkanı, Münir Karaloğlu da Vali iken.
Antalya Valiliğindeki ZİRVEYE Muratpaşa Belediye Başkanı ile birlikte ilgi kurum ve kuruluşların temsilcileri ile mahalle muhtarları katılmış bir dizi kararlar alınmıştı.
Büyükşehir Genel Sekreteri Birol Ekici (şimdi Şırnak Valisi) kararları, “Müzik yayını yasağı, trafik sınırlandırması, ulaşımın elektrikli araçlarla ve buggy araçlarla sağlanacağını, ceplerin haricinde otopark yasağı getirildiğini, seyyar satıcıların bölgeye girişinin yasaklandığını, Koruma Kurulunca çizilen çizgilerin dışında masa ve sandalye konulmasının yasaklandığını, dikey tabela kullanımının yasaklandığını vs. vs.” olarak açıklamıştı.
Peki ne oldu sizce? Yönetim değişince Kaleiçi için hazırlanan YÖNERGE, YASAKLAR ve UYGULAMALAR çöpe atıldı. Emekler boşa gitti. Toplantıya katılanlar bile her şeyi unuttu!
Vallahi bu ZİRVELER ilk başta heyecan veriyor insana! Ama ne hikmetse bugüne kadar maalesef hiçbir sonuca ulaşamamış. Tarihi mekan tabiri caizse SAHİPSİZ kalmış/bırakılmış, buna da göz yumulmuştur.
İşimiz tartışmak, çözüm önerilerini sunmaktan öte gitmiyor. Baksanıza yıl 2017 aynı konu, neredeyse isimler! Konular desen yine yanı. Çöp, güvenlik, müzik, trafik vs.vs.
Umarım bu kez böyle olmaz da bu tarihi mekanın sorunlarını çözümü kavuşturulur. Aksi takdirde yapacağımız her ZİRVE veya toplantı MALUMUN İLANI olmaktan öte gitmez!