Bizim kültürümüzde ‘Öküz öldü, ortaklık bozuldu veya ortaklık bitti’ diye bir atasözümüz var. Hayatımızın birçok döneminde bu söze çok uygun anlar ve yaşananlar olaylar vardır.
Bu atasözümüz; Ortak veya taraflar arasındaki yakınlığın dayanağı olan sebep yok olduğunda bu yakınlığında bittiğini anlatır. Hal böyle olunca bizde kimse kimseyi tanımaz, sırtını döner.
Dün de bu atasözümüze benzer bir durum yaşandı. Başlangıçta ortak paydaları olanların işleri bitip umutlarını kestiklerinde ‘CAN DOSTUM’ dediklerini nasıl terk ettiklerine tanıklık ettim.
Evet; sevgili dostlar neyi ve kimi kast ettiğimi aşağıdaki satırları okuyunca net olarak anlayacaksınız. Yukarıda tarifini anlattığım ‘Öküz öldü ortaklık bozuldu’ atasözünün nasıl gerçekleştiğini göreceksiniz.
Dün, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 1 yıl önce yapılan RÜŞVET / YOLSUZLUK operasyonunun davası vardı. Antalya Bölge Adliye Binası Konferans Salonu’nda 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’ncü duruşma gerçekleştirildi.
Ben duruşma akışındaki ifadeler, avukat savunmalarının detaylarına girmeyeceğin. Çünkü bir öncekilerinden çok farklı bir gerçekleşme olmadı. Klasik bir duruşmaydı.
Ben asıl duruşma öncesi, salonundaki fotoğraf, tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in savunmalarındaki manalı sözlere dikkat çekeceğim.

Tekrar başa dönelim. Saban 09.00 sıralarında Bölge Adliye Mahkemesi’nin önündeydim. Şöyle etrafı baktım. Ben diyeyim 15 siz deyin 20 kişi var. İlk iki duruşmadaki yoğunluk yok. “Her halde biraz sonra gelirler” diye düşündüm ve salona geçtim.

Mahkeme heyetinin zamanında gelmesi ile 09.30’da duruşma başladı. Ne hikmetse geçen duruşmalarda yaşanan SES KRİZİ bu duruşmada da baş gösterdi. Ses sisteminin düzeltilememesi hakimi bile çileden çıkardı.
Duruşmayı takip etmek için başta Böcek’in yakınları olmak üzere Antalya Büyükşehir Belediyesi çalışanlarını salondaydı. Başkan Vekili Büşra Özdemir ve görevden alınan CHP İl Başkanı Nail Kamacı ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün ön sırada olduğunu gördüm. Solana şöyle bir dönüp baktığımda 3/1’nin boş olması dikkatimi çekti.

Ben milletvekillerinin gelmesini beklerken bu öngörüm boşa çıktı. Çünkü ilk iki duruşmayı hiç kaçırmayan CHP Antalya Milletvekilleri Cavit Arı, Sururi Çorabatır, Aliye Coşar ve Aykut Kaya’nın ortalıkta görünmemeleri garibime gitti.
CHP’li birçok milletvekili mutlak butlan kararı ile görevden alınan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında yer almıştı. Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in İTİRAFLARI sonrası sanırım canları sıkılmış olmalı ki bu yüzden duruşmaya gelmediler.
Duruşmaya katılmayan bir başka isim ise ‘MUTLAK BUTLAN’ kararı ile tekrar göreve gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun atadığı CHP Antalya İl Başkanı Hasan Şahin oldu.
Sadece bunlar mı? CHP Genel Merkezi tarafından ne bir temsilci ne de bir isim salonda yoktu. Çevre illerden daha önceki duruşmalara gelen CHP İl Başkanlarının yerinde de yeller esiyordu.

Dikkatimi çeken başka bir olay ise Böcek’in avukatı Oktay Çağan’ın davadan çekilmesi oldu. Yanımdaki koltukta oturan Çağan’a “Neden” diye sorduğumda, “Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olmasını istemedim. Anlaşamayınca çekildim” dedi.

Şimdi birileri çıkıp, “Öküz öldü ortaklık bozuldu atasözünün ne alakası var” diyebilir. Yahu durun yukarıdaki satırları iyi bir sindirin ve Gökhan Böcek’in şimdi yazacağım cümlelerini okuyup öyle karar verin.

Gökhan Böcek, “Eskiden babamla 5 dakika görüşmek ve randevu alabilmek için beni arayanlar ile burada bir samimiyetimizin olmadığına şahit oldum” diyerek aslında nasıl yalnız bırakıldıklarının resmini çizdi bu sözleri ile.
Neymiş efendim; Muhittin Böcek ile 5 dakika görüşmek için sırada bekleyen zat-ı muhteremlerin hiç birisi duruşma salonunda yokmuş! Bu doğru söze ancak, “Öküz öldü ortaklık bozuldu” denirmiş! Bende öyle yaptım!
İşte benim dünkü duruşma öncesi, duruşma sırası ve sonrasında okuduğum fotoğraf bu şekildeydi. Sabah başlayıp öğle arası verildikten sonra mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Mahkeme başkanı tutuksuz sanıklar hakkında verilen adli kontrol kararının devamına, Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek'in ise tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar vererek duruşmayı 8 Eylül’e erteledi.
Velhasıl velkelam; “Menfaatler bitince dost sadece bir kaşar markasıdır” demiş birileri. Yalan mı?