Bir başlangıcı dahi olmayan bir hayatı yaşıyoruz. Bir bakmışsın bugün varız, yarın yokuz.

Nedendir bilmem ama insan, kendi yaşamının değerini çok geç anlıyor. Kimileri için çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor… Gelecekteki yarınlar için yaşam enerjisi tükeniyor, hayata olan inancı bitiyor, umudu kalmıyor. Hatta arşivinde dinleyeceği bir şarkısı bile kalmıyor.

***

Oysa insan en çok kendine sarılır, kendine yaslanır. İnsanoğlu içten içe çürümeye başlayınca, haliyle kendinden geriye bir parça dahi kalmıyor. Bizi yoran, bizi üzen duyguları ölmeden toprağa gömmeyi bilen insanlar değiliz biz. İlla ki o duygu bizi öldürecek ve bedenimizle birlikte toprağın yedi kat altına gömüleceğiz. Böyle gelmişiz, böyle gidiyoruz ne yazık ki. Garip ama “Ben ölünce acılarım, üzüntülerim de geçer nasılsa…” diyoruz.

“Ben ölünce…” Ne kadar soğuk bir cümle değil mi? Ben ölünce el ayak çekilecek bedenimden, ruhumdan… Peki, geriye ne kalacak? Kocaman bir belirsizlik, derin bir bilinmezlik.

***

Ben sağken gerçekleştiremediğim, başkaları yüzünden ertelemek zorunda kaldığım tüm hayallerimi öldürdüğüm için, elbette bunun hesabı mahşer yerinde sorulur bana. Düşünüyorum da; başkalarının hakkına girmekten korkan insanlar, en çok da kendi haklarına giriyor. Hem de farkında olmadan… Kaç kişi için kendi hakkımıza girdik kim bilir? Kaç kişiyi kırmamak için kaç kez kendimizi kırdık, kim bilir? Kimseyi yarı yolda bırakmamak için kaç kez kendi yolumuzun rotasından çıkıp başkasının yoluna girdik, kim bilir?

***

En zor soru da bu olsa gerek: Kaç kişiye yetişebilmek için kaç kez kendimize geç kaldık? Başkalarını var edebilmek için kendimizi yok ettik. Bu gerçekle yüzleştikten sonra ağlasan ne fayda, söylensen ne fayda? Ve şimdi geleyim kendime… Her insan gibi, başkaları için benim de kendimden ödün verdiğim insanlar oldu. İtiraf edeyim, çoğu da hayal kırıklığıyla sonuçlandı.

***

Ertelediğim yarınlar, görmezden geldiğim bugünler oldu. Hepsi şimdi birer pişmanlık öyküsü…

Önümde daha yaşayacağım kaç mevsim var bilmiyorum; lakin arşivimde dinlemek istediğim sayısız şarkı var. Çocukluğumun ve gençliğimin şarkılarını dinlemek istiyorum. O şarkıların nakaratlarında yeniden doğmak, ezgilerinde yeniden var olmak istiyorum. Dahası; bir varmış bir yokmuş masalları kadar bile ömrü uzun olmayan hikâyelerim var benim.

SON SÖZ

O yüzden varlığımın hatırı bende çok büyük. Bu sebeple; kimler gelirse gelsin, kimler geçerse geçsin hayatımdan, bendeki beni kimselere değişmem.