Geçen hafta Antalya’da adeta bir TSUNAMİ yaşandı. İş insanları, turizmciler ve eskortların da aralarında bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. İçlerinde tanıdık, ünlü ve ünsüz birçok isim vardı. Ortalık bir anda birbirine girdi.
Oysa ben, böyle bir operasyonun yapılacağını geçen haftaki yazımda zaten belirtmiştim. Çünkü istihbarat kaynaklarımdan bu yönde bilgiler gelmişti. Nitekim operasyon yapıldı.
Bazıları gözaltına alındı, bazıları ise ‘ANJİYO’ gibi gerekçelerle zamanı değerlendirdi. Elden ele dolaşan FEZLEKE ise kimlerin, neyle suçlandığına ilişkin önemli bir belgeydi.
Şimdi gelelim asıl meseleye! Hiçbir gazeteci bu olayları kafasından UYDURMADI! Yapılan açıklamalara, elde edilen bilgi ve BELGELERE dayanılarak haberler yapıldı, köşeler yazıldı. Ben de bunlardan biriyim.
Cumhuriyet Savcılığı bir operasyon başlatmışsa, bunun haberi yapılır. Hele bazı bilgiler basına sızmış, konu kamuoyunun gündemine taşınmışsa; içinde ÜNLÜ varmış, ÜNSÜZ varmış diye gazeteci haber yapmaktan vazgeçmez.

Üstelik soruşturma aşamasında yasa ve etik kurallar çerçevesinde isimler rumuzlanır, şirket isimleri açıkça verilmez. Bizim yaptığımız da zaten buydu.
Sanal medyada ise isimler, şirketler açık açık yazıldı. İnsanlar İFŞA edildi. Bunun sorumluluğu da elbette başka bir tartışmanın konusudur. Ama gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle suçlanacaksa benim buna İTİRAZIM VAR!
Çünkü ortada mide bulandırıcı bir olay var! Biz de elimizdeki bilgi ve belgeler doğrultusunda gazetecilik yaptık. Öyle “ŞUNU KORUYALIM” veya “BU ÜNLÜ” diye bakmadık!
Bakın; 20 şüpheliden 8’i (6’SI ESKORT KADIN) savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 12 kişi hakkında ise ADLİ KONTROL ve YURTDIŞI YASAĞI kararı verildi. Bu kararı BASIN değil, SULH CEZA HAKİMLİĞİ verdi.
Yani çıkan karar “HADİ EVİNİZE” değil; soruşturmanın 12 kişi hakkında TUTUKSUZ YARGILAMASINA devam edileceği kararıdır. Yargılama bitmeden de kimse SUÇLU değil!
Şimdi buraya kadar yazdıklarıma itiraz edenlere benim de İTİRAZIM VAR! Hele suçlananların “Kaynağı doğrulanmamış bilgilere itibar etmeyin” deniliyor.
İyi de; Bu suçlamaları biz yapmadık. Suçları biz isnat etmedik. Eğer yazılanlar yalan ise adliyenin yolu açık. Varsa bir YANLIŞIMIZ, HESABINI vermeye hazırız.
Ayrıca; Yazılanlara ‘İTİBAR SUİKASTİ’ diyenler var. Allah aşkına gazeteciler akşamdan sabaha; “KİME İTİBAR SUİKASTİ YAPALIM” diye mi düşüyor? Gazetecinin işi gücü bitti de İTİBAR SUİKASTLERİNE mi başladı? Varsa da isim verin arkadaşta bizde bilemim!
Lakin habercilik yaptığı için gazeteciyi suçlamak çok başka bir şeydir. Hele hele yıllarca bu tür olaylardaki haberlere imza atanların böyle bir suçlamada bulunması ise çok ayrı bir şeydir!
Bakın; Buradan bir kez daha deklere ediyorum. Kimse ile bir göbek bağım yok! Ortada bir ASAYİŞ olayı var ve bu HABERDİR! Haber için kimse bir gazeteciyi suçlayamaz ve suçlamaya kalkışmasın. Suçlarlarsa buna da İTİRAZIM VAR!
Velhasıl kelam; gazeteci gördüğünü, bildiğini ve kamu yararı taşıyan gelişmeleri yazacaktır. Bu mevzuyu Atatürk’ün sözleriyle bitirelim; “Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır.”
Başka söze ne hacet?
--------------
TFF ÖZÜR DİLER Mİ?
Geçen hafta şehre damga vuran olaylardan biri de Antalyasporlu bazı eski ve mevcut yöneticilerin BAHİS oynadıklarına dair iddialar! İddia sahibi ise TFF!
TFF’nin yayınlayıp PFDK’ya sevk edildiğini belirttiği listede Antalyaspor’dan dernek (kulüp) ve A.Ş.’den 32 yönetici yer aldı. Tabloya baktığımız zaman çok iç açıcı bir durum değil.
Çünkü Antalyaspor’un ter temiz tarihi mazisine sürülmüş KARA bir LEKE bu olay. Ben de bu listeden yola çıkarak eski Başkan Rıza Perçin’in adını baz alıp olayı eleştirmiştim.

Rıza Perçin beni arayarak TFF’nin listesiyle ilgili açıklama yaptı. Perçin, “BAHİS oynadım amma yönetici olmadan 3 YIL ÖNCE. Yönetimde ve Başkan iken böyle bir şey olmadı” dedi.
Perçin, TFF’nin 5 yıl geriyi doğru araştırma yapıp böyle bir liste yayınladığını anlattı ve bana gönderdiği belgelere göre söyledikleri doğru.
Bana gelen bilgilere göre listedeki bazı isimlerinde aynı durumda, Ancak olmayanların da halen yönetimlerde olduklarını biliyorum Onlarında acilen İSTİFA etmesini gerektiğini yineliyorum.
İyi de TFF’nin yaptığı bu açıklama ne olacak şimdi? Adam yönetici değilken ne yapacağını kimseye sormaz. Vallahi TFF’nin çıkıp bu durumdaki insanlardan ÖZÜR dilemesi lazım!
Son olarak bu haftaya enteresan siyasi gelişmelere hazırlıklı olun. Çünkü bazı taşlar yerinden oynayacak. Çünkü bu kulvarda hareketlilik var. Demedi demeyin. İyi haftalar!