Ah ya Muhammed! Ey Allah’ın en sevgili kulu!

Ey Allah’ın en sevgili nebisi!

Ey Allah’ın en sevgili peygamberi!

Ey Allah’ın alemlere rahmet olsun diye yarattığı Muhammed !

Ey Allah’ın senin için tüm mahlukatı yarattığı Resul’ü!

Doğduğunda “Ümmetim ümmetim” demiştin.

Ahirete intikal ettiğin anlarda “Ümmetim ümmetim” demiştin.

Ümmetinin başı dara düştüğünde onlar için Rabbine yalvardığın ümmetinin şu haline bir bak.

Kıyamette yeniden ilk yaratılan insan ve Peygamberi olarak diriltildiğinde gene “Ümmetim ümmetim” diyeceğin, Allaha ve Resul’üne ve İslama inanmış şu ümmetinin haline bir bak.

Görüyorsun değil mi ahvalimizi?

Hem imanlı ama imansız yaşıyor.

Hem namazsız, oruçsuz yaşıyor.

Zikirsiz, şükürsüz, İslami fikirsiz yaşıyor.

Lat, Menat, Uzza yıkılmamış meğerse.

Şimdi kanlı canlı aramızdalar.

Para hırsı ilahlaştırılmış halde ümmetini.

Servet edinme en büyük amaç olmuş.

Makama kavuşup güç devşirme almış başını gidiyor.

İki buçuk milyar Müslüman başsız kalmış durumda.

Hepsi bölük pörçük haldeler.

Ülke ülke sınırlarla ayrılmış, hepsi küffarın hizmetinde.

Küffar, Müslüman idarecilerin çoğunun iliklerine kadar sirayet etmiş durumda.

Ellerini vermiş vücutlarını onlardan kurtaramıyorlar.

Herşeylerini onlar dizayn ediyor.

Kimileri kafirlerle iş tutuyor, kimileri Müslüman kardeşini beğenmiyor.

Kimileri mezhep kavgasında terör estiriyor.

Kimi yeni bir devlet kurma hesabında.

Müslümanın Müslümana güveni kalmadı.

Ah, ya Muhammed!

Kederimiz, acımız çok büyük.

Müslüman aileler paramparça.

Ne büyük dinleniyor ne saygı duyuluyor.

Çocuklar anne babanın efendisi olmuş.

Akraba bağları bitmiş halde.

Sıla i rahim nedir bilen yok.

Ramazan ayı havadan gelip geçiyor, oruç tutmak garipseniyor.

Kurban kesimi vahşilik addediliyor.

Ezan sesi sırandanlaştı.

Cuma namazı öncesi camide sohbet edip telefonlarla oyalanıyor, vaazı dinleyen yok.

Yoksulları yetkililer cami önlerinden kovuyorlar.

Sadaka verilecek samimi ihtiyaç sahibi bilinmiyor.

Ne karısında ne kızında İslami kılık kıyafet yerine moda adıyla sözde giyimle sokaklarda neredeyse çıplak geziyorlar.

Erkeklerin kadınlarına, kızlarına güçleri yetmiyor, sözleri geçmiyor.

Ahh, ya Muhammed!

“Kıyamet alametleri şunlardır” demiştin ya hani…

Bir bir sıralamıştın da, o an seni dinleyen sahabeler o alametleri ahir zaman Müslümanları yani bizler yaşayacağız diye hüngür hüngür ağlamış, bize acımışlardı.

İşte şimdi biz o alametleri bir bir yaşıyoruz.

Ahh, ya Muhammed!

Sana layık ümmet değiliz artık.

Hangi bir çirkin, yanlış, kötü, İslam dışı ve yasak, günah, haram olan günahlarımızı sayayım ki ?

Zaten sen hepsini biliyor, görüyorsun.

Hepsi sana malum.

Senin ümmetin olmaya yüzümüz yok.

Mevlana’nın “Ne olursa ol, gel, bu kapı umutsuzluk kapısı değildir, yüz bin kere tövbe etmiş, gene günaha düşmüşsen gene de gel” deyişiyle yüzlü yüzsüz, arlı arsız, ürkerekte olsa, korkarakta olsa gidecek başka kapımız yok.

Ahh, ya Muhammed!

Hepimiz, her ülke Müslüman insanı olarak ayrı bir baş çeksekte, ayrı havalarda olsakta, zerre i miskal tanesi kadar küçük ve az İmanımız olsada gene umut ve şefaat kapısı olarak sana sığınıyor, senden yardım istiyor Rabbimize seninle yöneliyoruz Ahh, ya Muhammed!

Batı medeniyetinin öylesine esiri olduk ki adeta ruhumuzu onlara bağladık.

Onların her gücüne boyun eğdik.

Onlar ne dedilerse onu yaptık, yapıyoruz.

Bizi, tüm İslam ümmetini bu zulümden kurtar ya Resulullah.

Her türlü zulme uğruyor ve fakat hiçbir şey yapamıyoruz.

Perişanız.

Darmadağınızız.

Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz kalmadı, yok.

Batılılar bizi bize düşman ettiler.

Bizi bize kırdırdılar.

Bir araya gelmeyelim diye her türlü entrikayı her türlü dalavereyi bize uyguladılar.

“Müslümanlardan olmaz”

“Müslümanlar yapamaz”

“Müslümanlar gerici, yobaz”

“Müslüman cahil, bilgisiz”

“O namaz kılıyor, kapalı, örümcek kafalı”

gibi yaftalarla karalıyorlar iman sahiplerini.

Kimileri de kendilerini aydın, ilerici, modern, ileri görüşlü sayarak İslamdan uzaklaştılar.

Ezandan rahatsız oldular.

“Sabah ezanı okunuyor, çocuklar erken uyanıyor” deyip, gidip cami imamını tehdit eder hale geldik Ahh, ya Muhammed.

Kulluğumuz kulluk gibi değil.

Ümmetliğimiz ümmet gibi değil.

Müslümanlığımız Müslüman gibi değil.

Ne olur, bizi bize bırakma.

Yetiş, ya Muhammed.

Yetiş, ya Erhamerrahimin.