Türk-İslam Birleşik Devletlerinin ilk temel taşı döşendi.
Artık gerisi gelir.
Yıllardır, yeri geldiğinde onlarca kez bu konuyu gazetemde ki köşemde dile getirdim.
Yazdım ve gerekliliğini açıkladım.
Türk-İslam Birleşik Devletleri mutlak kurulmalıydı.
OrtaAsya Türk devletleri ile Ortadoğu’nun İslam ülkeleri birlikte olmalılar demiştim.
Bu birliktelik Avrupa Birliği ülkelerinden katbekat üstün ve güçlü olacaktır dedim.
Çünkü enerji kaynakları burada.
İnsan kaynakları burada.
Petrol kaynakları burada.
Doğalgaz kaynakları burada.
Yeraltı kaynakları burada.
Su kaynakları burada.
Bu güçlerin bu bölge ülkelerinde olması ile kurulacak olan önce askeri güç birliği kurulmalı.
Ardından ekonomik güç birliği oluşturulmalı.
Sonra enerji güç birliği anlaşmaları yapılmalı, diye son sekiz, on yıl öncesinden beri köşemde yazdım.
Gazete arşivlerinde bunlar var.
Bunun olması için Cumhurbaşkanı Erdoğan girişimleri ile cuma günü Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan ile güç birliği anlaşması imzalandı.
Türk-İslam Birleşik Devletlerinin ilk temeli atıldı.
Buna göre, elbette bu güç birliğine Mısır, Ürdün, Irak, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap, Umman devletleri, Suriye ve isterse İran bu birlikteliğe katılacaklardır.
Bu büyük ve güçlü pakt’ın büyüklüğünü gören Libya, Cezayir, Fas ve Tunus daha sonra ve hatta daha önce Sudan, Somali, Habeşistan, Bangladeş ve tabiki Azerbaycan birliğe katılım sağlayacaklardır.
İşte o zaman ABD sarsılacaktır.
Avrupa Birliğini oluşturan devletler dağılacaktır.
Tüm bunları yıllar içinde yeri geldikçe köşemde kaleme almıştım.
İşte şimdi bu hayalim gerçekleşiyor.
Bunun oluşması için duacıyım.
Hıristiyanlar kulübü olan AB’den daha güçlü olunur bu birlik.
NATO dan daha güçlü olunur.
Olmaması için hiçbir neden yok.
Türk-İslam Birleşik Devletleri insanlığa huzur getiren bir birliktelik olacaktır.
Gözünü kan bürümüş ve insanlık düşmanı olan İsrail ve onun kuklası konumunda olan Amerika bu birliğin olmaması için olanca entrika ile üzerimize geleceklerdir.
Hatta bu devletlerin liderlerine suikastlar düzenleyebilirler.
Çünkü Ortadoğu’da İsrailin güvenliği için oluşturulan İbrahim anlaşması ile bölgenin tüm islam ülkelerini kendilerine ve özellikle İsrailin güvenliğini amaçlamaktalar.
Yani Türk-İslam Birleşik Devletlerinin önünü kesecekler.
Olmadık fitneler ile birlik ülkelerine çomak sokacaklardır.
Dünyayı kendi hegemonyası altına almak için olmadık film, fırıldak çeviren Siyonist Amerika ile insanlık katili İsrail bu açıdan Türkiye üzerine akla gelmeyecek engeller çıkaracak planlar ve projeler üreteceklerdir.
Başta İngiltere ve Amerika olmak üzere Hıristiyanlar birliğini harekete geçirip çok büyük rakamlarla bu ülkelerdeki ve özellikle Türkiye’ye para akıtıp hükümet ve devlet düşmanlarını yemleyeceklerdir.
“Paranın açmayacağı kapı yok” mantığı ile bu birliğin varlığını etkisiz ve hatta birlik tam anlamıyla büyümeden ve güçlenmeden önünü kesmeye, dağıtmaya çalışacaklardır.
Çünkü bu iş tam da onların işi.
Yani entrika, alavere dalavere, fitne çıkarmak.
Dolayısıyla Türk-İslam Birleşik Devletlerinin birlik oluşturup güçlenmesinin önünü kesmeye çalışarak buna gönül vermiş ülke liderlerini bulundukları konumlardan alaşağı etmek için kendilerine çalışan, gerek kalem tutan elleri, gerek siyasi yelpazeleri, gerek ekonomi kuklalarını ve gerekse medya hokkabazlarını satın alarak bu büyük ve güçlü birliğin oluşmaması için var güçleriyle çalışacaklardır.
Hatta bu işe başlamışlardır bile.
O nedenle Türk-İslam Birleşik Devletleri, halkı ve ümmeti uyanık olup bu birlikteliğe destek verip, el birliğiyle geleceğe emin adımlarla yürümeliyiz.
Temennim ve duam budur ki bu birliğin kurulması sadece bölge ülkelerine değil insanlığa barış, huzur ve güvenlik getirmesidir ve getirecektir…