Bütün dünya da yapılan araştırmaya ve dünyaca ünlü telefon markalarının verilerine göre Türkiye dünyanın en zengin ülkesi Amerika ile atbaşı gidiyormuş.

Hatta Amerika'dan öndeymişiz bile.
Bu konuda dünya şampiyonuymuşuz.
Asgari ücretin iki katı, üç katı, hatta dört, beş katı fiyata satılan akıllı telefonları çıktığı anda alıyoruz.
Çok para.
Ve derken ekonomik verilerin değerlendirilmesi yapıldığında bankalardaki dolar zenginleri ortaya çıkıyor.
Sayıları oldukça fazla.
Allah daha versin.
Ne diyelim ki?
Çalışmış kazanmış.
Bankalardaki paralar TL.cinsinden değil dolar bazında.
TL.milyoneri değiller yani.
Dolar milyarderleri.
Bu dolar milyarderlerini sayısı bayağı çokmuş.
İktidara göre zengin bir ülkeyiz.
Muhalefete göre fakir bir ülkeyiz.
Hemde "Halkımız aç" mış!
Alt gelir grubu...
Orta gelir grubu...
Üst gelir grubu olarak milletimizi ayırmışlar ekonomistler.
Gerçekten böyle üç katagiridemiyiz?
Son model cep telefonlarının ülkemizdeki satışına bakıyoruz.
Kapış kapış satılıyor.
Dolar milyarderi iş adamlarımıza bakıyorum.
Sonrada ucuz sebze almak için kuyruğa giren kimi vatandaşlarımıza bakıyorum
Düşünüyorum.
Fakir miyiz?
Zengin miyiz?
Kimi iş adamları işçilerine maaş vermekte zorlanırken kimileri bankalarda deste deste dolar biriktiriyor.
Asgari ücrete razı olan binlerce üniversite mezunları var.
Pahalı cep telefonu kullanan temizlik işçisi var.
Ve işsizleri istihdam etmeye çalışan hükümet var.
"Seçimi iktidar kazanırsa ülke felakete sürüklenecek" diyen bir muhalefetimiz var.
"Seçimi kaybedersek ülke felakete sürüklenecek" diyen bir hükümetimiz var.
Zengin miyiz?
Şüphesiz evet.
Fakir miyiz?
Öyle bir tabaka var.
İnkar mı edelim şimdi.
Doğruya doğru.
Kararsız kalmanın anlamı yok.
İşte tam da bu sırada merkez bankası bir açıklama yapıyor:
"Tarihinde ilk kez merkez bankasının brüt rezervi iki yüz milyar doların üzerine çıktı"
Fakir isek bu nasıl fakirlik?
Zengin değilsek bu paralar ne?
Bu zenginlik...
Bu katlar...
Bu yatlar...
Bu son model ve fiyatları neredeyse beş, altı hatta bir milyon dolar olan arabalar ne?
Bunları bu ülkenin insanları alıyor.
Şu gerçek kabul edilmeli artık.
Bir ülkede fakirler de olur zenginler de.
Dilenenler de olur sadaka verenler de.
Yoksullar da olur varlıklılar da.
Önemli olan herkesin kendi haline şükretmesi.
Hakkına razı olması.
Ayağını yorganına göre uzatması.
Başkasının malın da gözü olmaması.
Ve en önemlisi, herkesin, her kesimin birlikte huzur ve güven içinde yaşamasıdır.
Gerisi laf ü güzaf.