"Atatürk'ün arkasına sığınıp yolsuzluk yapmayın arkadaş"
Böyle çıkış yapıyor eski CHP milletvekili Yarkadaş.
Eski diyorum çünkü doğruları konuşuyor, anlatıyor diye partisinden ihraç ettiler.
İsyan ediyor partide olanlara.
Yanlışlara dikkat çekiyor.
Uyarıyor.
"İddianemeler doğru, siz neyini beğenmiyorsunuz" diyor.
Partisinde yaşananlara üzülüp, kızıyor.
Konuşurken kıpkırmızı kesiliyor sinirinden.
Rüşvet verene kızıyor.
Rüşvet alana kızıyor.
Özellikle Beşiktaş belediyesinde ki yanlış ihale ile her ay taşerona verilen iki yüz milyona yakın bir paraya dikkat çekiyor.
Daha neler neler.
Barış Yarkadaş aynen böyle söylüyor.
O böyle konuşunca da partiden atıyorlar.
Böyle olunca da haliyle korku yayılıyor konuşanlara.
"Konuşmayın" diye baskı yapılıyor hissine kapılıyorlar partiyi eleştirenler.
İddianemeye "İçi boş" denilsin istiyorlar.
Aksini konuşanlara, söyleyenlere ihtar veriliyor.
Mersin milletvekili Hasan Ufuk Çakır da aynı şekilde çıkış yapınca kapı gösterilecekken kendi önce davranıp istifa etti.
Adam halkın adamı.
Memleketinde, bölgesinde sevilen sayılan bir insan.
Dürüstçe konuşuyor.
Aynı şekilde B.Yarkadaş'ta öyle.
"Atatürk'ün arkasına sığınıp yolsuzluk yapmayın" diyor.
Bunu söylemek neden suç sayılıyor?
Bunu parti dışından biri söylese suç oluyor.
Hakaret sayılıyor.
"İftira atılıyor" denir.
Oysa partinin içinden gelen bir isim bunu söylüyor.
Öyle olmasa Barış Yarkadaş buna en önde karşı çıkan kişi olmaz.
Demek ki bir bildiği var.
Demek ki benzer olaylara şahit olmuş.
Dürüstçe konuşuyor.
Ve devam ediyor konuşmasına:
" Halkın yüz de atmış beşi bu iddiada burada yolsuzluk olduğuna inanıyor" devam ediyor:
"CHP genel merkezi bu iddialar "Boş" deyip işin içinden çıkamayacağını görmesi gerekir" diyor.
Bu sözleri CHP genel merkezinin dikkate alması gerekmez mi?
Bu olayın en ilginç yanı iddialara inanmayıp Erdoğan'ı suçlamaları.
Suçlu Erdoğanmış!
Silivri tutuklusu suçsuzmuş!
Yarkadaş'a kulak verin.
Çünkü bu meselede o doğru yolda.