Hayalleri kâbusa dönüştü. Rüyaları bitti.

Sırtını dayadıkları örgüt çöküşte.
Tükürüğüyle boğacaklardı güya.
Oysa şimdi darmadağınlar.
Güvendikleri dağlara kar yağdı.
Sayıları yetmiş seksen binlerde diyorlardı.
En modern silahlar ile mücadele ediyorlardı.
Suriye'de herşey tersine döndü.
Olağanüstü şeyler oluyor.
Farklı isimlerde bulunup aynı amaca hizmet ediyorlardı hepsi.
Terör grupları Şara güçlerine karşı koyamadılar.
Aşiret güçleri karşısında dayanamadılar.
Binlerce kilometre uzunluğunda kazdıkları tünelleri vardı.
Hastane ve Kilise altlarında oluşturdukları sığınakları terketmek zorunda kaldılar.
Suriye halkı özgürlüğe adım attı.
Uzun yıllar sonra demokrasiyi tadıyorlar.
Yüz binlercesi Türkiye'ye gelmişti.
İçimizde yaşadılar.
Özgürlüğü biz de tatdılar.
Vatan neymiş gördüler.
Bayrak neymiş bildiler.
Millet ne demek anladılar.
Ordu, asker, devlet gücü ne demek hissettiler.
Ahmet Şara denen Suriye devlet başkanına destek verdiler.
El ele vererek terör örgütünü kovdular.
Ülkelerine sahip çıktılar hep birlikte.
Yalnız İsrail'in kölesi olmayı yeğleyen Dürziler hariç.
Bütün bu gelişmelerin ve başarının ardında Türkiye olduğunu biliyorlar.
O nedenle bazı yerlerde Türk bayrağı dalgalandı.
Türkiye bölge devlet ve milletlerine büyük umut.
Kendilerine sahip çıkan Türk devleti olduğunun bilincindeler.
Ülkelerinin parçalanmasını istemiyorlar.
PKK, YPG, SDG adıyla hareket eden terör örgütleri Fırat'ın doğusuna kaçtılar.
Orada da olmalarına göz yumulmayacak belliki.
Sürülecekler Irak'a.
Onlarda istemeyecekler bunları.
Bu defa Barzani'ye sığınmak zorunda kalacaklar.
Türkiye buna rıza göstermeyecek.
Şimdi soralım bakalım; Bu olanlardan sonra Kuzey Irak ve Suriye'den alınacak topraklar ile bir Kürdistan kurulması ortadan kalktı mı?
Zaten o ulaşılması zor bir hayaldi.
Oda bitti.
Başka yol yok, Kandil'e kadar giderler terör grupları.
Giderler ama acaba Türkiye buna izin verir mi?