Yeni bir yılı karşılamaya hazırlanırken hemen herkesin dilinde benzer temenniler.
Sağlık, mutluluk, para, kariyer, bereket ve başarı…
Yıllardır birbirimize iyi niyetle söylediğimiz bu dilekler, çoğu zaman üzerinde fazla düşünmeden tekrarladığımız kelimelere dönüşüyor. Oysa bu kavramların gerçek anlamını bize derinden hatırlatan bir hakikat var.
Depremzede kardeşlerimizin isteği, duası ‘’sıcak bir yuvaya kavuşmak.’’
Çoğu zaman insanoğlu sahip olduklarının kıymetini bilemiyor. Oysa insanın en büyük zenginliği, akşam kapısını açıp girebildiği bir evinin olması değil mi?
Ailesiyle aynı sofraya oturabilmek, aynı çatı altında güvenle uyuyabilmek…
Günlük hayatın telaşı içinde sıradanlaşan bu anlar, yokluğunda hayatın en büyük eksikliğine dönüşür.
DEPREMZEDE BİR ÇOCUĞUN HAYALİ: OYUNCAK DEĞİL, GÜVENLE UYUYABİLECEĞİ ODA
Deprem, binlerce insanın elinden yalnızca evlerini değil; anılarını, hatıralarını, düzenlerini de aldı. Bu yüzden depremzede bir anne için yeni yıl dileği, kendi mutfağında çocuklarına sıcak çorbasını pişirebilmek, depremzede bir çocuk için umut, yeni bir oyuncağın değil, güvenle uyuyabileceği bir odanın hayalidir.
İşte tam da bu noktada, devletine güvenen insanların sabrı ve inancı karşılık buldu. Depremzede kardeşlerimiz, “Bir gün yeniden evimize kavuşacağız” diyerek devlete güvendiler. Ve bugün o güven gerçeğe dönüştü.

GÖZLERİME İNANAMADIM
Geçtiğimiz cuma günü, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın davetlisi olarak gazeteci arkadaşlarımızla Hatay’daydık.
Gözlerime inanamadım.
Depremin ardından Hatay’ı gören hemen herkesin zihninde aynı soru vardı:
Bu şehir nasıl ayağa kalkacak?
Hatay yalnızca ayağa kalkmamıştı; yeniden inşa edilmişti. Havalimanından itibaren hummalı bir çalışmayı, planlı bir emeği ve zamanla yarışan bir devlet refleksini gördüm.
Bizi bekleyen araçlarla, Bakan Murat Kurum’un toplantı yapacağı otele geçtik. Bakanlığı adeta deprem bölgesine taşıyan bir ekip vardı karşımızda. Çünkü burada zaman, her şeyden daha kıymetli. Deprem bölgesinde söylenen her cümle bir vaatti.
“Yıl sonuna kadar tüm evleri bitireceğiz” denildi. Ve bugün, o sözün tutulduğu güne gelindi.
BAKAN KURUM’UN AKLINDA, HEP BİR SONRAKİ İŞ HEP BİR SONRAKİ ADIM
Bakan Murat Kurum, rakam rakam anlattı yapılanları, her bir çalışana ayrı ayrı teşekkür etti. Depremde birlikte ağladığı, kardeşim dediği vatandaşlarımızı şimdi sıcak yuvalarına kavuşturma zamanı gelmişti. Bakan beyin kalbindeki mutluluğun gözlerine yansıdığını gördüm ama aynı anda kafasında hep bir sonraki iş, bir sonraki adım ...
Yapılanlar anlatılanlar elbette çok kıymetli. Ama depremde, abisi ablası ve 11 yakınını kaybeden Ak Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’ın sözleri, hem yapılan işin, hem de depremin ne denli büyük olduğunu ortaya sermeye yetiyor aslında
Yayman; ‘’abisi ablası ve 11 yakınını kaybeden bir depremzede olarak söylüyorum ben bile bu kadar kısa sürede yapılacağına inanmıyordum’’ dedi.
Gazetecilerle birlikte Hatay’ın sokaklarını gezerken, yanımıza gelen Hataylıların bizden tek bir isteği vardı. Devletin burada yaptıkları anlatın dediler.
Devletin eli Hatay’dan ve depremi yaşayan diğer illerden bir an olsun çekilmezken, ne yazık ki, bazı çevreler dezenformasyona hiç ara vermeden devam ediyorlar.
Ve bundan en çok da Hataylılar zarar görüyor inciniyor.
Yeni bir yıla girerken hepimize düşen, sahip olduklarımızın değerini daha çok bilmek ve bu topraklarda bir daha hiçbir insanın yuvasız kalmaması için verilen emeğin kıymetini unutmamaktır.
Çünkü bazen bir ev, bir hayattan çok daha fazlasıdır.
Ve bazen en büyük mutluluk, başımızı yaslayabileceğimiz sıcak bir yuva
Bir çocuğun duasıdır