Atalarımız Fİ TARİHİNDEN beri güzel ve anlamlı sözler söylemişler. Bunlardan biri de o meşhur; “Oynamasını bilmeyen ya da oynamak istemeyen gelin yerim dar dermiş” atasözüdür.

Teşbihte hata olmaz; tıpkı iş bilmeyen, iş yapmak istemeyen, iş yapmayı, çalışmayı sevmeyen insanlar da yapmadıkları, yapamadıkları, beceremedikleri her şeye kendilerince türlü türlü mazeret bulurlar, bulabilirler.

Hatta daha ileri gidip bunun için kabahatli arayıp suçu başkalarına da atabilirler. Bir anekdot aklıma geldi. Rahmetli Erbakan Hoca, yapılması gereken işleri geciktirip buna da türlü çeşit mazeretler ileri sürenleri hoş bir mimikle ve el hareketiyle susturup ‘İntac intac’ diye tek kelime ile uyarırdı. Yani neticeye gel, netice nedir?

Bu uyarı, “Senin görevin mazeret bulmak, mazeret üretmek değil işi neticelendirmektir” manasında kullanılan güzel bir uyarı idi.

Şimdi buraya kadar biraz edebiyat yaptım. Ama asıl konuya geleyim. Efendim dün Muratpaşa Belediyesi bir açıklama yaptı. “Emekliler ve nispi eksiltme yoluyla personel sayısında ihtiyatlı bir azalmaya gidilmesi zorunlu hale gelmiştir” diye. Aslında bu açıklamanın sonu!

Her ne kadar açıklama Belediye Başkanı Ümit Uysal imzası taşımasa da onun daha önceki açıklamaları ile birebir örtüşüyor. Antalya Belediyesi döneminden kalan kamulaştırmasız el atma davaları, emlak vergi değerlerindeki düzenleme nedeniyle bütçenin yüzde 22 azalması gibi.

Açıklamada, SGK, kamu ve belediye şirketi borçları ile İller Bankası payının kesilmesi gibi aynı gerekçelerde yer alıyor. Bunlara rağmen temel hizmetler aksatılmamış çalışanların maaşları eksiksiz ödendiği ifade ediliyor.

Denmiş ki, “Belediyemizin iradesi ve kontrolü dışında gelişen bu tablo, derinleşen ekonomik kriz ve merkezi hükümet kaynaklı mali kısıtlamalar karşısında yeni personel istihdamını imkânsız hale getirmiştir. Bu çerçevede belediyemizin mevcut koşullar altında herhangi bir personel alımı yapması söz konusu değildir.”

İşte bu nedenlerle Muratpaşa Belediyesi personel çıkartacakmış. Bir nevi İŞÇİ KIYIMI yapılacağı kamuoyu ile paylaşılmış. Başka bir deyişle KIYIMA ön alma girişimi!

İlahi Ümit Başkan. Adama sorarlar; “Yahu sen belediyeyi senden önceki Başkan Süleyman Evcilmen’den kasada 80 milyon lira artı ile almadın mı? SGK primlerini niye zamanında ödemedin? Belediye şirketlerinin niye borcu var? Madem tablo böyle kötüydü niye işçi alımı yaptın?” diye.

Şimdi gelelim bu borç meselesine. Sevgili Başkan; Bu borçlar senden öncede var mıydı yok muydu? KOMŞULARININ bunları bilme hakkı var mı yok mu? En azından onlar sayesinde bizlerde öğrenmiş oluruz nerelere borcunuz olduğunu!

Personel sayısında azaltmaya gidileceği açıklanmış. Madem öyle 12 yıl önce işe aldığınız ve bankamatik memurluğu yapanlardan bu KIYIMA başlamanız gerekmez mi?

Ha unutmadan birde şu asli görevler meselesi var. Örneğin Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü’ne doktor, diş hekimi veya veteriner hekim ataması yapılması gerekmez miydi? Ki elinizde bu niteliklerde personel varken niye başka bir iş kolundan atama yaptınız? Alın size tasarruf!

Madem belediye borç batağı içinde siz depremzede veya afetzedeler yerine Kahraman Fareleri Muratpaşa Belediyesi’ni kurtarma operasyonu için eğitseniz daha makbule geçer.

Şimdi yukarıdaki edebiyat mevzuma dönecek olursak; İş konusunda ipe un serenleri, mazeret üretenleri gördükçe hep alkıma Erbakan Hoca’nın söylediği gelir ve onu rahmetle anarım!

Zira sorumluluk makamında olanların asli görevi sorunlara mazeret üretmek, suçlu aramak değil ne pahasına olursa olsun o sorunları çözmek, en azından sorunların çözümü için gayret etmektir.

Muratpaşa Belediyesi’ndeki açıklama maalesef; “At binenin (İş bilenin) kılıç kuşananın" sözü boş yere söylenmiş bir söz olmadığının kanıtıdır.

NOT: Yazımın girişindeki atasözünün manası ise; “Kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi, çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır.”