İsrail, İran ve Amerika Birleşik Devletleri…

Birisi İslam dünyasının, birisi Ortadoğu’nun, bir diğeri ise dünyanın başına bela.

Çekilen acıların, akan kanların ve dökülen gözyaşlarının musebbibi bu üç ülke. Aslında “ülke” demeye bin şahit gerekir de… Neyse…

***

Şimdilerde güya savaşta bu üç şeytan. İki hafta önce başlayan ve hâlâ devam eden çatışmalarda, özellikle İran tarafının kayıpları net bir şekilde gösterilirken, İsrail ve ABD’nin kayıpları ya gösterilmiyor ya da çok aza indirgenerek verilmeye çalışılıyor.

***

Aslına bakacak olursanız, rakamların hiç önemi yok. Çünkü bu savaşın sebeplerini ve bölgeye hatta dünyaya etkilerini iyi incelemek lazım.

***

Nükleer tesis, başlık veya füze diye bir bahane uydurdular ve bu argümanlarla toplumlarını uyutmayı başardılar. Tabii bu argümanlar açık olan kısmı. Peki ya gizli kapaklı olanlar? Her ülke açısından ayrı ayrı bakalım isterseniz:

***

Bu sözde savaş gerekçesiyle ABD’nin başındaki sapık, pedofili, sapkın ruhlu sarı şeytan, yaptığı rezilliklerin gündemi daha fazla meşgul etmemesi derdindeydi. Kısmen de olsa bunda başarılı oldu.

***

İsrail terör örgütü elebaşı, Gazze kasabı, ülkesinde kaybettiği güveni yeniden kazanabilmek, iktidarda biraz daha kalabilmek ve ülkesinde yapılacak bir seçimle iktidarı kaybedip cezaevine girmekten en azından şimdilik kurtulabilmek için bu çatışmayı fırsat bildi.

***

Sözde İslam Cumhuriyeti denilen, ama İslam dünyasının adeta başına bela olan üçüncü ayak ise, rejime karşı Aralık ayında başlayan ve hâlâ yer yer devam eden muhalif başkaldırılarını bastırmayı başardı.

***

Yani her biri bir şekilde istediğini aldı. Onlar alırken, birçok ülke ise öylesine çok kaybetti ki acısının ortaya çıkması zaman alacak gibi görünüyor. İnşallah yanılırım. Ama hani büyüklerimizin “Kışın yediğiniz hurmalar…” diye başlayan sözü var ya, işte aynen o gibi; tırmalaması biraz zaman alacak gibi duruyor.

SON SÖZ

İnşallah bu üç şeytan yüzünden çok fazla tırmalamayız. Allah tüm dünyayı ve insanlığı bu üç beladan tez zamanda kurtarsın, İnşallah.