Yazanlar aynı, çizenler aynı, oynayanlar da aynı sayılır aslında...

Ama oynatmaya çalıştıkları, daha doğrusu onların gözüyle figüranlar ise onlar adına maalesef ki aynı değil. Yıl 2002…

***

Türkiye koalisyon hükümetlerinin getirdiği sorumsuzluk ile adeta ekonomik bir buhran yaşıyor. Aslında yaratılıyor demek te doğru olur ama asıl amaç ekonomi üzerinden ülkeyi kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda yönetebilecek ekibi iş başına getirebilmek.

***

Bu amaçlarının önündeki en büyük engel ise onlara göre MHP ve onun Lideri Devlet Bahçeli. O iktidarda hatta mecliste olduğu sürece biliyorlar ki onların çocukları asla kazanamayacaklar. O yüzden de düğmeye basıyorlar ve önce MHP'siz bir iktidar, sonrasında ise MHP'siz bir meclis.

***

Onlara göre istedikleri gibi at oynatabilmenin önündeki en büyük engel tarafını vesayet odaklarına değil de Türk Milletine çeviren MHP. Bu durumu erken fark eden MHP Lideri Devlet Bahçeli anı bir çıkış ile "erken seçim" deyiverdi. Işte ne olduysa da ondan sonra oldu ve Ak Partinin tek başına iktidara gelmesi ile "Sorosun Çocukları"nın oyunu bozuldu.

***

Geride kalan 23 yıllık dönemde öylesine sinsi tuzaklar, öylesine alçak planlar devreye sokmaya çalıştılar fakat bir türlü başarılı olamadılar. Hele hele 15 Temmuz gecesi milletin evlatlarını içimizdeki hainlere kırdırmak adına öylesine kanlı bir girişimde bulundular ki...

***

Orada da "bu kez bizim çocuklar kazanacak" diyerek net duruş sergileyip hainlerin karartmaya çalıştığı geceyi yaktırdığı ışıkla aydınlatan Devlet Bahçeli bir kez daha malum çevre ve uşaklarını hezimete uğrattı. Ne yaptılarsa başaramayan bu alçak senaryo sahipleri bu kez de bölgesel bir kriz çıkartarak hedefe ilerlemek istediler ama Türk Devlet aklının günümüz temsilcisi olan MHP Lideri Devlet Bahçeli herkesi ters köşe yaparcasına İmralı çağrısı yaparak yine şok yaşattı hainlere.

***

Terörsüz Türkiye diye başlayıp Terörsüz bölgeye uzanan çağrının altındaki amaç bu gün çok daha net anlaşılmaya başlandı. 2002 yılında MHP'siz İktidar ve MHP'siz Meclis senaryosu yazanlar şimdilerde de Türkiyesiz yeni dünya düzeni hesabı yapıyorlardı ama hevesleri kursaklarında kaldı.

***

Özellikle 15 Temmuz'dan sonra tam bağımsız bir şekilde politika izleyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti kolay lokma olmadığını dosta düşmana açıkça gösterdi. Durum böyle olunca da "bize mecbur" kaldılar. O yüzden önümüze fotoğrafı büyük haliyle koyup büyük düşünelim.

SON SÖZ

100 yıllık emellerine ulaşmak için her yolu deneyen alçaklara fırsat vermeyelim ve bizi biz yapan en önemli gücümüz olan birliğimizden asla taviz vermeyelim…