Yaz geldi… Bavullar hazır, şezlonglar bagajda, çocukların oyuncakları eksiksiz. Bir de görünmeyen bir bagaj var: Ev hanımı. Adına “tatil” deniyor ama aslında sadece hizmetin adresi değişiyor.

***

Evde kahvaltıyı hazırlayan anne, yazlıkta da sofrayı kuruyor. Evde bulaşık makinesini dolduran kadın, apartta bu kez “deniz manzaralı elde yıkama” programına geçiyor.

***

Evde “Akşama ne pişirsem?” diye düşünen kadın, tatilde de aynı soruyu sadece mayolu halde düşünüyor. Diğer aile bireyleri çoktan denize girmiş oluyor. Anne ise mutfakta…

***

Bir eli tavada, bir gözü çocuklarda, kulağı da “Anneee, havlum nerede?” sesinde. İşin en komik tarafı ise dönüşte yaşanıyor.

— “Tatilde dinlendiniz mi?”

Anne hafifçe gülümsüyor:

— “Evet… Manzara çok güzeldi.”

***

Çünkü bazı kadınlar tatile gitmiyor. Sadece mutfağını deniz kenarına taşıyor. Wi-Fi şifresi değişiyor… Ama köfte yoğurulan kap değişmiyor. Beylere ve çocuklara küçük bir hatırlatma…

***

Bu yaz anneniz ya da eşiniz sizden önce denize giremiyorsa, siz tatildesiniz; o ise sadece görev yerini değiştirmiş demektir. Bir sabah kahvaltıyı siz hazırlayın. Bulaşığı siz yıkayın.Çayı siz demleyin.

***

İnanın, annenizin en çok görmek istediği deniz manzarası; mutfaktan değil, şezlongdan görünen manzaradır. Çünkü gerçek tatil… Hizmet edilen değil, dinlenilen yerdir.