Netanyahu büyük bir cesaretle a​​​​​​​çıklama yapıyor:

"Güvenliğimiz için tehlikeli olan her yeri vururuz"
Bir meydan okuma yapıyor.
Laf atıyor.
Tehdit ediyor.
İran'ı bitirdiler.
Uzun yıllar kendine gelemez.
Artık bölge için de İsrail için de ABD içinde tehlike olamaz
Tehdit hiç olamaz.
Suudi Arabistan zaten ABD ve İsrail'in kankası.
Kuveyt öyle.
Katar öyle.
Birleşik Arap emirlikleri öyle.
Umman öyle.
Ürdün öyle.
Irak zaten kendi derdine düşmüş halde.
Pakistan'ın başına Afganistan'ı bela ettiler.
Hindistan ile içli dışlılar.
Mısır uysal halde.
Suriye saf dışı bırakıldı.
Somali ve Sudan'ı ele geçirmiş durumdalar.
Lübnan şamar oğlanı İsrail için.
Kendilerine tehdit olacak kim kaldı bölgede?
Türkiye.
Her fırsatta Filistin'e sahip çıkan, Gazze'ye taraf olan Hamas ile görüşen, kendilerine her daim :
"Terör devleti" diyen...
Aşağılayan...
Küçümseyen...
Kınayan...
BM'de dünya liderlerinin gözüne sokarcasına harita göstererek:
"İsrail, işgal eden, katliam yapan, soykırım uygulayan bir terör devletidir" diyen Erdoğan ile Türkiye'ye büyük kin besliyor İsrail.
Siyonist bakanları her fırsatta Erdoğan'ı dolayısıyla Türkiye'yi hedef alan açıklamalar yapıyor.
Bunu onlara söyleten tabiki Netanyahu.
İran'ı vuruyor, bombalıyor ve açıklama yapıyor:
"Bizi tehdit eden, bize tehdit olan, güvenliğimiz için tehlike olan her yeri vururuz"
Boşuna bunu söylemiyor.
Yukarıda saydığım devletleri kendine bağlayan ve hatta "İbrahim Anlaşması" adıyla da yeni bir oyun ve entrika peşinde olarak kendilerine bağlayıp, köleleştiren İsrail bu sözleri ile kime laf yetiştirmiş oluyor?
Tabi ki bize.
Yani Erdoğan'a.
Yani Türkiye'ye.
İran'ın nefesi kesildiğine göre sırada Türkiye mi var?
Onlar için "Neden olmasın"
Onların büyük hayali Arzı Mevud sınırları içinde olduğumuza göre...
Bizi de kendilerine büyük tehlike gördüklerine göre...
Türkiye kimseye tehdit değildir ama tehdit görenlere büyük tehdittir.