Antalyaspor için artık kimsenin geçmişe dönüp “nerede hata yapıldı?” sorusuna uzun uzun cevap arayacak zamanı yok. Çünkü Kırmızı-Beyazlı kulüp bugün tarihinin en kritik virajlarından birinde bulunuyor. Süper Lig’den düşmek elbette büyük bir yara… Ancak Antalyaspor’u asıl bekleyen tehlike, bu düşüş sonrası yaşanacak yönetimsel belirsizlik ve zaman kaybı olabilir.
***
Kulüp tarihinde 6’ncı kez küme düşen Antalyaspor’da taraftarın öfkesi, yönetimin yorgunluğu ve ekonomik darboğaz aynı anda sahneye çıktı. Son haftaya kadar verilen mücadele yetmedi ve Antalya temsilcisi 12 yıl sonra yeniden 1. Lig’in yolunu tuttu.
***
Şimdi gözler ilk olarak Başkan Rıza Perçin’e çevrilmiş durumda. Perçin’in önündeki ilk ve en önemli karar, olağanüstü kongreye gidilip gidilmeyeceği olacak. Nitekim kulüp cephesinden seçimli genel kurul sürecinin başlatılabileceğine dair açıklamalar da geldi.
***
Çünkü Antalyaspor’un yeni sezona hangi yönetim modeliyle gireceği belli olmadan hiçbir plan sağlıklı şekilde yapılamaz. Eğer mevcut yönetim devam edecekse bunun net şekilde açıklanması gerekiyor. Eğer kongre olacaksa da sürecin uzatılmadan tamamlanması şart. 1. Lig, plansız yakalanan büyük kulüplerin yıllarca çıkamadığı bir bataklığa dönüşebiliyor. Antalyaspor’un böyle bir lüksü yok.
***
Yönetim konusunun ardından ikinci kritik başlık teknik direktör meselesi olacak. Sami Uğurlu ile sezon sonuna kadar yapılan sözleşmenin haziranda sona erecek olması nedeniyle kulübün yeni teknik adam kararını hızlı vermesi gerekiyor.
***
Burada yapılacak tercih yalnızca saha içini değil, kulübün bütün geleceğini etkileyecek. Çünkü Antalyaspor’un artık pahalı yıldızlarla değil, doğru organizasyonla ayakta kalma dönemi başladı. 1. Lig’in gerçeklerini bilen, ekonomik koşullara uygun kadro kurabilecek, genç oyuncularla çalışabilecek ve baskıyı kaldırabilecek bir teknik direktör tercih edilmeli. Taraftarın gönlünde yer etmiş isimler elbette heyecan yaratır ancak bugün romantik tercihlerden çok akılcı futbol planlamasına ihtiyaç var.
***
Fakat tüm bunların da önünde duran çok daha büyük bir gerçek bulunuyor: FIFA dosyaları…
Kulübün önünde kapanmayı bekleyen 13 dosya olduğu konuşuluyor. Geçmiş dönemde de transfer yasağı, SGK ve vergi borçları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşayan Antalyaspor’da yönetim bu sorunlarla mücadele ettiklerini defalarca açıklamıştı.
***
Bugün ise transfer yapabilmenin yolu önce bu dosyaların çözülmesinden geçiyor. Çünkü 1. Lig’e düşen bir takımın en büyük hatası, “nasıl olsa çıkarız” rehavetine kapılması olur. Antalyaspor’un kadrosunda ciddi ayrılıklar yaşanması beklenirken transfer tahtası açılmadan yeni sezon planlaması yapmak mümkün değil.
***
Üstelik rakiplerin çoğu transfer çalışmalarına başlamış durumda. Antalyaspor ise halen yönetim, teknik direktör ve mali dosyalar üçgeninde sıkışmış görüntü veriyor. Oysa bu süreç ne kadar uzarsa, toparlanmak da o kadar zorlaşacak.
***
Bugün Antalyaspor’un ihtiyacı olan şey büyük vaatler değil; gerçekçi bir yol haritası. Şeffaf yönetim, mali disiplin, hızlı karar alma ve doğru futbol yapılanması… Çünkü bu şehir Süper Lig’i hak ediyor. Ancak artık sadece “hak etmek” yetmiyor. Doğru yönetilmek gerekiyor.