24 yıl sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkmanın heyecanı büyüktü. Beklentiler yüksekti, tribünlerde kırmızı-beyaz yine ağırlığını hissettirdi. Ancak futbol, duygular kadar gerçeklerle de oynanan bir oyun. A Milli Takım, Avustralya karşısında turnuvaya 2-0'lık yenilgiyle başladı.
***
Elbette mağlubiyet moral bozdu. Özellikle ilk yarıda yakalanan fırsatların değerlendirilememesi, ardından gelen basit savunma hataları pahalıya mal oldu. Dünya Kupası gibi organizasyonlarda küçük hataların bedeli her zaman ağırdır.
***
Ancak ilk maçın ardından umutsuzluğa kapılmak da doğru değil. 2002 Dünya Kupası'nda üçüncülüğe uzanan yolculukta da kimse böylesine büyük bir başarı beklemiyordu. Turnuvalar maratondur; önemli olan ilk viraj değil, finiş çizgisine kadar ayakta kalabilmektir.
***
Şimdi gözler Paraguay maçında olacak. O karşılaşma yalnızca üç puan değil, aynı zamanda özgüveni yeniden kazanma maçı olacak. Bu takımın kalitesi, tecrübesi ve potansiyeli var. Bunu sahaya yansıtmak ise artık futbolcuların ve teknik heyetin elinde.
***
Dünya Kupası daha yeni başladı. Kaybedilen sadece bir maç. Umut ise hâlâ bizimle.