Yalan insanın kazanç kapısı haline gelince ne anlatırsanız anlatın “O Nuh der, Peygamber demez.” Bu tip insana bir şey emanet ederseniz siz, en büyük kayıp, zarar, ziyandasınız demektir.
Sizden aldıklarını size allayıp pullayıp satmaya çalışırsa şaşırmayın. Çünkü bu tipler, şecaat arz ederken merd-i kıbti sirkatin söyler misali, farkında olmadan kendi suçunu veya yanlışını da itiraf eder.
Evet sevgili dostlar; annem Akseki’nin Belenalan Mahallesi’nden. Akseki’ye çok sık gidip gelemesem de ilçeyi yakından takip ederim. Son günlerde yaşanan bir tartışma ise sadece benim değil, tüm Antalya kamuoyunun da dikkatini fazlasıyla çekmiş durumda.

Dinamitin fitili, Akseki Belediyesi’nin SGK borcu üzerinden başlayan bir açıklamayla ateşlendi. Fitili ateşleyen önceki dönem Ak Partili Belediye Başkanı İbrahim Özkan’ın açıklaması oldu.
Özkan, mevcut CHP’li belediyenin borç edebiyatı yaparken ‘Kör kendini görmez’ misali davrandığını söyledi. Özkan, belediye şirketine ait 3,7 milyon lira olan SGK borcu bulunduğunu da kamuoyuyla paylaştı.
Bu paylaşımın ardından CHP’li Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça, ‘Dut yemiş bülbül’e dönerken akordu bozuk ses CHP Akseki İlçe Başkanlığı’ndan geldi.
Ancak CHP İlçe Başkanlığı sorulara cevap vermek yerine, bol edebiyatlı ama içi boş bir metin yayınladı. Oysaki Aksekililerin beklediği polemik değil, rakamların açıklanmasıydı!

Hatırlayanlarınız vardır; CHP’li İlkay Akça göreve gelir gelmez belediye binasına pankart asarak “34 milyon TL borçla teslim aldık” diye AK Partili yönetimi sözde ifşa etmişti.
Aradan zaman geçti lakin asılan pankarttaki borç miktarı unutuldu. İbrahim Özkan’ın paylaşımına cevap verirlerken düz yolda pardon Alacabel rampasında şaşırdılar.

Hesap kitap bilmeyen yönetim olunca 1,5 yıl önce ifşa ettikleri borç biranda 40 milyon liraya çıkartılı verdi. Ya borca faiz bindirdiler ya da Nasrettin Hoca’nın kazanı gibi borçtan borç doğurttular.
Burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor; Yahu hangisi doğru? İlk gün asılan pankarttaki rakam mı, yoksa bugün açıklanan rakam mı? Bana göre bu mevzu; şecaat arz ederken merd-i kıbti sirkatin söylemenin başka bir şeklidir.
Bakın beyler bayanlar; önceki dönem Belediye Başkanı İbrahim Özkan’ın bu noktadaki soruları son derece yerindeydi. Niye sinirlendiniz, niye hepinizi hararet bastı anlayamadım?

Bu mevzu bir siyasi tartışma değil, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi meselesinden başka bir şey değil. Eğer 34 milyon yanlışsa, neden belediye binasına asıldı? Eğer doğru olan 40 milyon ise, halk neden aylarca farklı bir rakama inandırıldı? Bunlara cevap verin yeter!

Benim edindiğim bilgilere göre mesele sadece borç rakamlarıyla da sınırlı değil. Yıllarca “Arsa satılmaz” söylemi üzerinden siyaset yapan CHP yönetimi, 2025 Mart ayına kadar 8 milyon 217 bin lirayı aşan arsa satışı yapmış!
Sonrası? Vallahi Belediye Başkanı İlkay hanımı Akseki’de bulabilsek soracağız ama haftanın belli günleri ilçeye geldiği için mesailerimiz örtüşmediği için aklımıza takılanları soramadık! Yani demem o dur ki sonrası henüz kamuoyuna yansıtılmış değil.
Benin anlamadığım sürekli “Borç ödüyoruz” denmesi. Ama hesaplara bakınca ne borcun azaldığına dair net bir tablo var, ne de ilçede herkesin “İşte bu” diyeceği somut bir hizmet!
Hemşerilerime sordum; “Hizmet var mı?” diye. Aldığım cevap çok netti; “21 ay geçti.
Ortada ne büyük bir proje ne de bir hizmet yok. Çiçek-Böcek. Bol bol vaat var.”
Eski Başkan tartışmanın fitilini ateşlerken yeni Başkan’ın sessiz kalmasını ben düşündürücü buldum. Ya konulara hakim değil yada ilçeye sadece gezme gidip geldiği içindir. Ya da mevzu çok derin!
Tartışmalar bir yana Akseki küçük bir yer. Aksekililer zeki insanlardır. Rakamları ve sayı saymasını iyi bilir. Yapılanı da yapılmayanı da iyi görür. Asla onları kimse kandıramaz!
Algıyla bir yere kadar gidilir ama gerçekler er ya da geç kendini gösterir. AK Partili yönetim zamanında 5 yılda yapılanlara bakınca Aksekililer adına üzülmemek elde değil.
Neyse ben bu mevzuyu Hasan Özçelik’in, “Belediyesi var, reisi var; narkı yok/ Dört kişi oturmuş, birbirinden farkı yok..../ Yönetmek için vizyon olsaydı beyinde / İlçe çağ atlardı, ay ve günün birinde....” nüktesinden alıntı ile bağlayayım.