Antalyaspor için artık mesele futbolun ötesine geçti. Sahadaki 90 dakika, haftalardır süregelen bir gerilimin sadece özeti gibi. Akdeniz derbisinde Alanyaspor karşısında alınan 0-0’lık beraberlik, tabelada bir puan olarak yazıldı belki ama tribünlerdeki duygu çok daha ağırdı: Bekleyiş, endişe ve biraz da çaresizlik.
***
Bu takım haftalardır kazanamıyor. Daha da çarpıcısı, gol atamıyor. Gol atamayan bir takımın ligde kalma mücadelesi vermesi, ip üstünde yürümeye benzer. Düşmemek için sadece savunmaya sarılmak yetmez; bazen bir an, bir vuruş, bir cesaret gerekir. Antalyaspor’da ise o anlar bir süredir gelmiyor.
***
Derbide tartışmalı anlar da vardı. Penaltı beklentisi, iptal edilen gol… VAR devreye girdi, kararlar çıktı. Kurallar uygulandı belki ama şu soruyu sormadan geçmek zor: Antalyaspor’un kaderi gerçekten VAR odasında mı yazılıyor, yoksa sahada üretilemeyen oyunun bir sonucu mu bu tablo?
***
Gerçek şu ki kırmızı-beyazlılar, kaderini başkalarına bırakma lüksünü çoktan kaybetti. Son iki maç… Artık her şey orada düğümleniyor. Bu noktada mesele sadece taktik ya da kadro değil; zihinsel direnç, inanç ve risk alma cesareti.
***
Çünkü ligde kalmak bazen iyi oynamaktan değil, doğru anda doğru tepkiyi vermekten geçer.
***
Alanyaspor cephesinde de tablo farklı değil. Onlar da kazanamıyor, onlar da arayışta. Ama Antalyaspor için durum daha kritik. Çünkü her geçen hafta, zaman biraz daha daralıyor.
***
Şimdi sorulması gereken tek bir soru var:
Bu takım, sezonun en kritik anında suskunluğunu bozabilecek mi?
***
Eğer bozamazsa, geriye sadece “kaçan fırsatlar” ve “keşke”lerle dolu bir sezon kalacak. Ama eğer o gol gelirse… işte o zaman hikâye yeniden yazılabilir.
Son söz mü?
Antalyaspor’un umudu VAR’da değil, kendi ayağında.