Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik YOLSUZLUK/RÜŞVET soruşturması kapsamında açılan davanın ilk duruşma, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün başladı.
Herkesin 5 Temmuz’dan beri yaklaşık 9 aydır beklediği duruşma Antalya tarihine not düşülecek bir davanın duruşması olarak kayıtlara geçti. İlk kez bir belediye başkanı ve ilk kez bir emniyet müdürü tutuklu olarak yargılanıyor.
Ben konuya geçmeden önce izlenimlerimi anlatmak istiyorum. Tarihi dava için CHP Antalya İl Başkanlığı tarafından partililere yapılan ‘Adliye önünde buluşuyoruz, irademize sahip çıkıyoruz” çağrısı karşılık bulmadı.
Ben sabah 08.30 gibi adliye binası önüne gittiğimde 50 kadar partili vardı. İlerleyen saatlerde bu sayı sanık yakınları ile birlikte 250-300 kişiyi ancak buldu.
Duruşmayı izleyenler arasında CHP İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Antalya Milletvekilleri ve bazı CHP’li belediye başkanları takip etti.
Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nun duruşma için itinalı bir şekilde hazırlanması dikkatimi çekti. Ancak bunu ses düzeni için söylemem mümkün değil! Çünkü çoğu konuşmayı anlamadık.
Neyse. Duruşmanın 09.30’da başlamasına yakın salona ilk önce jandarmalar arasında saçları beyazlamış, çok kilo vermiş, yüz hatları çökmüş Muhittin Böcek getirildi. Sırasıyla oğlu Gökhan Böcek, Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve eski Antalya Emniyet Müdürü İlker Arslan getirildi.
Muhittin Böcek, salona girince sanık yakınları ve partililer tarafından alkışlandı. Böcek el sallayarak salondakileri selamladı. Tam arkamda oturan Havva Minta ise oğlu Gökhan Böcek’i görünce çok duygulandı ve sadece “Oğlum” diye seslendi!
Bu arada hatırlatmadan geçemeyeceğim. Dünkü yazımda “ADALETE GÜVENMELİ” diyerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Özkan ve heyet üyelerinin tecrübeleri ve hassasiyetlerine dikkat çekmiştim. Yanılmamışım!
Çünkü dün duruşma başlamadan önce Hakim Mehmet Özkan, görüntü çekilmemesi, ayakta durulmaması, tezahürat yapılmaması hatta oturma düzenine kadar bir dizi uyarıda bulundu.
Genelde yapılan uyarıya herkes uydu desem yalan olur. Çünkü bazı kendini bilmezler görüntü almak isteyince uyarı gecikmedi. Bu uyarılar duruşmanın sağlıklı ilerlemesi için yapıldı oysa.
Öğle arasından sonra saat 14.30 gibi başlayan ilk celsenin ikinci bölümü 17.00’a kadar sürdü. 5’i tutuklu 41 sanığın yargılanmasında dün tutuklular ile birlikte 20 kişi savunma yaptı.
İlk savunmayı tutuklu olan eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yaparken bunu Gökhan Böcek, Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan takip etti.
Tutukluların hiç biri suçlamaları kabul etmedi. Neredeyse herkes SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK havasına büründü. Resmen ÜÇ MAYMUN OYNANDI! Sadece tutuklu sanıklar mı?
Olur mu? Tutuksuz yargılanan ve savunmalarını yapanlarda aynı havadaydı! Az kalsın “BİZ BURAYA NİYE GETİRİLDİK” diyeceklerdi. Ha birbirlerini suçlayanlar da oldu. Hatta savcılıkta ve nöbetçi mahkemedeki ifadelerini bile kabul etmeyenleri bile gördüm.
Mahkemenin ilk duruşmasında benim dikkatimi çeken Muhittin Böcek ile oğlunun yan yana getirilmemesi. Baba-oğulun birbirlerinin yüzlerine bakmaması. İlk gelin Zeynep Kerimoğlu ile Zuhal Böcek’in göz temasından bile kaçınmaları!
Savunmalar sırasında tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya’nın ifadeleri bana çok ilginç geldi. Çünkü belediye başkanlarının kampanyalarında paraları sponsorlardan aldığını söyledi.
Kaya hiç isim vermedi. İfadesinde, “İki rakip adaya ayrı kişi para yatırdı” demesi kafaları karıştırdı. Vallahi isim verseydi de at yarışı oynar gibi iki rakip adaya para basanları tanısaydık fena olmazdı!
Savunma yapan tutuksuz sanıklardan ve Gökhan Böcek’in şoförü olduğunu söyleyen Onur Nasuh, çelişkili ifadeler verdi. Mahkeme başkanı tekrar sorunca nöbetçi mahkemedeki ifadesinin doğru olduğunu söyledi.
Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü’nde çalıştığını anlatan tutuksuz sanık Yusuf Nasuh ise Finike’de gerçekleşen bir görüşmede iki poşeti araca indirdiğini, içindekileri bilmediğini söyledi. Bir nevi para poşetleri itiraf gibi geldi bana.
Bu arada Yusuf Nasuh, para miktarı ve kaynağı hakkında bilgisi olmadığını, altın görmediğini ve bozdurma işlemine şahit olmadığını dile getirdi.
Benim dünkü duruşmada dikkatimi çeken Muhittin Böcek’in iki kez zorunlu ihtiyaç molasına çıkması göze çarptı. Birde benim dikkatimi çeken duruşmayı izleyenler arasında bazılarının sanki kendilerini Muhittin Böcek’e göstermeye geldikleri izlenimine kapıldım.
Çünkü ilk celse arasında, “BAŞKANIM” diye seslenen bir grup birbirlerine, “BENİ GÖRDÜ MÜ” diye sormalarına tanık oldum. Koyun can derdinde kasap et derdinde misali oldu!
Silivri’deki gibi provokasyonlara izin verilmediği için 4X4’lük bir duruşma oldu dün. Sakin başladı ve ilk celsenin ilk günü sakin tamamlandı. Umarım bugün ve yarında öyle olur.
Aksi halde arife günü öğleye kadar duruşmanın devamı yapılır. Ama şunu unutmayalım. Mahkeme heyeti örnek bir duruşma yürütüyor. Bu nedenle bir kez daha “ADALETE GÜVENİN” diyorum.