Bir Emniyet Teşkilatı mensubunun çocuğu olarak her yıl 10 Nisan geldiği zaman içimi hep buruk hissi kaplar. Çünkü yıllarını bu teşkilata veren rahmetli babamı hatırlar, bu teşkilatın ekmeği ile büyümem aklıma gelir.
Evet, 10 Nisan’ı her yıl POLİS BAYRAMI olarak kutluyoruz. Çünkü, 10 Nisan tarihi, TÜRK POLİS TEŞKİLATININ kuruluş yıl dönümü. Öncelikle polislerimizin bu anlamlı gününü, POLİS BAYRAMI’NI kutluyorum.

Bugünü Polis Bayramı olarak kutluyoruz ama, hepimizin canını ve malını korumakla görevlendirdiğimiz polislerimizin ne gibi güç koşullar altında görev yapmaya çalıştıklarının acaba farkında mıyız?
Valla ben farkındayım desem yalan olmaz. Çünkü yıllar önce bu sıkıntıları babam ve arkadaşları çekerdi amma dertlerini bir türlü anlatamazlardı. Şimdi sıra ve fırsat bana gelmişken onların içinde bulunduğu durumu anlatmak istedim bugün.
Mevcut yasaya ve uygulamaya göre polisimiz, 12-24 (12 saat çalışma, 24 saat dinlenme) gibi sistemle çalışıyor. Bu genelde karakollarda görev yapanlar için uygulanıyor. Birçok bölümde çalışma süresi daha uzun.

Nisan 2026 itibarıyla polislerin çalışma sistemi 12 saat çalışma, 36 saat dinlenme (12/36) modeline geçiş için çalışmalar sürüyor. Bu da 4 vardiya sistemine geçileceği anlamını taşıyor.
Neresinden bakarsanız bakın, iş hep polisin fedakarlığına düşüyor. Ben günlerce evine gidemeyen, çoluk çocuğunun yüzünü göremeyen polisler biliyorum, tanıyorum.
Bunları şunun için yazıyorum; Bazı olaylarda kızdığımız, eleştirdiğimiz hatta tepki gösterdiğimiz polise biraz da kendi dünyasındaki gelişmeleri göz önüne alarak bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Doğal olarak çok çalışıp az dinlenen polis zaman zaman inisiyatif kullanamıyor ya da yanlış kullanıyor. O zaman da istenmeyen görüntüler ortaya çıkıyor. Sonra da “Vurun abalıya” misali canımızı teslim ettiğimiz insanları yerden yere vurmaya çekinmiyoruz.
Bununla birlikte, polisimiz geçinebileceği kadar bir ücret alamıyor. Her ne kadar son yıllarda bu rakamlar yüksek olsa da istenilen seviyeye bir türlü gelmiyor. Ayrıca onca fazla mesaiye rağmen polis emeğinin karşılığını alamıyor.
Sanıyorum sizin de dikkatinizi çekmiştir, polisler oturmak için genellikle kenar mahalleleri tercih ediyorlar. Antalya özeline baktığımız zaman şehir merkezinde özellikle Konyaaltı veya Lara’da oturan polise çok az rastlanır. Nedeni buradaki kiralara bir polisin hele hele tek kendisi çalışıyorsa maaşı yetmezzz!

Bu nedenle polisimiz ya kenar semtleri tercih eder ya da eskiden sürgün yeri olarak nitelendirilen Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Elmalı gibi ilçeleri tercih eder hale gelmiştir.
Eee hal böyle olunca günün büyük bir bölümünü görev başında geçiren polisimizin aklı 25-30 bin lirayı geçen ev kirası, çocuğunun okul masrafı, çocuklarının yiyeceği iki lokma aşında kalıyor. Bu şartlarda polisten bırakın randıman almayı nefes alması ancak beklenir.

Ben, polislerin bu ONUR GÜNÜNDE her şeyden çok morale gereksinimleri olduğunu düşünüyorum. Antalya’da her şey güllük gülistanlık gibi görünebilir amma maalesef polisimizin iç dünyasına girip bir göz atarsanız bunun böyle olmadığını açıkça görürsünüz.
Onlar tüm bu sıkıntılara ve zorluklara rağmen dünya kenti Antalya’da büyük işler başarıyorlar. Sadece Antalya’da mı? Hayır, Türkiye’nin dört bir yanında.
Bütün bu zorlu koşulların içinde Antalya’da neler oluyor vallahi bir çoğunuz bilmez ama ben bir iki noktaya değineyim. Öncelikle Türkiye’de BAHİS-ŞİKE OPERASYONUNUN düğmesine ilk Antalya polisi bastı!

Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu’nun Antalya’da göreve başlaması ile ZEYTİNKÖY yeni bir evreye geçti. Peş peşe yapılan operasyon ve projelerle yavaş yavaş düzene sokulmaya başlandı.
Mart ayında toplam 9 bin 996 asayiş olayı meydana gelirken olayların yüzde 99,8'i aydınlatıldı. Çeşitli suçlardan aranan 5 bin 183 kişi yakalandı. Bunlardan 906'sı tutuklandı. İl genelinde 2 bin 927 uygulama gerçekleştirildi. 1 milyon 260 bin 841 kişi ve 961 bin 870 araç sorgulandı.
Neredeyse 24 saat uygulama yapılan Antalya’da bu sayede 101 tabanca, 111 av tüfeği, 39 kurusıkı tabanca, 2 bin 659 fişek ve 382 av tüfeği fişeği ele geçirildi. 20 çalıntı otomobil, 30 çalıntı motosiklet ve 15 çalıntı elektrikli bisiklette ele geçirildi.

Antalya’nın ılıman havasını fırsat bilen suç örgütlerine karşı KOM Şube ekipleri göz açtırmadı desem yeridir. 126 operasyonda 414 şüpheli hakkında işlem yapıldı 47’si tutuklandı.
Asıl önemli olan suç örgütlerine geçit verilmemesi. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan 9 kişi yakalanırken 4’ü tutuklandı. 7 tefecinin tepesine binildi. İhaleye fesat karıştıran 32 kişiye işlem yapıldı, 6 kişi tutuklandı. 117 rüşvet zanlısından 13’ü tutuklandı.
Bu rakamlara NARKOTİK suçlarla mücadele ve trafik denetimlerini de eklersek polisin güvenliğimiz için çırpınan bir teşkilat olduğunun farkına varırsınız.

Hangi çetelerin, hangi örgütlerin çökertildiğini unutmadıysanız hangi tehlikelerden kurtarıldığımızı anımsarsınız.
İşte sevgili dostlar, polisimizin ne durumda olduğunu ve neler yaptığını özetlemeye çalıştım. Bugün onların günü hatta sadece onların da değil hepimizin günü.

İnanıyorum ki, Antalyalılar polisimize her alanda destek ve ilgisini esirgemeyecektir. Çünkü huzur ve güvenliğimiz için onlara ihtiyacımız var.
Ve bu duygularla 10 Nisan Polis Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Şehitlerimizi ve ahirete irtihal eden teşkilat mensuplarını rahmetle anıyor, gazilerimizi şükranlarımızı sunuyorum.