Milli Eğitim Bakanı mübarek Ramazan ayı nedeniyle okullarda bir etkinlik başlattı.
Bu etkinliğe göre öğrenciler arasında kardeşlik, paylaşım ve arkadaşlık ilişkileri çerçevesinde yapılması istendi.
Etkinlikler de geleceğimizin temel taşları olan çocuklarımızın ve gençlerimizin bilinçli bir nesil olarak yetişmelerine önemli mihenk taşları olması amaçlanmış.
Bu anlamda milli ve manevi değerlerle donanımlı çocuklarımızın yetişmesinde bu etkinlikler son derece önemli.
Geleceğe güvenle bakan…
Ayakları kuvvetle yere basan…
Ülkesini, milletini, devletini seven…
Vizyonu geniş nesillerin yetişmesi için bu faaliyetler öncü olacaktır.
Dini değerlerle donanımlı…
Milli ve kültür değerleriyle müşahhas ve kimliğini özümsemiş bireylerin oluşmasında bakanlığın bu etkinliğin yapılmasını istemesi ve önermesini destekliyorum.
Tüm okullarımızın bu etkinliği uygulaması, öğrencilerin etkinliklere katılımının sağlanması son derece önemli ve yerindedir.
Millî benliği ve kimliğini öğrenerek ve bilerek eğitim ve öğretimini alan çocuklarımız, öğrencilerimiz ve gençlerimiz geleceğimizi güvenle emanet edeceğimiz insanlar olarak yetiştirilmeleri bu anlamda çok önemlidir.
Her ne kadar bu etkinlikler kimi mahvelleri rahatsız etmiş olsa da geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin Müslüman Türk kimliği ile öne çıkmalarına rol oynayacaktır.
Batı kültürünün etkisinde kalmış, dinden, imandan ve milli birlik ve beraberlikten uzak, kimliği bellisiz, kişilik bozukluğu yaşayan, kim olduğunu bilmeyen, nereden gelip nereye gittiğinin farkında olmayan ve bilmeyen bir nesil yetiştirilmemeli.
Bu manada Maarifin Kalbinde Ramazan etkinlikleri hiçbir olumsuz etkileşime girmeden en güzel bir şekilde uygulanmalıdır.
Yalnız benim anlamadığım, öğrencilerimizin yani çocuklarımızın, gençlerimizin Müslüman bir aileden ve dine sahip olmalarından dolayı namaz kılmayı veya İslam dininin gereklerini öğrenmesinde ve uygulanmasında ne gibi bir yanlışlık var ki buna karşı çıkılıyor?
Korkuluyor.
Ürkülüyor.
O zaman atalarımız :
“Ağaç yaşken eğrilir” sözü boşuna söylenmiş.
Hayır efendim, öyle değilmiş.
Peki ya nasılmış?
Çocuklar büyüdükleri zaman öğrenirlermiş.
Öğrenmedikleri, dini ve milli değerlerden yoksun olarak büyüdükleri yapılan anketlerde ve sokak röportajlarında ortaya konuyor.
Dolayısıyla karamsarlığa düşmenin ve tepki vermenin bir manası yok.
Milli Eğitim Bakanlığının bu faaliyetlerini her yıl devam ettirmesini öneriyor ve destekliyorum.