Bugünlerde bir örme modası aldı başını gidiyor. Hem de mahalle yanarken… Atalarımız ne güzel söylemiş “Mahalle yanarken aşüfte saçını tarar” diye. Elbette ören örer, tarayan tarar; orasını bilemem. Ama bildiğim net bir şey var ki, o da örmenin Türk geleneği olduğudur.

***

Kamera karşısında şov yaparak, artisvari hareketlerle bu geleneğin bir örgüte mal edilmesi kabul edilemez. Beş bin yıllık Türk tarihinde taşlara kazınmış bir değer, üç beş terör sevicinin şovuyla birilerinin himayesine geçmez. Her ne kadar zamanında Nevruz Bayramı’na yeterince sahip çıkamamış olsak da…

***

Neyse, ister tarasınlar ister örsünler; orasını bilmem. Ama bu kafayla giderlerse, başlarına çorap örüleceği gün gibi aşikâr. Gerek Suriye’de gerekse bölgemizde yaşanan diğer gelişmeleri dikkatlice, hem de büyük fotoğraf üzerinden ele aldığımızda ne demek istediğim açıkça anlaşılır.

Zaten bölgemizdeki gelişmelere bakınca dört bir yanımız adeta kaynayan bir kazan: Kıbrıs, Ege, Akdeniz, Karadeniz, Kafkasya, Suriye, İran, Irak… Tam anlamıyla bir cadı kazanı.

***

İktidar bu cendereden nasıl hasarsız çıkarız hesabıyla gecesini gündüzüne katarken, bizim (!) muhalefet adeta saç tarıyor. Sen-ben-bizim oğlan misali birbirlerine ziyaretler yapıp karşılıklı methiyeler düzmekle meşguller.

***

Buna eyvallah diyeceğiz ama her buluşmada “erken seçim” diye kamuoyuna algı yapmaları yok mu; insan gerçekten anlamakta zorlanıyor. Yahu arkadaş, “Cenaze evinde miras paylaşılmaz” diye bir söz duymadınız mı? Nedir bu aceleniz, bu telaşınız? Bırakın şu toz bulutu bir dağılsın; ondan sonra seçim mi yapılacak, başka bir şey mi olacak, ona göre karar verilir.

***

Yoksa ağababalarınızın oyunlarının, ülkemizin attığı adımlarla bozuluyor olması mı sizi rahatsız ediyor? Yıllarca bizi yok sayanların, gelişmemizin önüne taş koyanların hesapları altüst oluyor diye siz de onlar kadar mı telaşlısınız? Bu coğrafyada yüz yıl önce olduğu gibi yine hüsrana uğrarlarsa, biz de onlarla birlikte yok oluruz kaygısı mı taşıyorsunuz diye sorarlar insana.

***

Kaldı ki seçim olsa ne olacak? Altın tepside size imkân sunulup “buyurun” mu denilecek? Türk Milleti, kapılarında ağladığınız; size boyunduruk vurmaya çalışan tek dişli canavarlara benzemez. Kendisine sırtını döneni, kendisini yok sayıp el avuç açarak dilenen zavallıları hiçbir zaman adam yerine koymaz.

***

Feraseti yüce bu millet, dar gününde ve zor zamanında yanında olan; memleket ve millet sevdasıyla yanan, taş üstüne taş koyabilen kim varsa ona güvenir ve ülkeyi onun yönetmesini ister.

***

O yüzden sağda solda hesap kitap yaparak değil; hazır zaman varken çalışın. İnanıp güvendiğinizi millete anlatacak işler yapın. Yani saç taramayı bırakın; millete güven verin, güven.