Türkiye’de KADIN dendiği zaman hep tartışıla gelmiştir. Oysaki KADIN olmadan hiçbir şeyin olmayacağını da hep göz ardı etmişizdir. Bu evde de, sokakta da, iş yerinde de, ticarette de, siyasette de!
Bir bakıma “EKSİK ETEK” deyip geçtiğimiz kadınlarımız bana “KADININ ADI VAR MI YOK MU” tartışmalarını hatırlatmıştır. Vallahi ne yalan söyleyeyim her alanda KADIN VARSA hem düzen hem de güzellik oluyor.
Buradan konuyu Antalya iş dünyasına yani Ticaret ve Sanayi Odası’na (ATSO) getirmek istiyorum. Cumhuriyetten bile yaşlı. Bu yıl 146 yaşını kutlayacak. Baktım da bir tek kadın başkanı yok. Hiç olmamış!
ATSO’nun yakın tarihine baktım yönetiminde teK tük kadına rastladım. Hele son dönemlerinde sadece Hatice Öz’ün adına rastladım. Kadınının adı genelde arka planda. Başkan Yardımcısı olarak görev verilip günü kurtarmışlar.
Bakın Kütahya gibi bir il elini çabuk tutup Türkiye tarihinin ilk kadın ticaret ve sanayi odası başkanını seçmiş. Adı Esin Güral Argat! Yani, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı.

Seçildiğinde de ilk mesajı, “Karar mekanizmalarında daha fazla yer almalarının kadınların her alanda güçlendirilmesi çalışmalarında kilit önemde olduğuna inanıyoruz” ifadesi olmuş.
Şimdi tüm iş insanı kadınlar KUTSO Başkanı Esin Güral Argat’ı örnek almalı. Belki onlara cesaret verir ve rol model olur. Çünkü toplumda CESARETLİ KADINLARA ihtiyaç var.
Ben biraz pozitif ayrımcılık yapmak istiyorum. Böyle bir olayın Türkiye’nin en eski odalarının başında gelen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda da olabileceğini düşünüyorum.
Ekim/Kasım ayında yapılacak ATSO seçimlerinde Başkan Adaylığı kuvvetle muhtemel gündeme gelecek olan HATİCE ÖZ bana göre bu iş için biçilmiş bir kaftan. Tabi aday olursa.
Neden mi? Hatice Öz, birkaç dönemdir ATSO Meclisi ve ATSO Yönetim Kurulu’nda yer aldı. Türkiye’de adı son dönemde ön plana çıkan başarılı bir iş kadını!
Öz’ün hayata geçirdiği ‘ÜRETİYORUZ, TÜRETİYORUZ’ hareketi var. Kadın girişimciliği teşvik eden, yerel kalkınmaya öncelik veren ve etik değerlere dayanan bir iş modeli.
Birçok kez de başarılarından dolayı çeşitli STK’lar tarafından ödüle layık görülmüş. Anlayacağınız UN VAR, ŞEKER VAR, YAĞ VAR. İş HELVAYI YAPACAK USTALARA kalıyor. Vallahi ATSO üyeleri eğer değişim yapacaksa 4x4’lük bir fırsat var önlerinde. Kütahya başarabilmiş ise Antalya olarak neden başarılmasın.
Ne dersiniz? Buyurun bir de siz düşünün. Haa, “Olmazzz” derseniz de siz bilirsiniz. Biz toplum olarak severiz erkek hegemonyasını ve erkek egemenliğini zaten.
Küsmeyiz, gücenmeyiz. Yeter ki siz ekonomiye destek vermeye devam edin yeter. Benim gibi düşünenler de “KADININ ADI YOK” der kuyruğu kıstırır otururuz yerimizde.
---------------
EMITT’TE NİYE YOKTUK!
Turizm sektörünün en köklü ve prestijli organizasyonlarından biri olan 29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) bana göre Antalya açısından tam bir fiyasko!
Sektörün nabzını tutan bu fuarda Antalya ZIMMEN YOKTU! Turizmin başkenti olarak anılan Antalya’nın katılımcı listesinde yer almamasının izah edilebilir bir tarafı yok bence.
Peki bu absürtlüğün arkasında ne var? Resmi bir açıklama yapılmamış olsa da kulislerde konuşulanlar yüksek stant ücretleri, bütçe kısıtlamaları, tasarruf genelgeleri

Sekter temsilcileri şaşkın. Mutlak akla mantığı sığacak net bir gerekçesi vardır. Sakın bana TASARRUF TEDBİRLERİ ayağı falan yapmayın, kimseyi de kandırmayın.
Yıllardır EMITT’te en büyük stantlardan birini kuran, en yoğun iş görüşmelerini gerçekleştiren, en çok uluslararası tur operatörleri ağırlayan ANTALYA’NIN, birdenbire yok olması akıl alır gibi değil çünkü.
Ne kim ne derse desin alınan karar, stratejik bir hata olmanın ötesinde, bir tür kendi ayağına sıkma eylemidir. Düşünün; Antalya katılmıyor, ama rakip destinasyonlar sahnede.

Muğla’nın ilçeleri Seydikemer ve Fethiye, Van, Balıkesir, Ordu, Marmara Adaları gibi yerler stant açıp kendilerini tanıtıyor. Antalya’nın yokluğunda boşalan alanı bunlar doldurmuş.
Bu katılım eksikliği sadece bir stant meselesi değil; aynı zamanda bir imaj ve güven meselesi. Antalya’nın tanıtımına her yıl milyonlarca lira harcayan kamu ve özel sektör, neden bu parayı kendi şehrinin en önemli vitrinlerinden birinde kullanmıyor? Neden ‘TASARRUF’ adı altında en görünür olduğu yerden çekiliyor? Bu sorular cevapsız kaldıkça, sektördeki hayal kırıklığı büyüyor.

Vallahi, EMITT sadece bir fuar değil, TÜRK TURİZMİNİN AYNASIDIR. Eğer aynada turizmin başkenti görünmüyorsa, o ayna kırık demektir.
Umarım bu absürt kararın sorumluları bir an önce uyanır ve Antalya’yı hak ettiği şekilde yeniden fuarın en parlak noktasına yerleştirir. Çünkü turizmin başkenti olmadan turizm fuarı, biraz da eksik bir fuar demektir.