Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan habere göre, Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra BM'nin diğer bazı yetkililerine mektuplar gönderdi.
İsrail'in Filistin topraklarında işgalci güç olarak Filistin halkına karşı suçlarına ve yasadışı politikalara devam ettiğine işaret eden Mansur, Batı Şeria'nın Eriha kentine bağlı Ras Ayn el-Avca köyünde durumun oldukça tehlikeli bir boyuta ulaştığına dikkati çekti.
Ras Ayn el-Avca köyü için acil çağrıda bulunan Mansur, "Filistin topraklarını gasbeden silahlı İsraillilerin ve İsrail ordusunun saldırıları altındaki Ras Ayn el-Avca köyü yok olmak üzere. İsraillilerin şiddetli saldırılarıyla köydeki Filistinlilerin topraklarını terk etmeleri hedefleniyor." ifadelerini kullandı.
Mansur, uluslararası toplumu, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin’de varoluşsal tehditlerle karşı karşıya olan Ras Ayn el-Avca köyü ve diğer tüm toplulukların yaşadığı trajediye gerekli ilgiyi göstermeye çağırarak, uluslararası insani hukuk uyarınca korunmaları gerektiğini vurguladı.
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Mansur, köy sakinlerinin evlerinin yıkıldığını, sert iklim koşulları altında kendilerine bölgeyi terk etmeleri için yalnızca bir hafta süre verildiğini, ayrıca köy çocuklarına saldırılar düzenlendiğini ve okullarına gitmelerinin engellendiğini kaydetti.
Çağrıda, özellikle çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere Filistinli siviller için acil uluslararası koruma sağlanması, su, gıda, ilaç ve barınma dahil temel insani yardımların ulaştırılmasının güvence altına alınması istendi.
Ayrıca, uluslararası insancıl hukuku ve işgal altında yaşayan sivillerin korunmasını garanti altına alan uluslararası sözleşmeleri açıkça ihlal eden bu eylemlerden sorumlu olanların hesap vermesi ve Ras Ayn el-Avca sakinlerinin zorla yerinden edilmesine derhal son verilmesi çağrısında bulunuldu.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin iki yılı aşkındır sürdürdüğü ve son 10 gündür şiddetini artıran saldırı ve tacizleri nedeniyle onlarca aile evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Yolları buldozerlerle tahrip edilen, hareket özgürlükleri kısıtlanan köylüler, su, gıda ve temel geçim kaynakları olan hayvanlarının yemleri dahil yaşam için gerekli malzemelere erişimde sıkıntı yaşıyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten beri Batı Şeria’da Filistinlilere karşı 1720 saldırı kayda geçti. Bu süreçte, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları sonucu en az 1106 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin kişi yaralandı, 21 binden fazla Filistinli ise gözaltına alındı.
İsrail’in Haaretz gazetesine göre, Batı Şeria’da, 250 bini Doğu Kudüs’te olmak üzere yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimci yaşıyor. Filistinliler, bu saldırıların temel amacının zorla yerinden etme ve bölgenin fiilen ilhak edilmesi olduğunu belirtiyor.
Haaretz’in aktardığına göre, yalnızca 2025 yılında Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından 845 "ırkçı suç" işlendi. Bu saldırılarda 4 Filistinli yaşamını yitirirken, 200 kişi yaralandı. Bu rakamlar, 2024’te kaydedilen 675 saldırıya kıyasla yaklaşık yüzde 25’lik bir artışa işaret ediyor. 2024’teki saldırılarda 6 Filistinli öldürülmüş, 149 kişi yaralanmıştı.
Gazete, 2024’ün ilk yarısında 317, ikinci yarısında ise 358 saldırının kayda geçtiğini, 2025’te ise artışın daha da hızlandığını aktardı. Buna göre, 2025’in ilk yarısında 440 saldırı kaydedildi. Bu rakam, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 39’luk bir artış anlamına geliyor. 2025’in ikinci yarısında ise 405 saldırı gerçekleşti.




