Emine Erdoğan, Üsküdar'daki Palet Türk Müziği İlkokulunda öğrencilerle bir araya geldiği ziyaretinde yaptığı konuşmada, okulun dünya genelindeki sayılı müzik okullarından biri olmasının, herkesin göğsünü kabarttığını ifade etti.
Okulun alelade bir müzik eğitimi vermenin çok ötesinde bir misyonu olduğunu vurgulayan Erdoğan, burada kültürün, milli kimliğin ve hafızanın, çocukların dünyasında yeniden hayat bulduğunu, başka bir ifadeyle geleceğin, geleneğin sağlam ve köklü temelleri üzerinde inşa edildiğini söyledi.
Emine Erdoğan, Palet Okulları ailesinin her bir mensubuna, fikir temellerini atan kurucularına ve tüm emek sahiplerine teşekkür etti.
Türk müziğinin, bu toprakların hikayelerinin biriktiği; acının, sevincin, hasretin, sevdanın ezgiye dönüştüğü büyük bir milli hafızası olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türk müziği, bazen yürek tellerimizi titreten, bazen ruhumuzu kanatlandıran şarkılar ve türküler, bize aynı hikayenin, aynı kaderin parçası olduğumuzu anlatır, bizi birbirimize yakınlaştırır. Anadolu coğrafyasının, yüzyıllardır süregelen büyük serüvenine dahil olduğumuzu hissettirir." ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, bu kültürel mirasın, bir yandan içsel dünyalara arayışları dile getirirken bir yandan da toplumun ortak değerlerini, inançlarını ve tecrübelerini yansıttığına işaret ederek "Her ne kadar müzik evrensel olsa da kendi müziğimizi dinlemek, içimizde, uzun bir yolculuktan sonra eve dönmenin verdiği o derin huzur hissini uyandırır. Çünkü o evde anlaşıldığımızı, kabul gördüğümüzü ve oraya ait olduğumuzu biliriz. İşte bu yüzden müzik, toplumu birbirine görünmez bağlarla bağlayan, farklılıkları duyguların potasında eriten ve milli kimliğin oluşumunda temel bir rol üstlenen vazgeçilmez bir unsurdur." değerlendirmesini yaptı.
Ülkemizin ilk Türk Müziği İlkokulu olan “Palet Türk Müziği İlkokulu”nu ziyaret ederken, bir okuldan öte köklü bir medeniyet anlayışıyla şekillenen çok özel bir eğitim yolculuğuna tanıklık ettim.
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) January 10, 2026
Öğrencilerimizin gözlerindeki ışık, burada müziğin sıradan bir ders değil; bir… pic.twitter.com/bpO2r4rw6w
“TÜRK MÜZİĞİ, BENZERSİZ BİR MÜZİK EVRENİDİR"
Türk müziğini oluşturan tüm dalları, varlıklarının ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorunda olduklarını belirten Erdoğan, "Türk müziği, tarih boyunca kentte, sarayda, dergahta, camide, köyde, kırsalda, sınır boylarında, kışlada, yaşamı tüm boyutlarıyla çevrelemiş benzersiz bir müzik evrenidir. Sanat müziğinden Mevlevi müziğine, halk müziğinden askeri müziğe kadar uzanan bu büyük miras, millet olma bilincimizi, sesle, ritimle ve anlamla beslemiştir. Dede Efendi'den Itri'ye, Aşık Veysel'den Neşet Ertaş'a, hafız Saadettin Kaynak'tan Cinuçen Tanrıkorur'a, isimlerini burada tek tek sayamayacağımız nice usta, gelecek nesillere mutlaka aktarılması gereken güçlü bir estetik anlayış ve irfan dünyası bırakmıştır." diye konuştu.
Emine Erdoğan, dünyada Türk müziği kadar doğduğu toplumla bütünleşmiş çok az müzik bulunduğunu, bu yönüyle Türk müziğinin dünya ölçeğinde de çok seçkin bir yere sahip olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
"Ne var ki hastalara şifa verecek kadar billur, insan ruhunun en karanlık yerlerini bile aydınlatacak kadar latif olan; güzelliğiyle, rikkatiyle tüm dünyaya nam salan müziğimiz, maalesef bir dönem kendi evinden kovuldu. Öz yurdunda garip kalanlardan oldu. Kültür dünyamız, ödünç ve yabancı kavramlarla tahrip edildi, çölleşti. Ancak ne sevindiricidir ki bugün bu çatının altında sadece bir enstrümanı çalmayı öğrenen çocuklar değil, üstadın deyişiyle 'Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip' bir nesil yetişiyor. Böyle bir nesil, bir anlamda da kültür ve sanat dünyamızın ihyası demektir. Bu evlatlarımızın bir kısmı belki müziği bir kariyer yolu olarak seçecek, önemli bestekarlar, icracılar olacaklar. Belki bir kısmı başka mesleklere yönelecek ama önemli olan şu ki, hepsi yeni ve özlenen bir aydın zümreyi oluşturacaklar."
Çocukların yüksek bir sanat formu olan Türk müziği sayesinde derin felsefi motiflerle, insan merkezli bir anlayışla ve köklü bir fikir dünyasıyla çok erken yaşta tanıştıklarını belirten Erdoğan, çocukların bir yandan estetik duygularının geliştiğini, diğer yandan hayata geniş bir ufuktan bakabilen, insanlığa değer katabilecek fertler olarak büyüdüklerini ifade etti.
Emine Erdoğan, çocuklara "Hangi enstrümanı seviyorsun?' diye sorulduğunda 'Ut, kanun, tambur.' cevabını alabilmenin bile başlı başına büyük bir başarı olduğunun altını çizerek bu durumun, Türk müziğinin çok uzun zamandır hak ettiği bir iadeiitibarının en somut göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.
"SANAT YAŞADIKÇA İNSANLARA DOKUNDUKÇA DÜNYA DA GÜZELLEŞİR"
Küreselleşmenin kültürler üzerinde son derece dönüştürücü bir etkisi olduğuna işaret eden Erdoğan, "Dünya hızla, homojen bir kültürün etkisi altına giriyor. Bu süreç, toplumları derinden sarsıyor. Tüm dünyada kuşaklar arasındaki makas açılıyor, toplum mühendisliğine soyunan zararlı ideolojileri filtreleyecek kültürel direnç zayıflıyor, milli kimlik krizi derinleşiyor, tüketim odaklı bir toplum modeli yaygınlaşıyor ve kültür emperyalizmi her an yeni bir zihni daha işgal ediyor." dedi.
Emine Erdoğan, dünyayı bir günde değiştirmenin imkanının bulunmadığını ama dünyanın insanları değiştirmesini, tanınamaz hale getirmesini önlemenin yollarının olduğunu, bunun en başında kültür ve sanat alanına yapılacak nitelikli yatırımların geldiğini belirterek "Sanat yaşadıkça, insanlara dokundukça ufuklarını genişletip ruhlarını güzelleştirdikçe dünya da güzelleşir. Bugün küresel bir fenomene dönüşen bazı müzik türlerinin, başta çocuklar ve gençler olmak üzere insanları nasıl şiddete yönelttiğini görüyoruz. Ne yazık ki tüm dünyada gençler ağır hakaretler, çirkin düşünceler, cinsel içerikler ve şiddet içeren sözlerin kullanıldığı bir müzik furyasıyla kuşatılmış durumdalar. Kimlik arayışındaki birçok genç, rol modellerini böyle bir dünyada arıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yapılan araştırmalara göre, gençlerin günde ortalama 2 saat müzik dinlediğini ve müzik kliplerinin yüzde 75'inin uygunsuz haller, şiddet, alkol ve sigara kullanımını özendiren unsurlar içerdiğini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Halbuki müzik ruhun gıdasıdır ancak görüyoruz ki sanatsal bağlamından koparılan, medeniyet kökleri kurutulmuş müzik, yeri geliyor ruhun zehri de olabiliyor. Kültür ve sanat hayatımızı zenginleştirecek ve kültürel mirasımızla gençler arasında köprüler kuracak bir çaba içinde olmalıyız. Şahsen, mimarisi, çalışma atölyeleri, müzesi, son derece iyi kurgulanmış müfredatı ve öğrencilerine sunduğu sayısız imkanla Palet Türk Müziği İlkokulunun örnek bir kültür yatırımı olduğu kanaatindeyim. İnanıyorum ki buradan mezun olacak evlatlarımız Türk müziğine can suyu olacaklardır."
"KÜLTÜRÜMÜZ KÜLLERİNDEN BİR ZÜMRÜDÜANKA KUŞU GİBİ DİRİLMEYE BAŞLAMIŞTIR"
Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da okulu 7 yıl önce kurduklarını, bu girişimde ünlü müzisyen ve bestekar Cinuçen Tanrıkorur'dan ilham aldıklarını anlattı.
"Türk müziği üstadı" olarak tanımladığı Tanrıkorur'dan eğitim aldığını, ayrıca Tanrıkorur'un kültürün ihyasının ve dilin korunmasının önemini anlamasında kendisine rehberlik ettiğini dile getiren Erdoğan, "Son 15 yıldır yaptığım bütün vakıf çalışmalarında hedefim, kültürümüzün ihyası ve yeni nesillere hakkıyla aktarılması, sadece ansiklopedik bilgi olmaması; evlerde, sokaklarda canlı canlı yaşanması ve yaşatılması." ifadesini kullandı.
Bilal Erdoğan, okulun, müzik yeteneği olan 6 yaşındaki çocukların Türk müziğine doğmasını hedeflediğini aktararak "İstiyoruz ki 6 yaşında yeteneği keşfedilmiş çocuklarımız Türk müziğiyle müzik eğitimine başlasınlar. Her yıl 1000'in üzerinde bize başvuranlar ve Üsküdar'da yaptığımız taramalarda bulduğumuz yetenekli çocuklar içerisinden sadece 24'ünü okulumuza alıyoruz. Yeteneğe göre karar veriyoruz. Ailenin maddi durumuna göre de çeşitli oranlarda burslandırıyoruz." diye konuştu.
Türk müziğini, kültürünü ve geleneklerini çok iyi bilen entelektüeller yetiştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "'Gençliğin hali ne olacak? Bizim kültürümüz yitip gidecek mi?' endişesi olanlar için şunu söylemek istiyorum. Zaman bizden yana diye düşünüyorum. Bizim kültürümüz evelallah küllerinden bir Zümrüdüanka kuşu gibi dirilmeye başlamıştır, Allah'ın izniyle dirilecektir ve o zaman daha güçlü bir toplum olacağız." dedi.
Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş de 9,5 yıllık hazırlık sürecinin akabinde 7 yıldır eğitim hayatında olduklarını anlatarak Emine Erdoğan'ı okulda ağırlamaktan duydukları mutluluğu ifade etti.
EMİNE ERDOĞAN, OKULA ATIK MALZEMELERDEN ÜRETİLEN KEMENÇE HEDİYE ETTİ
Okulu ziyaretinde Bilal Erdoğan ve Yüce Gümüş tarafından karşılanan Emine Erdoğan, 3. sınıf öğrencilerinin eğitim gördüğü sınıfa girerek Kur'an-ı Kerim dersine konuk oldu. Öğrenciler bu sırada hep bir ağızdan Rahman Suresi'ni okudu.
Daha sonra anasınıfı öğrencilerinin dersliğine giren Emine Erdoğan, Afrika ülkelerinin bayraklarının işlendiği dersle yakından ilgilendi.
Çini Atölyesi'ni ziyaretinde çocukların yaptığı çinileri inceleyen Emine Erdoğan, Türk musikisinin önemli bestekarlarından Alaeddin Yavaşca'nın kişisel eşyaları ve bestelerinin bulunduğu odayı da gezdi.
Her platformda "Sıfır Atık" konusuna vurgu yapan Emine Erdoğan, okulda atık eşyalardan üretilen enstrümanların bulunduğu bölümü gezdi, akabinde okula, geri dönüştürülmüş atık malzemelerden üretilen bir kemençe hediye etti.
Emine Erdoğan, daha sonra okulun çalışma hücreleri, ses kayıt stüdyosu, luthier atölyesi ve kütüphane alanları ile Türk müziği tarihinden enstrüman bilgisine, ses kayıt tarihinden bestecilere, bestelere, formlara ve usullere kadar Türk müziğinin hemen her alanına temas eder mahiyetteki ülkenin ilk tematik Türk Müziği Müzesi'ni ziyaret etti.
Seçilmiş sözlü ve enstrümantal Türk müziği eserleri ve bestecilerinin yer aldığı çarkların eşleştirilerek beste çalınabildiği "Çarkıplak" adlı oyun aletiyle yakından ilgilenen Emine Erdoğan, oyunla ilgili sorular sordu.
Emine Erdoğan, okulun spor salonunu da ziyaret ederek ok atan çocukları izledi.
YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, günün anısına Emine Erdoğan'a, Palet Okulları tarafından düzenlenen çocuk enstrümanları yapımı yarışmasını kazanan öğrencilerin yaptığı udu hediye etti.
Öğrencilerin enstrüman dinletisi, müzik topluluğu konseri ve aile fotoğrafı çekiminin ardından program sona erdi.
Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Daimi Şefi Cemi'i Can Deliorman, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve eşi Nihal Özdemir, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, merhum bestekar Cinuçen Tanrıkorur'un eşi Barihüda Tanrıkorur, bazı milletvekilleri, sanatçılar ve medya kuruluşu temsilcileri katıldı.




