‘Asrın Felaketi’ni geride bırakalı tam 3 yıl oldu. Hala o günkü acıları yaşamaya devam ediyoruz. O gün yıkılan sadece binalar değil, aynı zamanda hayatlardı... Acı, gözyaşı, sönen ocaklar, bitip giden umutlar ve yarım kalan hayatlar...
***
Tam bir küçük kıyamet yaşandı adeta. Feraseti çok büyük olan yüce Türk milleti el ele verip ‘Asrın Felaketi’ni asrın dayanışmasına çevirerek yaraların sarılması adına müthiş bir gayret gösterdi.
***
Tüm dünyaya örnek olabilecek çalışmalarla adeta 3 yılda tüm yaralar sarıldı. Elbette maddi kayıplar imkanlar çerçevesinde giderildi ancak ya manevi kayıplar... Elbette manevi kayıpların telafisi mümkün değil ancak bundan sonrası için doğru hamleler yapmak adına oldukça önemli.
***
Çünkü ülke olarak deprem kuşağında yer alıyoruz. Sadece belirli bir bölgemiz değil neredeyse ülkemizin tamamı risk altında.
***
Daha önce yaşadığımız depremler belki gözümüzü açmadı veyahut biz onlardan yeterli dersi çıkaramadık ama 6 Şubat'ta yaşadığımız ‘Asrın Felaketi’ artık hepimizin gözünü açmalı.
***
Şehirlerimizdeki binalar hızlı bir şekilde taranmalı, sıkıntılı olanlar derhal boşaltılıp risk seviyesi en azami seviyeye indirilebilmeli.
***
Bazı şehirlerimizde dokunsanız yıkılacak derecede olan binalarda hala bizim insanlarımız yaşıyor. Bu durum olabilecek en küçük bir sarsıntıda meydana gelebilecek felaketin boyutlarını büyütür Allah korusun.
***
Evet, Allah korusun ama tedbiri de elden bırakmamak lazım. Atalarımız bile "Eşeğini sağlam kazığa bağla sonra Allaha yalvar" diye boşa dememişler.
***
İşte bu yüzden yaşadığımız her felaketten ayrı bir ders çıkarıp yeni olabilecekler için önlem almalıyız.
***
‘Asrın Felaketi’nde hayatını kaybeden tüm deprem şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve büyük Türk milletine başsağlığı ve sabır diliyorum.
***
Allah böylesi acıları ve felaketleri bir daha yaşatmasın. Bu arada bu yaraların sarılması için gecesini gündüzüne katan herkesten Allah binlerce kez razı olsun.