Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları şu şekilde:
Rahmet mevsimini biz de büyük bir bahtiyarlıkla karşıladık. Ramazan'ın manevi atmosferinin ülkemizin her karışını kuşatmasıyla hanelerimiz şenlendi, gönüllerimiz merhametle doldu. 11 ayın sultanı olan Ramazan kalplerimizi arındırmamız, ruhlarımızı dinlendirmemiz, zihinlerimizi günlük hayatın meşgalesinden kurtarmak için fırsattı.
Kabine olarak ve kadrolarımızla bu yedi veren günlerini en güzel şekilde ihya etmeye çalışıyoruz. İlkini şehit yakınları ile iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma vesilesi hâkline geliyor. AFAD'mız, Kızılay'ımız, Diyanet İşlerimiz ve diğer kurumlarımız ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor.
Belediyelerimiz liderliği bu konuda kimseye kaptırmıyor. Çok anlamlı faaliyetlere imza atıyorlar. Külliye'de ramazan programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından, çocuk etkinliklere her yaştan insanın ilgisini çekecek bir program hazırladı. Hafta sonları anne babaların çocuklarının ellerinden tutup Külliye'deki etkinliğe katılmasını bekliyorum.
Kabinede bayrak değişimi
Geçen hafta Kabinemizde küçük çaplı bir revizyon gerçekleştirdik. İçişleri ve Adalet Bakanlıklarında arkadaşlarımız devir teslimlerini yaptılar ve yeni görevlerine başladılar. Adalet Bakanlığı görevini yürüten Akın Gürlek ve İçişleri Bakanlığını yürütecek Mustafa Çiftçi kardeşime yeni vazifelerinde Allah'tan muvaffakiyet diliyorum.
Her iki bakanımızın da seleflerinden devraldıkları sancağı, yeni bir heyecanla ve omuzlarındaki ağır yükün sorumluluğu ile taşıyacaklarına yürekten inanıyorum. 2,5 yıl boyunca milletimize ve devletimize hizmet eden Yılmaz Tunç. ve Ali Yerlikaya kardeşimize fedakarlıklarından dolayı teşekkür ediyorum.

Dış gündem
Son Kabine toplantımızdan bu yana iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündemle ülkemize hizmet yolculuğumuzu sürdürdük. Küresel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, özellikle Türkiye olarak barışı, diyaloğu ve müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz.
Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük; gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor ve adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretle dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik, cesur, samimi ve ilkeli duruşu uluslararası camiada da takdirle takip ediliyor.
Dünya sisteminde şiddetli kırılmaların yaşandığı bu dönemde Türkiye’nin yegâne amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostluklar kazanmaktır. Biz anlaşmazlıklardan düşmanlık üretme peşinde değiliz. İhtilafları büyütmenin, sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesin de bizim hak ve hukukumuz karşısında aynı saygıyı göstermesini bekliyoruz.
Şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor, Türkiye’nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerde durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor. Bu kapsamda bir çok önemli ismi ağırladık. 11 Şubat’ta Yunanistan Kiryakos Miçotakis’i külliyemizde misafir ettik. Görüşmelerimizde iki ülke arasındaki münasebetlerin yanı sıra Ege ve Akdeniz’e ilişkin tutumlarımızı kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı bulduk.
İmzaladığımız belgelerle ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirdik. Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve dinî haklardan tam anlamıyla istifade edebilmesi noktasındaki beklentilerimizi Sayın Miçotakis’le açıkça paylaştık. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi, 10 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi arzusundayız.
Ayrıntılar geliyor...




