Özellikle son dönemlerinde acıyı, ihaneti, kepazeliği ve rezilliği gördüğümüz 2025 yılını nihayet geride bıraktık. Kime sorsanız neredeyse tamamından “çok şükür bitti de kurtulduk” sözünü duyabileceğiniz bir yıldı belki de 2025…

***

Elbette geride bıraktığımız yılın mutlu ettikleri, yüzünü güldürdüğü kesimler de olmuştur; ancak çoğunluk olarak hepimiz, gerek kişisel gerekse toplumsal anlamda, 2025’ten pek memnun değildik.

***

Ekonomik darboğazı bol bol konuştuk. Fırsatçıları, sürekli zam yaparak milletin cebindeki üç kuruşa göz diken ekonomik teröristleri neredeyse her gün gündeme getirdik.

***

Vatana ihanet edeni, hangi şart altında olursa olsun hainlikten vazgeçmeyeni, milleti değil kendini düşünenleri; zevk ü sefasından vazgeçmeyip bir yandan da “millet aç” diyerek provokasyon yapanları konuştuk.

***

Millete hizmet olarak dönmesi gereken vergilerimizin, kendini uyanık sanan bazı kişilerin cebine gittiğinin tescillendiği bu yılı geride bırakırken, özellikle son haftasında yaşadığımız heyecan had safhadaydı.

***

“Hadi gelsin artık” derken beklenen gün geldi, yılbaşı nihayet çattı. Bazı kesimler için çok şey ifade ederken, bazıları için hiçbir anlamı yoktu. Aslına bakacak olursak sadece takvimden yapraklar değişiyor, ömürden bir yıl daha eksiliyor; biz ise bunu sevinerek kutluyoruz.

***

Üstelik yeni gelen zamları hiç hesaba katmadan… Üç kuruş verip on kuruş alan bir sistemde bu durum bana oldukça garip geliyor ama neyse… Elbette herkesin eğlenmek, stres atmak hakkıdır; fakat biz böyle bir duruma öylesine alışmışız ki, böyle gelmiş, böyle de gidiyor.

***

İnşallah yeni gelen yıl; rezilliğin, olumsuzlukların, pisliklerin, ihanetlerin, yolsuzluk ve hırsızlığın geride kaldığı bir yıl olur. 2026 yılı kazasız, belasız; afetlerin olmadığı, acıların son bulduğu, terörün bittiği; ülkemize ve milletimize huzur, refah ve bereket getiren bir yıl olsun.