Vallahide billahi de atalarımızın hakkını ne yapsak ödemeyiz. Çünkü asırlar önce ne söyledilerse aynen bugün bile geçerliliğini koruyor. Yaşamımızın her anı bir eski atasözü!
Yazımın başlığının ne anlama geldiğini ve sözlük anlamını açıkladıktan sonra asıl mevzuya öyle gireceğim. Bakın bakalım atalarımız asırlar öncesinden bugünlere nasıl görüp özetlemiş?
BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK; “Kişinin karakterine veya eylemine uygun, eşit ağırlıkta bir tepkiyi belirtir. Kişi nasıl birisiyse, davranışlarına ve hak ettiğine göre karşılık verileceğini, herkese layık olduğu muamelenin yapılacağını ifade eden bir atasözüdür.”
Şimdi bu atasözünü aklımızın bir köşesinde tutalım ve asıl mevzuyu ben anlatayım siz okuyun. Sonra birlikte değerlendirmesini yapalım. Bakalım neler yapılıyor bu memlekette?
Efendim birkaç gün önce Muratpaşa Belediyesi bir duyuru yaptı. Duyuruda özellikle SORUMLULUK ve YETKİMİZ dışında olan ifadesi kullanıldı!
_google_ers_1776805574.png)
Yani Muratpaşa Belediyesi kendi sınırları içinde olan ancak sorumluluğunda olmayan Yeşilova Mahallesi’nin Decathlon mağazası ile Güzeloluk Mahallesi’nde yer alan Corendon Havayolları Genel Müdürlüğü arasında bulunan DSİ KANALI SERVİS YOLU ulaşıma kapatıldı.
Çalışma ise 20 Nisan Pazartesi saat 22.00 ile 21 Nisan Salı saat 04.00 arasında gerçekleştirildi. DSİ’nin sorumluluğundaki yol düzeltilerek ulaşıma tekrar açıldı.
Muratpaşa Belediyesi sorumluluk alanı dışı ve yetkisi olmayan bir yolda yaptığı çalışmaya dayanak olarak, “Kent sakinlerinden gelen yoğun talep doğrultusunda” ifadesini gösterdi!
Yahu adama sormazlar mı, “Sana ait olmayan bir yolda hangi yetkinizle bir iyileştirme çalışması yaptınız? Yolun DSİ’ye ait ve servis yolu olduğunu ısrarla belirtiyorsunuz ya bir izin aldınız mı? Bu harcamanın parasını belediye olarak hangi kalemden ödeyeceksiniz veya DSİ’ye mi fatura edeceksiniz? Normalde taşıtların kullanmaması gereken bir yolda niye böyle bir çalışma yaptınız? Acil çözüm bekleyen sorunlar varken size ait olamayan bir yolda çalışma yapmak doğru mu? Madem halkın her istediğini yapıyorsunuz sokaklardaki bozuk yolları niye yapmıyorsunuz?....” Bu ve buna benzer soruları çoğaltmak mümkün.
Bakın ben belediyecilik kanunlarını ezbere bilmem. Böyle konularda ya bir bilene ya da HACI GOOGLE’ye sorarım. Sordum ve böyle bir çalışma için aldığım cevaplara şaşırmadım!
_google_ers_1776805722.png)
Kanun diyor ki, “Belediyelerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre sorumluluk alanı dışında (başka bir kamu kurumu yolu vb.) çalışma yapıp harcama yapması, Sayıştay denetimlerinde ‘Görev ve sorumluluk alanı dışındaki yerlere harcama yapılması’ kapsamında YASAL DAYANAĞI OLMAYAN BİR HARCAMA (KAYNAK İSRAFI) olarak kabul edilir. Bu durum, harcamayı yapan görevliler için KAMU ZARARI DOĞURUR ve harcanan paranın SORUMLULARDAN TAZMİN edilmesine (ÖDETİLMESİNE) yol açabilir. Belediyenin görev ve sorumlulukları mahalli müşterek nitelikte olmak zorundadır. Başka bir kurumun sorumluluğundaki yere harcama yapmak, bütçenin amaç dışı kullanımıdır.”
Şimdi bu yapılan çalışmaya ve kanun maddesinin dediklerine baktığımız zaman, aklıma deveye sormuşlar ‘Boynun neden eğri? ’Deve de demiş ki: ‘Nerem doğru ki?’ atasözü geliyor.
Eyy Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın KOMŞULARI; siz köstebek yuvasına dönen yollarınızda kuyu atlamaca oynamaya devam edin. Ev sahibiniz (Ümit Uysal) başka mahallelerde ip sekmeye devam etsin.
_google_ers_1776805682.png)
Eyy 40 yıldır sorunlarına İMAR PLANINA çözüm bulamayan Kırcamililer; bir dozerle yol açıp sizleri avutan Ümit Uysal’ın ninnilerine inanmaya devam ederseniz daha çok beklersiniz. Çünkü karşı mahallenin yolu varken size sıra gelmez!
Eyy Kırcamililer; Bir 40 yıl daha beklemeye ömrünüz yeterse hem planınız biter hem de arazileriniz değerini bulur! Çünkü Ümit Uysal’ın derdi ile sizin derdiniz aynı değil.
Velhasıl velkelam; BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK!
HER YER DÖKÜLÜYOR
Dünya şehri olmakla övündüğümüz ama bir kasabadan daha bakımsız ve sahipsiz kalan Antalya’mızın teşbihte hata olmasın neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
Yahu arkadaş bu memlekette hiçbir iş düzgün gitmez mi? Hiçbir şey kontrol edilmez mi? Önümüz yaz, turistik bölgelere bir el atılıp kırık dökük ne varsa yenilenmez mi?
_google_ers_1776805772.png)
Vallahi bu memleket sanırım hiç bu kadar sahipsiz kalmamıştı. Ben size Tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan bir örnek vereyim. Orada tarihi mekanı tanıtan bir tabela vardı! Hala da var! Ama sadece tabela kalmış. Güneşten solmuş, üzerinde Yat Limanı (Yacht Harbour) yazısı kalmış!
_google_ers_1776805620.png)
Her gün binlerce yerli ve yabancı turistin uğrak yeri olan bu mekana acaba hiçbir yetkili inmez mi? İner de gezerken BAKAR KÖR MÜ olur? Yoksa umursamaz mı?
Ne yalan söyleyeyim bu ve buna benzer onlarca konu var. Nihayetinde Antalya’da HER YER DÖKÜLÜYOR! Böyle giderse gezilip görülecek yer kalmayacak. Haberiniz ola.