Ev sahibi olmak… Sadece dört duvar, bir çatı meselesi değildir bu ülkede. Ev sahibi olmak; güven demektir, huzur demektir, geleceğe daha sağlam bakabilmek demektir. Hele ki dar gelirli bir aile için, kiradan kurtulmak bir lüks değil; hayata tutunmanın en somut adımıdır. İşte tam da bu noktada, Yüzyılın Konut Projesi, sıradan bir toplu konut hamlesi olmanın çok ötesine geçiyor.
***
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un açıkladığı üzere, Türkiye genelinde 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği bu dev proje kapsamında kura çekimleri hız kesmeden devam ediyor. Antalya’da hak sahiplerinin 10 Ocak’ta belirlenecek olması ise şehirde binlerce ailenin umutla beklediği bir tarih olarak takvimlere not ediliyor.
***
Bu sadece bir kura çekimi değil… Bu, bir evladın kendi odasına kavuşmasıdır. Bu, bir annenin “kira günü” endişesini geride bırakmasıdır. Bu, bir babanın “yarın ne olacak” sorusuna daha güçlü cevap verebilmesidir.
****
Devlet olmanın en temel vasfı, vatandaşını zor zamanlarda yalnız bırakmamaktır. Bugün gelinen noktada TOKİ eliyle yürütülen bu proje, sosyal devlet anlayışının sahadaki en somut karşılığıdır.
***
500 bin konut… Bu rakam kuru bir istatistik değil; 500 bin yuva, 500 bin hayat, milyonlarca umut demektir. Bakan Kurum’un, “Siirt’ten Antalya’ya, Artvin’den Bingöl’e… 14 şehrimiz daha Yüzyılın Konut Projesi’nin heyecanını yaşayacak” sözleri, devletin merkezle sınırlı kalmayan, Anadolu’nun en ücra köşesine kadar uzanan bir vizyonu olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
***
Burada önemli olan yalnızca konut üretmek değil; Planlı şehirleşme, depreme dayanıklı yapılar, çevreye duyarlı projeler ve ulaşılabilir ödeme koşulları. Ve en önemlisi adaletli dağıtım… Kura sistemi, bu adalet duygusunu güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak vatandaşın güvenini pekiştiriyor.
***
Antalya’da 10 Ocak’ta çekilecek kura, yalnızca bu şehir için değil, Türkiye genelindeki sosyal konut politikaları açısından da sembolik bir anlam taşıyor. Çünkü Antalya; göç alan, kira baskısının yüksek olduğu, dar gelirli vatandaşın en çok zorlandığı şehirlerin başında geliyor. Bu nedenle atılan her adım, verilen her anahtar; sadece bir aileyi değil, şehir yaşamını da rahatlatıyor.
SON SÖZ
Bugün ev sahibi olabilmek, birçok ülkede hayal bile değilken; Türkiye’de devlet eliyle, sosyal adalet anlayışıyla, şeffaf bir sistemle bunun mümkün kılınması küçümsenecek bir başarı değildir. Yüzyılın Konut Projesi, sadece konut değil; istikrar, umut ve gelecek inşa etmektedir. Devletin kurumu çalışıyor, sistem işliyor, vatandaşın yüzü gülüyorsa; işte o zaman sosyal devlet lafta değil, hayatta vardır.