Antalya geçen hafta (10-17 Ocak) öncekilerine oranla sakin havadan epey uzaklaştı. Şehir; yolsuzluk operasyonları, kamu zararı iddiaları ve parti içi fırtınalarla çalkalandı.

Soğuk hava uyarısı ve karne heyecanı bile gölgede kaldı. Gündem neredeyse tamamen Antalya Büyükşehir Belediyesi çevresinde dönüp durdu diyebilirim.

Haftanın en büyük bombası, 14 Ocak sabahı patlayan ASAT ve ALDAŞ operasyonu oldu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen şafak baskınlarında, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ile ALDAŞ (Altyapı Yönetim Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.) hedef alındı.

Operasyon kapsamında 22 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 14 kişi gözaltına alındı. 2 kişi yurt dışında, bir kişi ameliyatlı, Muhittin Böcek ise tutuklu olduğu için kapsam dışı tutuldu. 4 kişi ise davet ile çağrıldı.

Gözaltına alınan eski ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt, ALDAŞ Finans Müdürü Merve Doğruöz, eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Zeydanlı, ALDAŞ Muhasebe ve Ödeme Hizmetleri Kontrolörü Pınar Büyükçakıroğlu, ALDAŞ Satış Pazarlama Müdürü Lütfi Ergen tutuklandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler eski Daire Başkanı Selahattin Artun, ALDAŞ İdari İşler ve Bilişim Şube Müdürü Yüksel Özdoğan, ASAT Özel Kalem Şoförü Oktay Özalp, ALDAŞ Özel Kalem Şoförü Mehmet Yavuz ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Soruşturmanın kilit isimleri eski ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Kuzay ile Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’in yeğeni Nurhak Ermiş halen yurt dışında.

Soruşturmanın perde arkası ise dudak uçuklattı. Mülkiye Başmüfettişi incelemesine göre 399-400 milyon lira civarında bir kamu zararı tespit edilmiş. Rakam hayli yüksek.

Usulsüz araç kiralama, trafik cezalarının şirkete ödetilmesi, fiili hizmeti olmayanlara huzur hakkı, işe gelmeden maaş alma iddiaları soruşturmanın tam göbeğinde.

ASAT ve ALDAŞ operasyonu ile ortaya çıkan çarpıcı kısım işin ucunun SAYIŞTAY’a uzanması. Denetim için gelen 16 denetçi hakkında savcılık inceleme yapılması tam bir bomba!

Mülkiye Başmüfettişi denetimi ve Savcılık incelememesine göre; 2020-2025 arası Antalya'ya denetim için gelen SAYIŞTAY DENETÇİLERİ ile bazı denetçilerin aileleri

belediye iştirakleri tarafından 5 yıldızlı otellerde ağırlanmış! Buna bazı kurumlarının görevlileri de dahil!

İşte ‘ZURNANIN ZIRT’ dediği yerlerden biri burası. Konaklama giderleri nedeniyle kamu 64 milyon liraya yakın zarara uğratılmış. İş bununla kalsa belki bir nebze anlaşılacak olay.

Şimdi dikkat buyurun; bu harcamalar yapılırken SAYIŞTAY DENETLERİNİN bazılarının odalarına YABANCI UYRUKLU KADIN SERVİSİ yapılmış! Kadınlarla aynı odada sadece denetçiler değil ALDAŞ yöneticileri ile bazı kamu görevlileri de konaklamış!

Alemse alem, hovardalıksa hovardalık, çapkınlık ise çapkınlık, rezillik ise rezillik. Adına ne derseniz deyin diz boyu PİSLİK, diz boyu REZALET!

Yukarıda saydıklarım benim iddialarım falan değil ha. Mülkiye Başmüfettişi incelemesi ve Savcılık kayıtları! Bu DENETÇİLER mevzusu SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI’NA bildirilmiş. Bakalım ne sonuç çıkacak. Bekleyip göreceğiz.

Ancak bir hatırlatmada bulanmakta fayda var. Bu SAYIŞTAY DENETÇİLERİ içinde yer alan C.C. isimle zat-ı muhteremle ilgili Lider Gazete ekibi, ‘VİP DENETÇİ’ başlıklı haber yaptığı için davalık olmuştu. Atalarımız, “Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış” demiş.

Son operasyonun içinde SAYIŞTAY DENETÇİLERİNİN de adının geçmesi, belediyenin yıllara yayılan sistematik usulsüzlük iddialarını yeniden alevlendirdi. Kamuoyunda ‘DENETLEYEN DENETLENİYOR MU?’ sorusu tekrar yankılanmaya başladı.

Tabi bu yaşananlara CHP kanadından tek ses çıkartılması ilginç. Her şeye maydanoz olan ZIP ZIP AYKUT bile sus pus olup sera gezmeye PİKAÇU peşinde koşmaya devam etti.

Hal böyle iken CHP Antalya'da başka bir deprem yaşandı. İl Kadın Kolları Başkanı Necla İnci Bayrak ve yönetimi, Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu kararıyla görevden alındı! Hem de sorgusuz sualsiz. Hem de ‘DEMOKRASİ VAR’ denilen bir partide.

Her bir günü aksiyon dolu Antalya’da geçen haftanın en önemli olaylarından biri de SERVİSÇİLERİN Büyükşehir Belediye Meclisi’ne basmak istemesiydi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi 31 Temmuz 2024’te C plaka ihalesinde plaka bedelini 575 bin lira olarak belirlemiş, 990 esnaf ihaleye katılarak plakalarını satın almıştı.

Ancak aynı yıl içinde yapılan ikinci ihalede C PLAKALARIN 1 milyon 670 bin liradan ihaleye çıkarılmasına rağmen 312 esnaf 2 milyon lirayı aşan bedellerle plaka alabilmişti.

Fahiş fiyat uygulandığı gerekçesiyle açılan davada, Konya Bölge İdare Mahkemesi ikinci ihaleyi iptal etti. 312 esnaf plakalarını iade etti ama paralarını hala geri alamadı!

Yeni ihale beklenirken 1200 adet C plakanın 10 yıllığına aylık 8 bin liradan kiraya verilmesi teklifi servisçileri ayağa kaldırdı. Benim anlamadığım UKOME Yönetiminde olan Servisçiler Odası Başkanı Süleyman Şahin’in, “Benim haberim yok” demesi. İnanmıyorum. Haberi vardır. O ilk ihalede oğlu ile iki ballı C PLAKA aldı. Ondan sonrası fırtına!

Neyse; geçen hafta ANTALYAKART’ın vize ücreti de yüzde yüz artırılarak 50 liradan 100 liraya yükseltildi. Toplu taşıma kullanan Antalyalılar yeni yılda ilk ZAM ile tanışmış oldu.

Haftanın son günü Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, Uludağ Alan Başkanlığı’na atandı. Sanırım Antalya’nın turizm birikimi Uludağ’a taşınacak!

Evet sevgili dostlar, bir çırpıda aklıma gelen önemli olaylar bunlardı. Sizce geçen hafta Antalya’da en çok konuşulan olay hangisiydi?