Akran zorbalığı çocuğun bedensel bütünlüğünü, ruh sağlığını ve eğitim hakkını doğrudan tehdit ediyor.
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, öz güven kaybı, okuldan uzaklaşma ve akademik başarısızlık riski artarken, bu çocuklarda şiddeti normalleştirme, kurallara karşı gelme ve ilerleyen dönemlerde suça sürüklenme olasılığı daha da yükseliyor.
Çocukların suça sürüklenmesinde ve toplumsal dışlanma yaşamasında "okul dışı kalma" önemli bir faktör olurken, bunun olmaması için "zorunlu ve kesintisiz" eğitim takibinin yapılmasının önemli olduğu belirtiliyor.
ÖĞRENCİLERİN KATILDIĞI "AKRAN ZORBALIĞI" ARAŞTIRMASI
Sunumda Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir büyükşehirde akran zorbalığına yönelik 14-18 yaş aralığındaki 478 öğrenci ile yapılan araştırmaya da yer verildi. Buna göre, araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık 3'te 1'inin akran zorbalığına maruz kaldığı ve kendini "mağdur" olarak tanımladığı görüldü.
Her 6 öğrenciden 1'inin zaman zaman zorbalık davranışında bulunduğu, yüzde 11'lik bir grubun ise hem zorbalığa maruz kaldığı hem de zorbalık yaptığı ifade edildi. Kültürel değerler ve toplumsal cinsiyet algıları, akran zorbalığının biçimlenmesinde ve meşrulaştırılmasında belirleyici faktörler olarak değerlendirildi.
Araştırmada, zorbalık deneyimi arttıkça öğrencilerin okula yönelik tutumlarının ve okul sevgisinin azaldığı belirtildi.
Öte yandan Polat, sunumu sırasında akran zorbalığının başarı düzeyi yüksek okullarda da görüldüğünü belirterek, "Bu sadece belli bölgelerde var olan bir sorun ya da problem değil, bu genel olarak çok fazla yaşadığımız bir problem halinde karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı.





