Hükümet olunca hükümet başkanı uygun gördüğü kişi ve kişileri devleti yönetmesi için bakanları atar.
Bakan atanan kişiler TBMM'de kürsüye gelir yemin ederler.
Görevlerine başlarlar.
Dün öyle olmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan İçişleri bakanlığı ve Adalet bakanlığı için yeni isimleri uygun görmüş.
Olabilir.
Hükümet kendileri.
Yani, Erdoğan hükümet başkanı.
Kimi isterse onu atar.
Ama dün öyle olmadı.
Bakan olarak atanan İçişleri bakanı yemin ederken mecliste bir olağanüstülük yok.
Olmadı.
Ta ki Adalet bakanı olarak atanan Akın Gürlek yemin etmek için kürsüye gelene dek.
Bir anda TBMM karıştı.
Neden karıştı?
Ana muhalefet partisi CHP buna tepki gösterdi.
İtiraz etti.
Sebep?
İmamoğlu davası ve diğer davaların iddianemelerini hazırlayan İstanbul Cumhuriyet başsavcısı Akın Gürlek ismi büyük rahatsızlık veriyor CHP'ye.
İstenmeyen insan.
Beğenilmeyen bürokrat.
Mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir savcı.
İşte ne oluysa bunun için oluyor.
CHP genel başkanı Özgür Özel şiddetle bu isme tepki gösteriyor.
Hatta hakaret ediyor iddiaları var.
Savcı olarak istenmeyen bu isim bir adalet bakanı olarak hiç istenmiyor.
Karşı çıkılıyor.
İyi ama CHP hükümet değil ki!
Bakanın kim olacağına CHP karar verecek değil ki.
Atanan kişiyi muhalefet beğense ne olu beğenmese ne olur?
Atama yetkisi onlarda değil ki.
"Anayasaya aykırı" imiş.
Öyle diyorlar CHP'liler.
İddianamelerden son derece rahatsız olmaları ve o iddiaları hazırlayanında savcı Akın Gürlek olunca TBMM'de kıyamet koptu.
İstemezükçüler ile isterizciler birbirlerine girdiler.
Yumruklar havada uçuştu.
Duyumlarımıza göre bir milletvekilinin
burnu kırılmış.
Bize, bu büyük ve asil milletin millet meclisinde bu olaylar yakışmıyor.
Milletin vekili böyle yaparsa millet hayda hayda yapar.
Orda burda yolda hastanede kavga eder.
Olmadı bu.
Yakışmadı bize.
Muhalefetin yapacağı bir şey var.
O da seçimi kazanıp hükümet olmak.
İşte o zaman kendi gönüllerine, isteklerine göre istedikleri kişi ve kişileri bakan olarak atarlar.
Şimdi buna yetkileri yok.
Beğenip beğenmemek gibi bir durumda değiller.
Yani, şimdi o saygınlığı yüksek olan TBMM'de bu kadar nahoş olayın olmasına neden olmak güzel ve başarılı bir olay mı olmuştur.
Asla.
Çünkü yakışmamıştır.