2 Nisan Perşembe günü, dört duvar arasında el yazısıyla kaleme alınan bir mektubu okuduğumda ne düşünmüştüm, biliyor musunuz? İçimden, “Bu adam ya masum ya da tarihin en büyük aktörü” demiştim. 40 gün sonra merak ettiğim sorunun cevabını aldım. Ne yazık ki ikincisi çıktı.
Söyleyeceklerim var, ama önce hafızalara kazınan bir cümleyle başlayalım. Muhittin Böcek, bundan tam 40 gün önce, 2 Nisan 2026’da, cezaevi hücresinden yazdığı mektupta “6 kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim” demişti.
Bu mektup o kadar etkiliydi ki, ardından sağlık sorunlarından bahsedip “12 olan ilacım 22’ye çıktı” dediğinde çok kişinin yüreği sızlamıştı. Bugün, 12 Mayıs 2026. Aynı Muhittin Böcek, savcılık ifadesinde oğlunun adaylık için CHP’den “1 milyon euro istendi” beyanını “doğrudur” diyerek onaylıyor.

***
Peki, 40 günde değişen neydi Muhittin Bey? 40 günde “şerefsiz” olmaktan “etkin pişman” olmaya giden yolda hangi duraklardan geçtiniz? Aynı mektupta “Benim hayatım boyunca gizli kapaklı işim olmamıştır” demiştiniz. Peki, “gizli kapaklı iş” değilse, oğlunuz aracılığıyla bir aracıya teslim edilen, poşet içinde CHP Genel Merkezi’ne götürülen 1 milyon euro ve yine poşet içinde Özgür Özel’e teslim edildiği iddia edilen 200 bin dolar nedir?
“Gizli” olmayan bir iş olsaydı, banka havalesi yapardınız, dekont alırdınız, “İşte CHP’ye bağışım” diye basın açıklaması yapardınız. Ama siz poşeti tercih ettiniz. Aracıyı tercih ettiniz. “Parça parça ondan bundan topladım” dediniz. Bunların hiçbiri “gizli kapaklı iş” değil mi? Size cevap vermiyorum, çünkü siz kendi cümlenizle kendinizi mahkum ettiniz. Neyse işin bu tarafını bir yana bırakalım.

***
Antalya’nın taşı toprağı altın, deyim yerindeyse Muhittin Böcek’in ifadeleri de öyle. Antalya’nın “halkçı” belediye başkanı Muhittin Böcek, 5 Temmuz 2025’te Konyaaltı’ndaki lüks evinden gözaltına alınarak, rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı ve bugün cezaevinde etkin pişmanlık peşinde koşuyor. Oğlu Gökhan itirafçı olmuş, mal varlıklarına el konulmuş, aile fertleri de aynı bataklığın içinde…
Muhittin Böcek, 2019’da CHP bayrağı altında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Yerel siyasetin eskilerindendi; Halkla İlişkiler, İktisat, Kamu Yönetimi okumuş, “dürüst” imajıyla kitlelere hitap etmişti. Ama iktidar yılları, o imajı hızla eritti. Asıl mesele, oğlu Böcek üzerinden dönen rüşvet ağıydı; ihaleler, torpil, para transferleri, lüks daireler, tarlalar...

***
Peki iş nereye vardı? Gökhan Böcek savcılığa verdiği ifadede “adaylık borsası” sistemini tek tek anlattı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla Malatya Milletvekili Veli Ağbaba kendisini aramış, babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon euro istemiş. Gökhan, “Babam ‘Gereğini yap’ dedi” diyor. Parayı sırt çantasında CHP Genel Merkezi’ne teslim ettiğini, bunun “adaylık ücreti” gibi düşünüldüğünü anlatıyor. Muhittin Böcek de oğlunun bu beyanını doğruladı.
***
CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Gökhan Böcek için “Tam bir böcekmiş, tam bir pislik, yavşak!” diye veryansın etti. Deniz Gezmiş’ten örnek verdi, görüntülerini savunduklarını söyledi. Sert, aşağılayıcı sözler Böcek ailesini çileden çıkardı. “Enginyurt ve Ağbaba’nın hakaretleri üzerine Muhittin Böcek, Özgür Özel’e ‘Gerekli adımlar atılmazsa istifa edebilirim’ mesajı gönderdi” deniyor.
Özgür Özel’in ise ortalık sakinleşsin diye “susturucu” gönderdiği, ama başaramadığı konuşuluyor. CHP’de panik hakim. Bir yandan “iftira” diyorlar, diğer yandan aynı masada yıllarca oturdukları Böcek ailesini “pislik” diye yerden yere vuruyorlar. CHP’nin birçok belediyesinde aynı kokuşmuşluk yıllardır konuşuluyor. “Yolsuzluk yok” diye bağıranlar, şimdi tek tek dökülüyor.

***
Antalya gibi Türkiye’nin en güzel, en değerli kentlerinden birini emanet ettiğiniz adamlar, koltuğu bırakmamak için her şeyi satmış. Üst geçitler, raylı sistemler, altyapı... Nerede? Menderes Türel’in mirası hala ayakta, Böcek döneminde “eser” diye sunulanlar ya yarım ya da şaibeli…
Ve bugün gelinen noktada Muhittin Böcek’in istifanın eşiğinde olduğu konuşuluyor. İstifa ederse hakkıdır ama asıl istifa etmesi gereken, bu sistemi yıllarca koruyan, kollayan, “bizim belediyelerimiz tertemiz” diye yalan söyleyen zihniyettir.
Rüşvetin, yolsuzluğun, akraba kayırmacılığının bedeli ağır olur. Böcek, bunu şimdi anlıyor. Antalya da anladı. Koltuk uğruna her şeyi satanlar, halkın parasıyla beslenenler, halkın nefretini ve adaletin tokadını eninde sonunda yemiştir ve yemeye de devam edecektir…