İran dini lideri Mücteba Hamaney, İran yeni yılının (Nevruz) başlaması nedeniyle bir tebrik mesaj yayımladı. Mesajında Nevruz ile Ramazan Bayramı’nın aynı döneme denk geldiğine dikkat çeken Hamaney, "Bu iki dini ve milli bayram nedeniyle milletimizin tüm fertlerini tebrik ediyorum ve özellikle tüm dünya Müslümanlarının Ramazan Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE VE UMMAN’DAKİ SALDIRILARI BİZ YAPMADIK"

Hamaney açıklamasında, Türkiye ve Umman’a yönelik saldırı iddialarına ilişkin, "İyi ilişkilere sahip olduğumuz Türkiye ve Umman’da, bu ülkelerin bazı noktalarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar kesinlikle İran Silahlı Kuvvetleri ya da direniş cephesine bağlı unsurlar tarafından yapılmamıştır. Bu durum Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir. Benzer durumlar başka ülkelerde de yaşanabilir" ifadelerini kullandı.

"KOMŞU ÜLKELERLE İLİŞKİLER CİDDİDİR"

Mesajında bölgesel ilişkilere de değinen Hamaney, komşu ülkelerle ilişkilerin önemine dikkat çekerek, "Komşu ülkelerle ilişkiler konusunda ortaya koyduğumuz yaklaşım ciddi ve gerçektir. Komşuluk bağının yanı sıra, İslam dinine ortak bağlılık, kutsal mekanlar, bazı ülkelerde yaşayan İranlılar, ortak etnik ve dilsel unsurlar ile ortak stratejik çıkarlar, ilişkilerin güçlenmesi için önemli zeminler sunmaktadır" dedi.

"ÜÇ AYRI SAVAŞLA KARŞI KARŞIYA KALDIK"

İran'daki son bir yılda yaşanan gelişmelere değinen Hamaney, "Üç ayrı askeri ve güvenlik süreci ile karşı karşıya kaldık. Birinci savaş, haziran ayında yaşanan savaştı. Siyonist düşman, ABD’nin özel desteğiyle ve müzakereler sürerken alçakça bir saldırı düzenleyerek ülkemizin en seçkin komutanlarından ve önde gelen bilim insanlarından bazılarını ve ardından yaklaşık bin vatandaşımızı şehit etti. Düşman, bir veya iki gün içinde bu halkın sistemi devireceğini sandı. Ancak halkın uyanıklığı ve askerlerimizin cesareti sayesinde kısa sürede geri adım atmak zorunda kaldı. İkinci savaş, Ocak ayındaki darbe girişimiydi. ABD ve Siyonist rejim, ekonomik sorunların etkisiyle halkın kendi hedeflerini gerçekleştireceğini düşündü. Bu süreçte önceki savaşa kıyasla daha fazla sayıda vatandaşımız şehit oldu ve ciddi maddi zararlar meydana geldi" dedi.

"ÜÇÜNCÜ SAVAŞ HALA DEVAM EDİYOR"

Üçüncü savaşın ise hala devam ettiğini belirten Hamaney, eski İran dini lideri Ali Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin ABD-İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında öldürülmesine değinerek, "Bu savaşın ilk gününde, dini lideri ve birçok ismi kaybettik. Ardından farklı kesimlerden çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Bu savaş, düşmanın halk hareketinden umudunu kesmesinin ardından sistemin başındaki lideri ve bazı etkili askeri isimleri hedef alarak halkta korku ve umutsuzluk oluşturmak, halkı sahneden çekilmeye zorlamak ve bu yolla İran üzerinde hakimiyet kurup ülkeyi bölme hedefini gerçekleştirmek gibi yanlış varsayımla başlatıldı" ifadelerine yer verdi.

"ŞEHİRLER DİRENİŞ NOKTASI HALİNE GELDİ"

Halkın tepkisine dikkat çeken Hamaney, "Ancak siz bu mübarek ayda orucu mücadeleyle birleştirerek ülke genelinde geniş bir savunma hattı oluşturdunuz ve şehirlerin meydanlarını, mahallelerini ve camilerini adeta birer direniş noktası haline getirerek düşmana sarsıcı bir darbe indirdiniz. Bu darbenin ardından düşman çelişkili ve tutarsız açıklamalar yapmaya başladı. Bu durum onun zayıflığını ve sağlıklı değerlendirme yapamadığını açıkça ortaya koydu" ifadelerini kullandı.

"BU BİRLİK DÜŞMANDA ZAYIFLIK OLUŞTURDU"

Hamaney, halkın ortaya koyduğu birlik ve dayanışma için teşekkür ederek, "Bu büyük destanı ortaya koyduğunuz için halkımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum. Farklı görüşlere rağmen oluşan bu birlik düşmanda zayıflık oluşturdu. Bu birlik korundukça daha da güçlenecek ve düşmanlar daha da zayıflayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"MEDYA ÜZERİNDEN MİLLİ BİRLİK HEDEF ALINIYOR"

Pezeşkiyan: Komşularla çatışma istemiyoruz
Pezeşkiyan: Komşularla çatışma istemiyoruz
İçeriği Görüntüle

Hamaney, yürütülen medya faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunarak, "Düşmanın izlediği yollardan biri de medya faaliyetleridir. Bu süreçte toplumun bazı kesimlerinin zihin ve psikolojisini hedef alarak milli birliği ve buna bağlı olarak milli güvenliği zedelemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle dikkatli olunmalı ve ihmallerle bu kötü amacın gerçekleşmesine zemin hazırlanmasına izin verilmemelidir. Farklı düşünce, siyasi ve kültürel yaklaşımlara sahip olsalar da ülkemizdeki medya kuruluşlarının özellikle zayıf yönlere odaklanmaktan ciddi şekilde kaçınmaları gerekir. Aksi takdirde düşmanın hedeflerine ulaşma ihtimali artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

İHA

Muhabir: Haber Merkezi