Gürer, "Sadece dört ay içinde temel gıda olan peynire artışta peyniri lüks haline getirdi. Vatandaşın değişmez katığı olan ekmek-peynir, artık dar gelir için hesap kitap yaparak tüketeceği ürün noktasına erdi. Tüketici için porsiyon küçülürken, lokantada tabağını boyutunu küçültmeye doğru gidildiği günlere geldik” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, doğrudan üretici ve tüketiciyi koruması beklenen Tarım Kredi Marketlerindeki fiyat değişimlerini analiz ederek, gıda enflasyonunun geldiği noktayı verilerle değerlendirdi. 2026 yılının başındaki etiketler ile güncel Nisan ayı fiyatlarını karşılaştıran Gürer, süt ürünlerindeki artışın toplumsal beslenmeyi sorunlu kıldığını vurguladı.

YÜZDE 47’YE VARAN ARTIŞLAR

CHP’li Ömer Fethi Gürer, kamuoyunda "uygun fiyat" beklentisiyle takip edilen Tarım Kredi Marketlerindeki etiket değişimlerini paylaştı.

Gürer, yılbaşında daha "erişilebilir" olan ürünlerin, kısa sürede katlanan fiyatlarını şu şekilde sıraladı:

Karadeniz'in rengi kahverengiye döndü
Karadeniz'in rengi kahverengiye döndü
İçeriği Görüntüle

Yılbaşında 34 TL olan 1 litrelik tam yağlı sütün 50 TL’ye yükselmesiyle, kısa sürede %47,05 oranında bir artış gerçekleşti. Tarım Kredi Olgunlaştırılmış Klasik Peynir (900gr), 339 TL’den 440 TL’ye çıkarak %29,79 oranında zamlandı. Beyaz peynirin kilogram fiyatı ise %18,91 artışla 220 TL oldu. Tarsüt Tereyağı’nın (1 kg) 410 TL’den 500 TL seviyesine çıkmasıyla %21,95'lik bir artış kaydedildi. Tarsüt Tulum Peyniri (1 kg) %20,47 artışla 512 TL’ye ulaşırken, Kaşar Peyniri (1kg) %17,40’lık bir yükseliş gösterdi.

PEYNİR ETLE YARIŞIYOR

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt ürünleri artık "lüks segmentte" yer alan kırmızı et fiyatlarıyla yarışır hale geldiğini göstermektedir. Bir kilogram peynirin bedeli, kasaptaki bir kilogram kıyma veya kuşbaşı etin maliyetini zorlar hale gelmiştir. Vatandaşın mutfağında protein kaynağı olarak ete alternatif gördüğü süt ürünleri de ulaşılması dar sabit gelirli emekli için sorunlu noktaya ermiştir. Toplumun beslenme temelinden sarsıldığı bir döneme girilmiştir. Bu süreçte taklit tağşiş yanında sahte gıda içinde kapı aralamaktadır. İçinde süt olmayan kemik unu nişasta bitkisel yağ ile üretilen peynir adı ile satılan ürünler farklı dönemlerde tespit edilmişti. Artan fiyatlarla bu süreç denetiminde yapılması zorunlu kılmaktadır” dedi.

SAĞLIKLI BESLENMEK LÜKS OLDU

CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenme standartlarına uygun şekilde, fert başına günlük sadece 50 gram peynir tüketmesi durumunda, hanenin aylık peynir ihtiyacı toplamda 6 kilogramı bulmaktadır. Kilogram fiyatı 440 liraya ulaşan bir peynir türü baz alındığında, bu ailenin sadece kahvaltıdaki peynir gideri aylık 2.640 TL gibi bir rakama tekabül etmektedir. Asgari ücret ve emekli maaşlarının gıda enflasyonu karşısında her geçen gün eridiği bir ekonomik tabloda, sadece tek bir süt ürünü için bütçeden bu denli yüksek bir pay ayrılmak zorunda kalınması, beslenmenin bir lüks haline doğru gittiğini göstermektedir. Uzmanların önerdiği 50 gramlık dilim, bugün artık sofralarda besleyici bir gıda olarak koyabilen vatandaş sayısı da azalmaktadır” diye konuştu.

"BESİCİ AHIRDA, TÜKETİCİ KASADA KAYBEDİYOR"

Süt ürünlerindeki yükselişin süt inekçiliği yapanın gelirine yansımadığını belirten Ömer Fethi Gürer, "Yılbaşından bugüne geçen dört ayda, temel protein kaynağı olan peynir ve sütte rafta %50'ye varan artışlar var Bu artışlar, asgari ücretin ve emekli maaşının alım gücünü doğrudan mutfakta eritiyor. Tüketici süt ve süt mamulü ürünlerde artan fiyatlardan dert yanıyor. İşin düşündürücü tarafı ise her gün yem ve ahır giderleri artarken süt inekçiliği yapana yıl başında belirlenen litre fiyatı 22.22 kuruş fiyat değişmedi. Süt inekçiliği yapan gideri arttı. Geliri aynı kaldı .Hayvancılık bu bağlamda zarar ediyor ama rafta artan ütünün kaymağını aracılar ve şirketler yiyor. Süt inekçiliği ile geçim sağlayan kaybederken rafta artan süt ve mamül ürünler ile de yurttaş ürünü alabilmekte zorlanıyor. Çiğsüt fiyatın Ulusal Süt Konseyi Nisan’da güncelleyeceğini duyurmuştu. O fiyat açıklanmadan süt mamülleri fiyatı arttı” dedi.

Gürer “İktidarın hayvancılığı bitirme noktasına getiren yem ve girdi politikaları düzeltilmeden, aracılığı ve raf fiyatları makul bir duruma gelmesi de olası görülmüyor” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi