Gazetecilik zor zanaattır. Gerçekleri yazabilmek için önce belgeleri bulmanız gerekir. Öyle belge bulup, bilgileri bir araya toplamak yetenek ve tecrübe gerektirir.
Gerçekleri belgesiz halde yazarsanız altı boş kalır ve İFTİRA damgası yapıştırılır. Gerçekleri belgeleri ile yazdığınızda da “YALAN” iddiaları ortaya atılır.
Yazılan veya söylenen gerçeğin ortaya çıkması, genellikle gizlenen, üstü örtülen ya da yalanlanan durumların zamanla gün yüzüne çıkma sürecidir.
GERÇEKLERİN er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Bu kaçınılmazdır. İki kişinin bildiği bir SIRRIN nihayetinde açığa çıkacağı genel bir kanaattir. Hele ortada belge varsa! Toplumsal veya kişisel hafızada HAKİKAT, saklanan YALANDAN daha kalıcıdır
Yazılı belgeler yıllar sonra bile saklanan tarihi veya kişisel GERÇEKLERİ gün ışığına çıkarır. Gerçeğin ortaya çıkması kimi zaman RAHATLATICI kimi zaman da RAHATSIZ edici olur.
Şimdi buraya kadar GERÇEĞİN sözlüklerde yer alan bölümüydü. Dün Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik RÜŞVET/YOLSUZLUK davasının ikinci duruşmasının üçüncü günüydü. Tanıklar dinlendi, bazı gerçekler ortaya çıktı,
Duruşmada, kamuoyunun uzun süredir konuştuğu bazı karanlık ilişkiler resmiyete kavuştu. Bir nevi, dün “İFTİRA” denilenler mahkeme tutanağına “İTİRAF” olarak geçti.
Efendim, bu mevzu sürecinde Lider Gazete’nin ısrarla gündeme taşıdığı TİME ORGANİZASYON ile AKTÜEL EVENT ORGANİZASYON arasındaki AKÇELİ TRAFİK, artık savcılık belgelerinde yer alan somut bir vakıa haline geldi.
ANSET soruşturmasında tutuklu bulunan tanık İsa Kotan, hani şu Lider Gazetesi’ne, “Benim M. Okan Kaya ile ilişkim yok. Tanımam bile” minvalinde KANAL V’nin 20 metre karşısındaki noterden ihtarname çekip İNKAR politikası güden İsa Kotan!

İsa Kotan mahkemede, M. Okan Kaya ile aralarındaki ilişkiyi, “Tedarik amaçlı birlikte PASLAŞIYORUZ” cümleleriyle resmen İTİRAF etti.
‘İHALE KARDEŞLİĞİ’ diye tabir edilen bu ‘PASLAŞMANIN, organizasyon ve tedarik süreçlerinde nasıl işlediği, duruşma salonunda yankılandı. Pasa attı ve GOOL oldu.

Bu ifade, sadece iki şirket arasındaki ticari ilişkiyi değil, kamu kaynaklarının nasıl ‘PASLAŞILDIĞINI’, ihalelerin ve organizasyonların nasıl bir ağ içinde yürütüldüğünü de gözler önüne sermiş oldu.
Lider Gazete’nin yazdıklarına dün “YALAN/İFTİRA” diyenler bizzat TANIK sıfatıyla verdikleri ifadeler mahkeme tutanağına geçen İTİRAFLA yüzleşmek zorunda kaldı. Tabi Lider Gazete’nin yazdıklarının doğruluğu da TESCİLLENMİŞ oldu!

Dün, SEGBİS üzerinden ifade veren tanık Çağlar G.’nin anlattıkları da ayrı bir tablo çizdi. 2 milyon liralık fatura süreci, ‘BAĞIŞ’ kelimesiyle paketlenmiş bir ödeme.
İnşaat imar görüşmesi sırasında belediyenin YÜKÜNDEN bahsedilmesi, KONSER ÜCRETİ ÖDENMEMİŞ hatırlatması, ardından Ali Bey üzerinden yapılan yönlendirme.
Çağlar G., faturanın arkasındaki detayları mahkemede öğrendiğini, kiminle ne kadar görüştüğünü ve asıl muhatapları tanımadığını belirterek sorumluluğu sınırlı tutmaya çalıştı.
Ancak ortaya çıkan tablo, ‘RESMİ BAĞIŞ’ kılıfıyla kamu kaynaklarına yakın duran şirketler arasında dönen PARANIN İZLERİNİ bir kez daha gözler önüne serdi.
Tanık Hakan A. ise Tuncay S. ile olan alacak verecek ilişkisine dair beyanlarda bulundu. Borç adı altında alınan dövizler ve altınlar tek tek kayıtlara geçti.
Suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu’nun finans sorumlusu tanık Erdal Z. ise, 2024 yılı yerel seçimlerinden önce Gökhan Böcek’e verilen 1 milyon TL ve 1 milyon TL’lik yakıt kartının detaylarını anlattı.
Erdal Z, Gökhan Böcek ile Emin Hesapçıoğlu’nun aynı ortamda olduğu sırada paraları ve ayrıca, 22 bin 500 doları hazırlayıp teslim ettiğini ifade etti.
Tanık Timurhan T. de, 2024 yılı Kasım ayında Ali A.’nın yönlendirmesiyle bir dairenin tadilatını 1 milyon 500 bin liraya yaptıklarını ve bu dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu söyledi.
Bu ifadeye Muhittin Böcek, “Ben bir belediye başkanı olarak daire tadilatı için kimseye tadilat için talimat vermedim. Bu işlerler uğraşmam, Bu şahısla da bir görüşmemem olmamıştır” diyerek itiraz etti.
Ara mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek'in tutukluluk halinin devamını, Fazlı Ateş'in adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini talep etti. Mütalaaya karşı sanık avukatlarının savunma yapmasının ardından duruşma bugüne ertelendi.
Velhasıl velkelam; Hakikat, sabırlı ama inatçı bir misafirdir. Gerçekler sabırlıdır ama acımasızdır. Kapıyı sonunda mutlaka çalar. Bilmem anlatabildim mi?