Bizde bir devlet geleneği ve bürokrasi adabı vardır. Köklü bir hiyerarşi, yazılı kurallara bağlılık üzerine kuruludur. Osmanlı'dan günümüze bu anlayışla bürokrasi, devlet işlerinin düzenli yürütülmesini sağlayan kurallı, gayrişahsi ve uzmanlaşmış bir yapı ve kamusal adabı esası olarak işler.
Ama gelin görün ki son seçimlerden sonra bu asırlık gelenek yerle yeksan edildi. Özellikle Antalya bazında baktığımızda Korkuteli Belediyesi’nde bu gelenek ayaklar altına alındı.
Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran’ın eşi ENİŞTEMİZ Korkuteli Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Hasan Can Caran’ın tutum ve davranışları ile!

Bir bakıyorsunuz Başkanlık koltuğunda ENİŞTE HASAN, bir bakıyorsunuz yenge SANİYE! Kimin eli kimin cebinde belli değil. Mühür kimde, imza yetkisi kimde tam bir muamma!
Defalarca yazdım çizdim, birçok meslektaşım eleştirdi amma bir arpa boyu mesafe kat edilemedi! Geçen hafta acayip bir durum yaşanmış yine Korkuteli Belediyesi’nde.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Korkuteli’de fırıncıların sorunlarına yönelik bir toplantı gerçekleştirmiş. Yer olarak da Korkuteli Belediye Başkanlığı makamı seçilmiş!

Böyle bir toplantı bu makamda kiminle yapılır? Usule ve adaba göre Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran ile yapılmalı değil mi? Ama öyle olmamış. Ev sahibi Hasan Can Caran yani EŞBAŞKAN ENİŞTE ile!
Peki, toplantıya kimler katılmış? ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Başkan Adayı Berkay Bahar, Başkan Yardımcısı ve Fırıncı Murat Totoş, Korkuteli Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Hasan Can Caran!
Basına servis edilen metinde Başkan Saniye Caran’ın tek satır adı geçmiyor. Onun yerine EŞBAŞKAN Korkuteli Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Hasan Can Caran’ın adı telaffuz ediliyor.

Toplantıya, ATSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Sarı, Mustafa Yayla, 2. Grup (Hayvancılık ve Hayvansal Ürünler) Meclis Üyesi Berkay Bahar, 6. Grup (Tarımsal Ürünlerin Ticareti) Meclis Üyesi Ali Demir ile birlikte Korkuteli’de faaliyet gösteren ATSO üyesi fırın işletmecileri de katılmış.
Heyet ve hazirun sektörün mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulunmuş. Özellikle maliyet artışları, üretim süreçlerinde yaşanan sıkıntılar ve sektörün sürdürülebilirliği gibi konular ele alınmış.
Taraflar, fırıncı esnafının karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik atılabilecek adımlar üzerinde fikir alışverişinde bulundu. Yahu EŞBAŞKAN neyi nasıl çözecek? Başkan desen değil, fırıncı desen hiç değil!
EŞBAŞKAN’ın bu toplantıya hangi sıfatla katılıp ATSO heyetini ağırladığı kafaları karıştırdı. Benim anlamadığım koskoca ATSO yönetiminin EŞBAŞKANI hangi sıfatla muhatap kabul ettiğidir. Vallahi bu tablo olsa olsa YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ’nden başka bir şey değildir.
Çünkü Korkuteli Belediyesi ETİKETİ ile Başkanlık MAKAMI, hakkı olan ya da olmayan herkesin kolayca yararlanabildiği, kimsenin korumadığı, sahipsiz ve sömürüye açık bir yer haleni gelmiş/getirilmiş!
Eyyy devletimizin yöneticileri? Bu EŞBAŞKAN’a yani YAĞMA HASAN’a içinizde “DURRRR” diyecek bir BABAYİĞİT YOK MU? Yoksa birlerce yıllık devlet geleneğinin ayaklar altına alınması alınmasına göz yummaya devam mı edeceksiniz?
Yoksa bu ABSÜRT durumu OLAĞAN karşılayıp bizimle birlikte siz de mi ALIŞTIRILDINIZ? Yapmayın beyler. Burası HUKUK devletidir, GUGUK değil!
------------------
TERK EDİLMİŞLİK!
Terk edilmişlik çok hazin cümlenin ilk halidir. Sahibi veya sorumlusu tarafından bırakılmış, ıssız, bakımsız veya kullanılmaz hale gelmiş yer ya da eşya için kullanılan bir sıfattır aslında.
Bir başka deyişle ıssız bir yerde METRUK yapılar arasında kaderine terk edilmişliğin ifadesidir. Bizim Tarihi Kaleiçi’de tıpkısının aynısı böyledir. Issız ve TERK EDİLMİŞ!
Bunun kanıtı iki fotoğraf! Biri Kaleiçi’nin dar sokaklarından birine Büyükşehir Belediyesi tarafından koyulan KİOKS benzeri yol gösterici harita! Kırılmış, tahrip edilmiş durumda.

Diğeri ise Tarihi İskele Camii’nin tanıtım KİTABESİ! Bir tek satır yazı bile kalmamış o kitabe levhasında. Tarihi verdiğimiz önemin SİMGESİ olmuş adeta!
İşte size iki örnek verdim TERK EDİLMİŞLİK üzerine! Bakalım bu hazin tablo ne kadar sürecek? Kim Kaleiçi’ni gezip görecekte bu TERK EDİLMİŞLİĞE son verecek?