Türkiye’de kültür ve müzecilik alanında yürütülen projeler uluslararası mimarlık ve tasarım dünyasının önde gelen isimleriyle yapılan temaslarla şekillenmeye devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyaca ünlü mimar, eleştirmen ve küratör Luca Molinari’yi Bakanlık makamında kabul etti.
Haydarpaşa ve Sirkeci’de müze, sergi ve tasarım projeleri kapsamında yürütülen çalışmaların konuşulduğu görüşmede mimarlık, müzecilik ve kültürel projeler alanındaki uluslararası deneyimler ele alındı.

MÜZE, SERGİ VE TASARIMLARIN KÜRATÖRLÜK ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Bakan Ersoy, dünyaca ünlü küratör Molinari ile gerçekleşen görüşmeyi sosyal medya hesaplarından paylaştı.
Ersoy paylaşlarında şu ifadeleri kullandı:
“Haydarpaşa ve Sirkeci’de müze, sergi ve tasarım projeleri kapsamında küratörlük çalışmalarını yürüten İtalyan mimar, eleştirmen ve küratör Luca Molinari ile Bakanlığımızda bir araya geldik.
Venedik Bienali'nde ödüle layık görülen ve otuz yılı aşkın deneyimiyle mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarında uluslararası ölçekte küratöryel çalışmalar yürüten Molinari; sergiler, yayın projeleri, müze çalışmaları ve kültürel projeler aracılığıyla tasarım kültürünü geniş kitlelerle buluşturuyor.

Görüşmemizde, Haydarpaşa ve Sirkeci’de müze, sergi ve tasarımlarına yönelik yürütülen çalışmalar başta olmak üzere mimarlık, müzecilik ve kültürel projeler alanındaki uluslararası deneyimlerin ülkemizde hayata geçirilen projelere sağlayacağı katkıları değerlendirdik.Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.”
ULUSLARARASI MİMARLIK VE KÜRATÖRLÜK ALANINDA ÖNEMLİ BİR İSİM
Campania “Luigi Vanvitelli” Üniversitesi Mimarlık Teorisi ve Tasarımı Profesörü olan Luca Molinari, mimarlık eleştirisi ve küratöryel çalışmalar alanındaki uluslararası projeleriyle tanınıyor.
Platform Architecture and Design dergisinin yayın yönetmenliğini de yürüten Molinari; Corriere della Sera, La Stampa, L’Espresso, Domani, Domus ve Lotus gibi İtalyan ve uluslararası gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı. 1995–2019 yılları arasında Skira yayınevinin Mimarlık ve Tasarım bölümü editörlüğünü üstlenen Molinari, Marsilio Group ile Mimarlık ve Özel Projeler alanında çalışmalar gerçekleştirdi.
La Biennale di Venezia’nın 10'uncu Uluslararası Mimarlık Sergisi kapsamında verilen Ernesto Nathan Rogers Mimarlık Eleştirisi ve İletişimi Ödülü ile UIA Jean Tschumi Mimarlık Eleştirisi Ödülünün sahibi olan Molinari, Ekim 2020’de Mestre’de bulunan M9 Müzesinin bilimsel direktörü olarak görev yaptı.

HAYDARPAŞA VE SİRKECİ’DE MÜZE, SERGİ VE TASARIMLARI ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR
Molinari’nin kurucusu olduğu Luca Molinari Studio (LMS), 1994 yılından bu yana sergiler, yayın projeleri, müze çalışmaları ve kültürel etkinlikler aracılığıyla mimarlık ve tasarım kültürünü geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan çalışmalar gerçekleştiriyor.
Mimarlık, sergi tasarımı, grafik tasarım, yayıncılık, editörlük ve proje yönetimi alanlarında çalışan profesyonellerden oluşan stüdyo; kültürel projeler, müze çalışmaları ve uluslararası sergi organizasyonları gibi alanlarda faaliyet gösteriyor.
Luca Molinari ise halen Haydarpaşa ve Sirkeci’de müze, sergi ve tasarım projeleri kapsamında küratör olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Yeni bir kimlikle, kültür ve sanatın merkezi olarak yeniden hayat bulacak Haydarpaşa Garı ve Sirkeci Garı sahalarında yürütülen dönüşüm projelerinde Luca Molinari, müze, sergi ve tasarım projelerinin danışma kurulunda küratör olarak görev yapıyor.
Molinari’nin küratörlüğünde Haydarpaşa’da Türkiye'nin farklı kıyılarında ve su altındaki arkeolojik alanları ile çok katmanlı tarihi, Sirkeci’de ise on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda göç hareketlerinin hikâyeleri çağdaş müzecilik teknikleriyle harmanlayarak ele alınıyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda; Haydarpaşa ve Sirkeci Gar sahalarında, ziyaretçilere hem tarihî derinliği hem de kültürel sürekliliği deneyimleme fırsatı sunacak müze ve sergi alanları tasarlanıyor.
Proje, kentin iki ikonik garını kültürel ve toplumsal miras kapsamında korurken aynı zamanda İstanbul’a yeni kültür-sanat odağı kazandırmayı hedefliyor.
Sergiler, geçmiş ile günümüz arasında güçlü bir bağ kurarak ziyaretçilerin İstanbul’un çok katmanlı tarihini keşfetmesini sağlayacak.





