Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Toplantısı'na ilişkin, parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.

Toplantıda AK Parti'ye yerel yönetimlerden 4 katılım olduğunu belirten Çelik, "Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın'a, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut'a, Şırnak İdil Karalar Belediye Başkanı Hasan Turgut'a Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül'e AK Parti ailesine hoş geldiniz diyoruz." diye konuştu.

Çelik, millete hizmet yolunda bu büyük ailenin parçası olmak isteyen, AK Parti'nin ilkelerini benimseyen vatandaşa hizmet götürme konusunda kararlı ve sevdalı olan herkese kapılarının ilkeler çerçevesinde açık olduğunu vurgulayarak, katılımların hayırlı olmasını temenni etti.

Bu yıla çok yoğun girildiğini ve bu yoğunluğun çok da pozitif anlamda olmadığını aktaran Çelik, birçok alanda dünyanın krizlerle sarsıldığı bir dönemde olunduğunu, bu nedenle birçok hassasiyetin çok ince bir işçilikle, çok ciddi hassasiyetlerle ve çok iyi stratejilerle yönetilmesi gerektiğini dile getirdi.

Çelik, MKYK ve Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) hem iç politika hem de dış politika ile ilgili gelişmeleri bu hassasiyet çerçevesinde değerlendirdiğini aktararak, Dışişleri Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sunumları, TBMM çalışmaları, Gazze ve Suriye'deki son durumun değerlendirilmesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gündemiyle ilgili olarak basına yansıyan son konular, sosyal medya kullanımı konusundaki yaklaşımlar, stratejiler ve hazırlıkların değerlendirildiği kapsamlı bir toplantının gerçekleştirildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantının açılışındaki konuşmasında Gazze konusundaki son gelinen noktayı ve bu konuda kendisinin yürüttüğü güçlü diplomasiyi, Suriye'deki olaylarla ilgili değerlendirmelerini MKYK üyeleriyle paylaştığını aktaran Çelik, iç ve dış politikaya dair talimatlarda bulunduğunu dile getirdi.

Çelik, bu ay saha çalışmalarının devam ettiğini ve bu kapsamda illere ziyaretler gerçekleştirildiğini anımsatarak, vatandaşlarla buluşacakları programların süreceğini söyledi.

- "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram"

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

"Daha önce de ifade ettiğim gibi Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe, kol kola ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrılamaz, terörsüz bölge kavramı Terörsüz Türkiye kavramından ayrılamaz. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların, bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalışan, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri, aslında terör organizasyonlarının kurduğu bir takım diktatöryal vesayetleri kazanım gibi sunma şeklinde birtakım yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Bütün bu süreç aslında Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı olduğunu, ne kadar doğru olduğunu, dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor."

Çelik, bu nedenle hem MKYK hem MYK hem de partinin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında geldiğini ifade etti.

- Terör örgütü DEAŞ'e dönük mücadele kesintisiz şekilde sürmeli

Bu çerçevede Suriye'deki gündemin son derece önemli olduğunun altını çizen Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Uzun zamandır biz Suriye'de terör örgütlerinin birtakım alan kapama, birtakım bölgelerde diktatoryal vesayetler kurma ve terörist aktiviteleri devam ettirmeleri konusundaki uyarılarımızı ifade ediyorduk. Burada da aslında Suriye'deki herkesin kazandığı, tek Suriye, tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik grupların, tüm mezhep gruplarının, tüm dini gruplarının haklarının garanti altına alınacağı bir modelin, bir iradenin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk. Burada da gerçekten kastımız, Esad döneminin zulmünden, red, inkar ve asimilasyon politikalarından sonra bütün Suriyelilerin Suriye'nin inşasına özne olarak katılması, kimsenin dışlanmaması gerektiğiydi.

Türkmen, Arap, Kürt kardeşlerimiz, Müslümanlar, Hristiyanlar, aynı şekilde mezhep grupları, Şii, Sünni, Alevi, Nusayri, Dürzi, oradaki bütün mezhep grupları, adını saydığımız sayamadığımız ve etnik grupların tek bir Suriye'nin onurlu ve eşit parçaları olarak Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini defalarca ifade ettik ve irademizin bu olduğunu da söyledik."

Çelik, "Her zaman hassasiyetle vurguladığımız bir diğer konu, Suriye'de terör örgütü DEAŞ'le mücadelenin, DEAŞ'e dönük mücadelenin kesintisiz şekilde sürmesi gerektiği, DEAŞ denilen katliam örgütünün hiçbir şekilde kendisine bir alan bulamaması gerektiğidir." ifadesini kullanarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de burada hangi adı kullanırsa kullansın, hangi harfleri kullanırsa kullansın hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Daha önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve bunun izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK'nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğini, buna Suriye, Irak, İran yapılanmaları, Avrupa'daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Yine aynı şekilde bunun devamı olarak da bunun değişik yöntemlerde olabileceğini, Irak'taki yöntemin farklı, Suriye'deki yöntemin farklı olabileceğini ifade ettik."

- "Tek Suriye, tek ordu ilkesine aykırı bir tutum almak Türkiye ve Suriye açısından milli güvenlik sorunu"

Bosna Hersek'ten övgü dolu sözler: 'Türkiye bir süper güçtür'
Bosna Hersek'ten övgü dolu sözler: 'Türkiye bir süper güçtür'
İçeriği Görüntüle

Çelik, 10 Mart Mutabakatı'na ilişkin de "Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi açısından, hem de Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin hem haklarının garanti altına alınması hem terörün vesayetinden kurtulması bakımından hem de Suriye'nin birliğine, bütünlüğüne zarar veren terör gruplarının, asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması ama bir şekilde Suriye'nin bir parçası olması gerektiği bakımından da 10 Mart Mutabakatı’nın önemini vurguladık." dedi.

10 Mart Mutabakatı'nın esasında çok sade bir yöntemi içerdiğine işaret eden Çelik, şunları kaydetti:

"SDG, içindeki Suriyeli olmayan PKK'lılardan arındığı zaman, aynı şekilde burada terör faaliyetlerinden vazgeçtiği zaman ve SDG unsurları bireysel olarak Suriye ordusunun parçası olup, tek Suriye ilkesine dayalı bir şekilde bu entegrasyona yöneldiği zaman, esasında bütün bunlar çatışmasız bir şekilde çözülmüş olacaktı. Günün sonunda havaalanlarının, gümrük kapılarının, enerji bölgelerinin Suriye devletine devri şeklindeki bir durum, Suriye'nin kuzeyinde terör devletçiği kurmak isteyenlerin bu yanlış yaklaşımdan vazgeçmelerinin somut göstergesi olacaktı. Bu konuda da sürekli olarak bunu ifade ettik.

Yani burada tek Suriye, tek ordu ilkesine aykırı bir tutum almanın hem Türkiye açısından bir milli güvenlik sorunu ve tehdidi olduğunu hem de Suriye açısından bir milli güvenlik sorunu ve tehdidi olduğunu burada Türkiye ile Suriye'nin ortak düşündüğünü ifade ettik."

AA

Muhabir: Haber Merkezi