TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle Adalet Bakanlığına gönderilen fezlekelere ilişkin, "Meclis Başkanımızla Ankara dışında olduğu için yüz yüze görüşme şansım olmadı ancak telefonla kendisiyle bu konuyu detaylı bir şekilde görüştüm. Meclis Başkanı zaten iki hafta önce fezlekelerle ilgili açıklama yaptığını ifade etmişti. Grup başkan vekillerimizin bu konuyla ilgili duyarlılıklarını, fezlekeyle ilgili yaşananları gündeme getirip düşünce ifade edebileceklerini, bunun çok normal ve doğru bir şey olduğunu ifade etmişlerdi" ifadelerini kullandı.
Yeni Yol Partisi Grup Başkan Vekili Selçuk Özdağ ise, Özel ve Ağbaba hakkında fezlekelerle ilgili tutumun yanlış olduğunu söyleyerek, "Kim bunu ifşa ettiyse, Adalet Bakanlığı mı veyahut da Türkiye Büyük Millet Meclisinin memurları mı, bürokratları mı bunlar hakkında işlem yapılmalıdır. Çok ayıplı bir iştir. Özgür Özel ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanıyken iktidar için korkulu bir rüyaydılar ve onlarla ilgili operasyon yapıldı. Bu, CHP'nin bütünlüğüne yapıldı bence. Ben her zaman da demeçlerimi dosdoğru vermeye çalışan bir arkadaşınızım. Bugün de demek ki Özgür Özel ve arkadaşları hâlâ tehlike arz etmeye devam ediyorlar. Bu suçlamalar açısından peşinen suçlu ilan edildiler, doğru değildi ve masumiyet karinesi vardı" şeklinde konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, demokratik ve medeni ülkelerde milletvekillerinin yasama sorumsuzluğunun, kürsü dokunulmazlığının var olduğuna işaret ederek, "Ne yazık ki ağırlıklı olarak ya da tamamı muhalefet milletvekillerine bağlı veya onlarla alakalı binin üzerinde şu anda Mecliste fezleke var. Benim de var çok sayıda. Bakanlarla ilgili yolsuzluk ifşası yapmışım burada, soru önergesi vermişim, cevap vermemişler. Dışarıda konuşmuşum, fezleke göndermişler. Bandırma'ya kaçak hayvan sokmaya çalışmışlar, itiraz etmişim, belge açıklamışım, fezleke göndermişler. Şimdi bunları yaparsanız, bu ülkede demokrasiyi kurum ve kurallarıyla işler hâle getiremezsiniz. Peki şimdi Özgür Özel'le ilgili ve Veli Ağbaba'yla ilgili hazırlanmış olan bu fezlekeler daha Meclis'e gelmeden neden kamuoyuna servis ediliyor? Bunun arkasında kim var ve hangi amaç var? Bu son derece yanlıştır arkadaşlar. Bu, demokrasiye vurulmuş bir darbedir, demokrasinin kurum ve kurallarının işleyişine getirilmiş bir darbedir, yanlışlıktır" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç da, Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre soruşturmalarda herkes için gizliliğin esas olduğuna dikkat çekerek, "Biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bu gizliliğin korunması gerektiğine inanıyoruz ve bu konuda defaatla beyanda bulunduk. Bundan sonrasında da aynı inançla gerekli yerlerde gerekli açıklamalarda bulunacağız" şeklinde konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fezlekeleri hukuken kabul etmediklerini belirterek, "Anayasa'ya aykırıdır diyoruz, kürsü dokunulmazlığı vardır diyoruz. Bütün bunları söylememize rağmen âdeta hukuku çarpıtarak savcıların bu yöntemi aslında siyaseti dizayn etmek, hukuku baypas etmekten başka bir şey değildir. Siyaseten kabul etmiyoruz, kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla buradaki milletvekilleri, buradaki başkanlar bir halkın temsilcisidir, Türkiye halklarının temsilcileridir. Burada bu anlayış aslında siyasete karşı da yapılan bir müdahaledir. İşte kayyum atamak nasıl bir şeyse, fezleke göndermek, bunu siyasetin üzerinde bir zora dönüştürmek de aynı anlama gelir. Üçüncü olarak ahlaken de kabul etmiyoruz. Dolayısıyla fezlekeleri bu şekilde servis edip insanlar hakkında böyle ön yargılar oluşturmak, sosyal medya üzerinden itibar suikastları organize etmek kabul edilebilir bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, fezlekelerin bir tehdit olarak basında, kamuoyunda milletvekillerine karşı kullanıldığını iddia ederek, "Bakın geçmişte, 90'larda, 70'lerde, 80'lerde milletvekilleri gözaltına alınırken, bunları belgesellerde izlediğimiz zaman hepimiz ürperiyoruz, hepimiz dehşete düşüyoruz, 'Ya, bu olmuş mu?' diyoruz ama maalesef ki nadir de olsa ülkemizde buna benzer görüntüler olmuş. Bakın, milletvekili fezlekesi gelir, yargılanır ama zaman aşımı durmuştur. 30 yıl görev yapsanız da 30 yıl sonra o milletvekilinin dosyası açılır, yargılanır. Suçüstü hâlleri dışında, çok vahim suçlar dışında bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması, gelmeyen fezlekesinin ifşa edilmesi çok vahimdir. 'Bugün biz iktidardayız, çoğunluğumuz var.' Yarın olmayabilir. İşte, yarın da sizin hakkınızı, hukukunuzu savunmak, tehdit altında o kürsüde konuşmamanız için hepimiz bu konuda bir duruş göstermeliyiz" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç ise, konuyla ilgili şunları söyledi:
"Herhangi bir milletvekilinin, hele de bir genel başkanın yargısız bir şekilde infaz edilmesini Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak doğru bulmuyoruz. Bizim dokunulmazlık konusundaki bakış açımız tüzüğümüzde de, programımızda da açık. Bu kürsüde de, bu Meclis yerleşkesinde de milletin vekilleri millet adına söz alıyor. O yüzden milletvekillerinin ifade özgürlüğü kapsamında milletvekillerinin görevini yaparken dokunulmazlıkları dışındaki konularda da. Hiç kimse hesap veremez değil, bence herkes yaşadığı, yaptığı her şeyin hesabını vermeli ama böyle bir ifşa, böyle bir yargısız infazı grup olarak doğru bulmuyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, herkesin yaptığı suçtan dolayı hesabını vermesi gerektiğini ancak usul işlemlerinin gizli yürütülmesine riayet edilmesi gerektiğini belirterek, "Bizim Ceza Muhakemesi Kanunumuzdaki madde 157 çok açıktır, orada da şöyle ifade eder: 'Soruşturmanın gizliliği' der ve 157'nci madde gereğince savunma haklarına zarar vermemek ve kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla soruşturma evresinde usul işlemlerinin gizli yürütülmesini ifade eder. Bu temel ilke delillerin toplanmasını ve suçsuzluk karinesini korumayı amaçlar. Buna riayet edilmesi hepimizin temennisidir" ifadelerini kullandı.





