Adana'da 50 yaşındaki Ömer Erikli, Seyhan ilçesi Yenibey Mahallesi'ndeki iş yerinde teknolojinin ilerlemesine rağmen geleneksel dokuma sanatını sürdürüyor. Unutulmaya yüz tutan sanatını yapmayı sürdüren Erikli, el emeğiyle yaptığı dokuma sanatı ile namazlık üretiyor.

"KENDİ ÇABAMLA ÖĞRENDİM BANA KİMSE ÖĞRETMEDİ"

Yurt dışına kaçma hazırlığındaki 9 FETÖ'cü tutuklandı
Yurt dışına kaçma hazırlığındaki 9 FETÖ'cü tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Erikli, geçmişte farklı bir sektörde çalıştığını belirterek, "Ben daha önce mezbahada çalışıyordum. Oradan çıkınca boş kaldım. Bu dokuma tezgahı bir arkadaşın orada gördüm. Neler kullandığına, ne yaptığına ve nasıl tahtalar gerektiğine baktım. Ben de gidip aynısını aldım, buraya getirip kurdum. Yavaş yavaş kendi çabamla öğrendim bana kimse öğretmedi. Ben bu meslekle 3 tane çocuk büyüttüm" diye konuştu.

Ekmek Parası1

"GÜNDE ÜÇ TANE NAMAZLIK YAPIYORUM"

Ev hanımlarının sökülmüş iplikleri getirdiğini, kendisinin de bu ipleri tezgahta işleyerek namazlığa dönüştürdüğünü ifade eden Erikli, üretim sürecinin fiziksel olarak oldukça zorlu geçtiğini söyledi. Erikli, "Ayaklarımızı ve kollarımızı sürekli oynatıyoruz; yani öyle kolay bir şey değil, oldukça zor. Günde üç tane namazlık yapıyorum. Bir namazlığı 1,5-2 saatte bitiriyorum. Zaten maliyeti kurtarmadığı için çırağa gerek yok. Çırak olsa benim yevmiyem bile zor çıkar. Artık o kadar alışmışım ki istesem gözümü kapatıp yine dokurum" ifadelerini kullandı.

"BEN BU MESLEĞİ BIRAKSAM MESLEK TAMAMEN YOK OLUR"

Zanaatın ekonomik getiri sağlamadığını ve mesleğin geleceğiyle ilgili endişelerini paylaşan Erikli, "Kazancı kurtarmadığı ve geliri olmadığı için oğluma da öğretmiyorum. Benim bildiğim kadarıyla şu an Adana'da bu el dokuması mesleğini yapan sadece bir kişi kaldı. El dokuması yapan başka kimse yok. Ben bu işi bıraksam meslek tamamen yok olur. Kazandırmadığı için oğluma da öğretemiyorum. Ben bu mesleğe çok alıştığım için çalışmasam özleyeceğim. Bu iş olmasa insan gerçekten üzülür" diye konuştu.

"ESKİ BİR GELENEĞİ YAŞATIYORUZ"

Eski bir geleneği yaşatmanın manevi değerine dikkat çeken Ömer Erikli, "Zaten bu mesleğin unutulmaması lazım. Bu işi bizim ecdadımız ve dedelerimiz yapıyordu. Biz bir ara boş kaldık ve ekmek parası çıksın diye bu işe başladık. Bunu yapmamız insanlarımızın namaz kılması açısından çok hayırlı bir şeydir. Biz de milletimiz namaz kılsın diye yapıyoruz. Böylece bizim de bir hayrımız dokunuyor" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA