Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Savaşları'yla ilişkilendirilen Troya Ören Yeri, UNESCO'nun 1998 yılında 'Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Ören yerini gezmeye gelenler 2019'da açılışı gerçekleştirilen 2 bine yakın eserin sergilendiği Troya Müzesi'ni de görme imkanı buluyor.

Roma-1

Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi' kapsamında yürütülen kazılarda, önemli buluntulara rastlanılıyor. Troya Savaşları'yla ilişkilendirilen Troya Ören Yeri'nde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında 2 bin yıllık Roma dönemi caddesinde kazı çalışmaları devam ediyor. Helenistik ve Roma dönemi aşağı kentindeki kazı çalışmalarında Roma caddesinin açığa çıkartılarak ören yerine doğru olan bölümünün gelecek yıllarda ziyaretçilere açılması hedefleniyor. Kazı çalışmaları sırasında ayrıca Roma İmparatorluğu kuruluş mitolojisinin dayandırdığı Troya'da 2 bin yıllık Roma dönemi caddesi gün yüzüne çıkarılıyor.

Çanakkale Roma

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarı keşfedildi
Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarı keşfedildi
İçeriği Görüntüle

Bu yılki kazılarda Troya'nın, Helenistik ve Roma dönemi aşağı kentindeki kazı çalışmalarını ön plana aldıklarını belirten Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, "Şu anda da zaten Roma döneminin çok büyük, önemli bir caddesinin üzerinde çalışıyoruz. Bu caddenin ören yerine doğru olan kısmını açığa çıkaracağız. Roma döneminde Troya çok büyük bir kente dönüşüyor. Nedeni ise İmparator Augustus'un M.Ö. 20'de Troya'ya yaptığı ziyaret sonrasında bu kenti hem yardımlarla hem diğer alanda güçlendiriyor. Büyük yapılar, tapınak binaları, büyük yapılar söz konusu. Bunun nedeni ise bilindiği üzere Augustus şairi Vergilius'a Aeneis Destanı'nı yazdırıyor. Aeneis Destanı son Troyalı yanıp yıkılan Troya'dan batıya giderek babası Anchises'i sırtına alarak, oğlunun da elinden tutarak batıya doğru gidiyor ve Roma'nın ana kentini kuruyor. Roma İmparatorluğu kuruluş mitolojisini Troya'ya dayandırıyor. O nedenle Augustus ve sonrasında buraya gelmeyen Romalı asker, imparator, siyasetçi, sanatçı yok. Herkes bu kentin tarihinden, bu kentin kalıntılarından ilham alıyor. Bizim amacımız da özellikle Roma döneminde burası insula sistemi dediğimiz yani doğu, batı, kuzey, güney yönünde büyük caddeler var ve bu caddelerin iki tarafında da evler, dükkanlar söz konusu. Burada önceki yıllarda Korfmann dönemi kazılarında yapılan manyetik prospeksiyonlarda aşağı yukarı kent planını anlayabiliyoruz. Biz bu sene özellikle Roma caddesini açığa çıkartarak ören yerine doğru olan bölümüne giderek ileriki yıllarda burayı da turizme açmayı ve ziyaretçilerin Roma kentini, Troya'nın Roma dönemi kentini, sokaklarını, caddelerini ve yapılarını görmesini sağlayacağız. Üzerinde bulunduğumuz bu yol aslında Roma dönemi. Yani şöyle söyleyebiliyoruz, M.Ö. 20'lerde, 1'inci Yüzyılda başlayıp, M.S. 500'Lere kadar devam ediyor. Ve 500'lerde tarihi kaynaklardan da bildiğimiz üzere burada iki büyük deprem oluyor. Ve o deprem sonrasında da kent bir daha ayağa kalkmış" dedi.

Kaynak: İHA