AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Tekin, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Yeni eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin beyaz önlük giymesinin bulunduğunun hatırlatılarak, bu uygulamadaki hedefin sorulması üzerine Tekin, "Yaptığımız hiçbir şeyi anlık kararlarla yapmıyoruz. Sahadan bize gelen şikayetler, eleştiriler ve öneriler doğrultusunda tedrici bir mantıkla uygulamalarımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ben, bakanlık görevine başladığım hafta bunu açıkladım ve dedim ki yaptığımız her işi öğretmenlerimizle ve idarecilerimizle konuşarak yapacağız." ifadelerini kullandı.
"Öğretmenler Odası" adıyla bir platform oluşturduklarını anımsatan Tekin, katıldıkları her il programında resmi programlarının dışında gayriresmi olarak habersiz okul ziyaretleri yaptıklarını, öğretmenlerle öğretmenler odasında sohbet ettiklerini söyledi.
Yalova'da yarın programı olduğunu, resmi programlara başlamadan bir okulu ziyaret ederek öğretmenlerle söz konusu uygulamaları değerlendireceklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:
"Burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki 'Okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen kim değil? Kıyafetinden göremiyoruz. Çok farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var.' Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Şimdi bunların hepsi öğretmen itibarını zedeleyen şeyler. Bizim öğretmen kitlemizin tamamına yakını öğretmen itibarına yakışır, öğretmenin saygınlığına yakışır şekilde zaten giyiniyor. Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin çalınması sonucunu doğuruyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın itibarlarını zedeleyen bir noktaya geliyor. Bu örneği artırmak mümkün."
"BİRLİKTELİK OLUŞTURMAK AÇISINDAN SÜRECİN İÇERİSİNE GİRDİK"
Bakan Tekin, 2023'te "öğretmenlerin kılık kıyafetleri konusunda daha özenli olmalarını arzu ettiklerini" söylediklerini, 24 Kasım 2023'te bütçeden bütün öğretmenlere tavsiye niteliğinde birer beyaz önlük yaptırdıklarını hatırlatarak, önlüklerin tasarımlarının okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, branş ve kadın, erkek olarak Olgunlaşma Enstitüsünde yapıldığını anlattı.
Önlükleri bütün öğretmenlerle "Birer önlük giymenizi tavsiye ediyoruz." niteliğinde paylaştıklarını belirten Tekin, şöyle devam etti:
"Mevzuatımıza göre öğretmenlerimiz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi. Kamu görevlisi olarak şu anda cari mevzuata göre eski adıyla Başbakanlık Devlet Personel Kılık Kıyafet Yönetmeliği diye bildiğimiz yönetmelik yürürlükte zaten. O yönetmelikte de erkek öğretmenlerin ve kadın öğretmenlerin nasıl giyineceği zaten tanımlanmış. Biz, 2024'te de bu yönetmeliğe atıfta bulunduk. Dedik ki 'Bu yönetmelik yürürlükte, bu yönetmeliğe uygun, yani devlet memuru olduğuna göre öğretmen arkadaşlarımız, bu yönetmeliğe uygun giyinsinler.' Şimdi bu yıl da bu tedrici sürecin sonunda hem bu anlamda birliktelik oluşturmak açısından hem öğretmen saygınlığına zarar veren bu tür minimal örnekleri ortadan kaldıracak bir tedbir olarak böyle bir sürecin içerisine girdik."
"KİMSE KANUN KOYUCUNUN YERİNE KENDİSİNİ KOYAMAZ"
Bazı sendikaların bu karara itiraz ettiklerini anımsatan Tekin, "Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde sivil toplum örgütleri, kamu otoritesine hukuk kuralı dayatma yetkisine ve inisiyatifine sahip değildirler. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar hukuk kurallarının uygulanmasını takip ederler. Aksi durumda kanun koyucu gibi davranırlarsa, bu siyaseten, demokratik olarak hukuk devleti prensipleriyle çelişir." ifadelerini kullandı.
Hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürürlükteki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ona göre çıkarılmış mevzuata göre işlem yapılmasını istediklerini belirten Tekin, şunları kaydetti:
"Şimdi bir sendikanın ya da bir siyasi partinin çıkıp da bu konuyu eleştirmesi başka bir şeydir. 'Ama böyle olmaz, şöyle olacak.' demesi, dayatmacı bir mantıkla yaklaşması, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu, kendisini kanun koyucunun, kamu otoritesinin yerine koyan vesayetçi bir yaklaşımdır ve kusura bakmasın kimse, ben vesayetin her türlüsüne karşıyım. Kimse benim bulunduğum yerde kanun koyucunun yerine kendisini koyamaz. Kimse mevzuat yapan idarenin yerine kendisini koyamaz. Böyle tanımlayan kişilere karşı da biz gerekli hukuk mücadeleyi yürütürüz.
Şimdi diyorum ki ben, herhangi bir sendikada, orada çalışan kişilerin nasıl giyineceğine dair genelgede bir hüküm mü koydum? Sendikanızda istediğiniz gibi giyinin beni ilgilendirmiyor. Ben kamu kurumu niteliğindeki okullarda ilgili mevzuata göre davranılması gerektiğine dair bir hatırlatma yapıyorum. Dolayısıyla buna karşı çıkan kişilerin yasakçı bir mantık eleştirisi yapmaları tutarsız, tam tersine hukuk devletini hayata geçirmeye çalışan bir idare olarak bakmaları gerekir. Biz de şu anda bunu yapıyoruz."
Bakan Tekin, bu konuda sağduyulu yaklaşım sergileyen öğretmenlere teşekkür etti.





