Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz
İçeriği Görüntüle

İstanbul'da yaşayan Serdar ve Zübeyde Cesur çiftinde safra kesesi taşı olduğu tespit edilince karı koca aynı gün aynı hastalıktan ameliyat edildi. Çiftin ameliyatlarını gerçekleştiren Prof. Gökhan Tolga Adaş, "İkisi de aynı hastalıktan teşhis alınca ben de şaşırdım. Hanımefendinin ameliyatı daha kolay geçti, beyefendinin 3 santimi geçen bir taşı vardı. Eskiden 35 yaşın altında pek görmezdik, erkek nüfus hele çok daha azdı. Şimdi 20-25 yaşında kız, erkek birçok hasta geliyor. Safra taşı karaciğerden gelen ana kanala düşerse sarılığa, pankreas kanalını tıkarsa pankreatite yol açabilir. Bütün bunlar hasta hayatını ciddi tehdit edici durumlardır" dedi.

İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Serdar Cesur, yıllar boyu sırtında ve göğsünde ağrı, kusma gibi şikayetler yaşadı. Doktora gittiğinde safra kesesinde taş olduğunu öğrenirken o dönem tedavisine devam edemedi. Serdar Cesur, rahatsızlıklarıyla yaşamına devam ederken 49 yaşındaki Zübeyde Cesur'da aynı belirtilerden sıkıntı yaşamaya başladı. Cesur çifti, randevu alarak Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş'a gitti. Prof. Dr. Adaş'ın yaptığı incelemelerde Cesur'a safra kesesindeki taş yeniden ifade edilirken eşinde de taş tespit edildi. Prof. Dr. Adaş ve ekibi karı kocaya ameliyat gerekliliğini anlatınca ikili de ameliyat kararı aldı. 12 Mayıs Salı günü karı koca aynı anda safra kesesi taşı için operasyona girdi. Ameliyatların başarılı geçmesiyle 2 çocuk sahibi çiftin ailesi de sevinç yaşarken Serdar Cesur'da yaklaşık 5 santimlik bir taş çıktığı belirtildi. Çift, aynı hastalıktan aynı gün ameliyat olurken yaşadıklarını paylaştı. Prof. Dr. Adaş ise taburcu ettikleri hastalarının durumuna ilişkin konuşurken vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu. Adaş, safra kesesi taşını geçmişe kıyasla daha genç yaşlarda gördüklerini belirterek uyarılarını sıraladı.

"ARTIK İHMAL ETMEYELİM DEDİM"

Yaşadıklarını anlatan 49 yaşındaki Zübeyde Cesur, "Bayağı bir sancılı süreçti, doktorum ‘Acil ameliyat' demişti. Hemen gelemedik, şimdi eşimle geldik. Eşimde vardı, bende de olunca artık hadi ihmal etmeyelim dedim. Sancım çok kötüydü, arada sancıları eşimi de yokluyordu, evde resmen kıvranıyordu. İkimiz birden ameliyat olduk, çok şükür kurtulduk. Görünce çok şaşırdım, 2,5 santime bile büyük diyorduk ama çıkan taşı 5 santim. Bayağı şaşırdık ama o ihmal etti, herhalde o süreçte büyüdü. İhmal etmeye gerek yok çünkü o sancı çok kötüydü. Resmen yerlerde kıvranıyorsun, hiçbir şey yapamıyorsun. 2-3 sene öncesine kadar ablam ameliyat olmuştu. Muayeneye geldik, Gökhan Hocamla tanıştık, güzel bir süreçti. ‘İkinizi birden ameliyat yaparız' dedi" şeklinde konuştu.

"RAHATSIZLIĞI OLANLAR HİÇ DURMASIN"

Hissettiklerini ‘Kusma, sırtımda, göğsümde ağrı oldu, çok şiddetli bir ağrıydı' şeklinde anlatan 55 yaşındaki Serdar Cesur, "Yerlere kadar yattım, o derece diyeyim. Ağrılardan dolayı ameliyat olmaya karar verdim. Kızartma, yağlı, hamur işi yiyince yemeklerden sonra rahatsızlık veriyordu. Meslekten dolayı biraz ağır işler yapıyordum. Eşimle durumumuz tamamen tesadüf, eşim beni üsteliyordu ‘Ameliyat olalım' diye. 1 sene önce kendisi de aynı belirtileri verdi. Hep geciktirdim keşke geciktirmeseymişim ki çok büyümüş, yaklaşık 5 santime yakın bir duruma gelmiş. Çıkan 5 santim bizi de şok etti. Bu tarz rahatsızlığı olanlar hiç durmasın, bir an önce ameliyatını olsun" dedi.

"ASİSTANKEN 35-40 YAŞIN ALTINDA HASTA GELMEZDİ, ŞİMDİ 20, 22, 25 YAŞLARI"

Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş, "Safra kesesi karaciğerin altında olan bir organ. Ana görevi; küçük bir depo vazifesi görüyor. Enfeksiyonlar, karaciğerin farklı çalışması, kişinin normal diyetinin dışına çıkarak çok ağır, yağlı şeylerle beslenmesi, fast food tarzında çok tüketmesi, hızlı kilo alıp vermesi gibi etmenler süreçte rol oynamaktadır. Bu etmenlerin günümüzde çok sık rol oynamaya başladığını görüyoruz. Safra kesesi taşlarının artmasındaki yaygınlık da bunu işaret ediyor. Biz asistanken; 90'lı yıllarda 35-40 yaşın altında hasta gelmezdi ama şimdi 20, 22, 25 yaşında kız, erkek birçok hasta geliyor. Sadece safra kesesi taşıyla değil ana kanala da etki etmiş oluyor, orada da görüyoruz. Sabah akşam aç kal, ayda 6,8 kilo ver, bu zararlı çünkü vücudun bir dengesi var" şeklinde konuştu.

"KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR, ÇIKARTILMASININ KİŞİYE BİR ZARARI YOK"

‘Erkeklere göre safra kesesi taşları kadınlarda daha sık gözüküyor, özellikle doğum yapmış kadınlarda' diyerek sözlerini sürdüren Prof. Dr. Adaş, "Şişkinlik, karın ağrısı buradaki ağrısı biraz tipiktir, daha çok yemeklerden sonra görülür. Bir de sırta vurur hatta gelir hasta bazen ‘2 kürek kemiğimin arasına vuruyor' der, bunlar dikkat çekicidir. Bunun dışında da birçok farklılık gözükebilir. Büyük abdest değişiklikleri görülebilir, bazen safra taşı karaciğerden gelen ana kanala düşerse sarılığa, pankreas kanalını tıkarsa pankreatite yol açabilir. Bütün bunlar hasta hayatını ciddi şekilde tehdit edici durumlardır. Burada altın standart; ultrason hem çok basit hem hastaya zararı yok, taşları çok rahat gösteriyor. Tedavide safra kesesindeki taşların varlığı ispatlanırsa hastayla konuşarak ameliyatına karar veriyoruz. Safra kesesi tamamen çıkartılıyor, çıkartılmasının kişiye bir zararı yok" ifadelerini kullandı.

"İKİSİ DE AYNI HASTALIKTAN TEŞHİS ALINCA BEN DE ŞAŞIRDIM"

Hastalarına ilişkin konuşan Adaş, "Poliklinik yapıyordum, randevu alıp karı koca gelmişler. İkisi de aynı hastalıktan teşhis alınca ben de şaşırdım. Hanımefendinin ameliyatı daha kolay geçti, beyefendinin ise biraz gecikmiş. Taş da çok büyük, 3 santimi geçen bir taşı var. Büyük taşlar uzun süre kaldığı zaman devamlı kronik inflamasyon yaparak safra keseninin mukozasında harabiyete yol açıyor. Bu, zamanla kanserleşmeye de yol açabiliyor, yüzde yüz bir şey değil ama böyle bir ihtimal var. Yemeniz, içmeniz, hareketiniz, uyumanız her şeyiniz kontrollü olacak. Eski yeme düzeni biraz bozulduğu için kişilerin de daha kolaylarına geliyor, ‘Fast food yiyelim ya da dışarıdan getirelim.'. Bunlara çok dikkat etsinler. Ağır yağlı yiyecekler özellikle doymamış yağlı besinler bunlar zarar veren şeyler. Eskiden 35 yaşın altında pek görmezdik, erkek nüfus hele çok daha azdı, şimdi onlarda da çok sık görmeye başladık. Geçen geldi; 20 yaşında, başkası 22 yaşında o kadar küçük yaşta gelmeye başladılar ki. Genç yaşta bakıyorsunuz metabolik sendrom, kolesterol yüksekliği, obezite bazen tansiyon genç nüfusun buna çok dikkat etmesi lazım" dedi.

Kaynak: İHA