Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle:

TBMM'yi bize emanet eden başta Atatürk olmak üzere kurucu mebusları, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Cumhuriyetin yeni yüzyılında sorumluluklarımız fazla. Türkiye seçimsiz döneme girmiştir. Önümüzdeki dönem verimli gelişmelere sahne olmalı. Vatandaşın beklentisi sürdürülebilir hizmettir. Vakit kaybetmeksizin işe koyulmalıyız.

Türkiye'miz milli birlik duygusunun kemikleştiği nadide ülkelerdendir. Cumhur ittifakı Türkiye yüzyılı hedeflerinin yegane ufkudur. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini sorgulayan, karalayan çevrelerin korkusu uyanan devin ayağa kalkması, küresel hadiselerde sözü geçen bir Türkiye doğuşudur. Doğum sancılı olsa da lider ülke Türkiye'dir.

TÜRKİYE SOYKIRIMIN TAKİPÇİSİDİR

Zulme tepki gösteren bir millet, devlet vardır. İsrail'in Gazze'deki soykırımının takipçisi Türkiye'dir. Dökülen kanlar inşallah yerde kalmayacaktır. Gazze şeridinde korkunç bir trajedi yaşanmıştır. Gazze'de 37 milyon ton molozun temizlendiği ve bunların temizliği için 14 yıla ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Rehine takası ve ateşkes görüşmelerinin sonuca bağlanması gönülden dileğimizdir. Gazze'nin yanı sıra Batı Şeria tehlike altında. Siyonistlerin amacı Filistin topraklarını yutmaktır. BM Filistin sorunu çözümünde acz içindedir.

BMGK'daki veto sistemi çözüm arayışını tıkıyor. Netanyahu saati ve vakti geldiğinde Lahey'de yargılanacaktır. Tarihe katil olarak geçecektir. İsrail halkı şiddet politikalarından rahatsızdır.

Türkiye 7 Ekim'den itibaren insan haklarının yanında yerini almıştır. Cumhurbaşkanımızın emeklerini yok saymak nankörlük ve namertliktir. Ne üzücüdür ki İsrail hükümetindeki bakanlar ne diyorsa ülkemizde de aynısını dile getiren istismarcılar var. Miras yedilerin Türkiye'yi suçlamaları utanç duvarı gibi karşımızda. Soy adının ağırlığını taşımakta zorlananların nasıl şuur kaybına uğradığını herkes görecek. Üç beş belediye için her türlü kılığa girenleri milletimiz hoş görmeyecektir. Jet yakıtı üzerinden siyonizme yakıt oldu.

Cumhur İttifakı hesap yapanlara mecbur ve mahkum değildir. İsrail safına geçip cumhur kabinesini yaylım ateşine tutanları Allah'a ve millete havale ederiz.

İstanbul Belediye Başkanı’nın, ABD’nin bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalar, bu çerçevede Hamas’a terör örgütü iftirası atması, ne hikmetse jet yakıtcılarda bir rahatsızlık uyandırmamıştır. Bu şahsın ağzından PKK-YPG-PYD’ye karşı tek bir kelamın çıkmadığını acaba sadece biz mi duymadık?

NEDEN ÜÇ MAYMUNU OYNUYORSUNUZ?

PKK’ya terör örgütü diyemeyen İstanbul Belediye Başkanı’nın Hamas’a terör örgütü yaftası vurmasının akılla, izanla, vicdanla, hakikatle bağdaşır bir yanı olmadığını sadece biz mi düşünüyoruz? Siyasetin Jetgilleri neredesiniz? Niye konuşmuyor, neden üç maymunu oynuyorsunuz? Yoksa gizli saklı ilişkileriniz deşifre olur diye mi ürküyorsunuz?

HAMAS'A TERÖR ÖRGÜTÜ DEMEK CİNAYETLERİ ONAYLAMAKTIR

Toprağını, yurdunu, yuvasını ve insanını savunan Hamas’a terör örgütü demek Netenyahu’ya vekâlet etmek, Siyonizm’in değirmenine su taşımak, cinayetleri onaylamak demektir. Hamas’a terör örgütü demek, katledilen bebeklere, kafese ve kuşatmaya alınan Gazze’ye sırt dönmek demektir.

Ne utanç verici bir durumdur ki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı küresel emperyalizmin eli ve vicdanı kanlı yüzlerine “alın beni tepe tepe kullanın” mesajı vermiş, “her emrinize, her telkininize, her tavize” amadeyim çağrısı yapmıştır. Kulun bir hesabı olabilir, ama Allah’ın da bir hesabı vardır. Galip olan da Allah’tır.

DEM’lenenlerin, PKK ittifakıyla gelecek planlayanların, günü geldiğinde nasıl maskaraya döneceğini, milli ve manevi değerlere şaşı bakmalarının nasıl ağır sonuçları olacağını aziz milletimiz bizzat gösterecektir.

Sadece Cumhuriyet’in kuruluşunda değil, tarihin her döneminde millet kavramı birleştirici ve bütünleştirici bir işlev görmüştür. Hiçbir zaman etnik köken, dil ve din gibi farklılıklara itibar edilmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletini Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşma iradesi kurmuştur. Partimiz, ülkemizde yaşayan her insanımızı “Türk milleti” tanımı içinde kucaklamakta, hepsine aynı gözle bakmaktadır. Soy ve ırk temelinde bir üstünlük bizim nazarımızda yok hükmündedir. Kaldı ki üstünlük sadece takvadadır.

Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü, dil, soy ve din unsurlarının da üstünde sosyolojik, kültürel ve tarihi bir gerçektir. Kültürlerin üst kimlikle buluşması bizim için asıl ve esastır.

Bu ise asla bir dayatma ve asimilasyon değildir. Türklüğün insanlığa yön vermek isteyen fütuhat arayışıyla, İslam’ın kutsal mesajları birleşmiş, kahraman ve muzaffer bir irade meydana gelmiştir. Bu duygu ve ülkülerle beslenerek kurulan Türk Cihan Devletleri tarihe damga vurmuşlardır.

Kökeni, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanımız bizim özbeöz kardeşimiz, milletimizin de asli unsurudur.

KÜR SORUNU YOK, BÖLÜCÜLÜK VE TERÖR SORUNU VAR

Her türlü ayrımcılık, bölücülük, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ayaklarımızın yedi kat altındadır. Milliyetçi Hareket Partisi milli birlik ve kardeşliğin yılmaz müdafisidir. Buna da artan bir şevkle devam edecek, etnik bölünmenin önüne set çekecek, provokasyonlara gelmeyecektir. Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur, buna mukabil çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu vardır.

Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur, bölücülük ve terör sorunu vardır. Türk ile Kürt, Alevi Sünni arasında uçurumlar oluşturmak için hizmet edenler alçakların en alçağı hainlerin en hainidir. Bu millet büyük bir millettir. Bölücü terör sorunu yeni yüzyılda kesinlikle bitecektir. MHP bölücü mihraklara direnecektir. Türk vatanında İstiklal Marşı'na yan bakmak düşmanın bile cüret edemeyeceği soysuzluktur.

MEHMET ŞİMŞEK'İN ARKASINDAYIZ

Hiç kimse çalı dibi yoklamasın, deve izi saymasın, niyet okuyuculuğuna teşebbüs etmesin, Hazine ve Maliye Bakanımızın da her zaman arkasındayız.

Türk vatandaşından kaldığı otelde 120 Avro milliyet farkı alan sömürge kuklalarıyla görülecek işimiz vardır ve nefesimiz bunların siyasetteki ayaklarının ensesindedir.

Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir ses ve söz ustası olan Sayın Ferdi Tayfur’un şarkısının arka fonda çaldığı ve benim de yürüyüş yaptığım videonun yayımlanmasından hemen sonra; zoraki anlamlar çıkaranlar, çarpık değerlendirme yapanlar, polemik üretenler şimdi kulağınızı açıp beni dinleyin.

Adını bile hatırlamadığım bir küsurat partisinin sözde başkanı Kobanili Ahmet, sen de özellikle dersini almalısın.

BİR ŞEYİ SÖYLEMEK İSTERSEM DOĞRUDAN SÖYLERİM

Ne güzel söylemiş şair; söz söylemek irfan ister, anlamak insan. Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır. Bazen aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşır. Merhum Sezai Karakoç’un dediği üzere; “anlamak masraflı iştir, emek ister, gayret ister, samimiyet ister; yanlış anlamak kolaydır oysa, biraz kötü niyet, biraz da cahillik yeter.” Bir şeyi söylemek istersem muhatabına doğrudan söylerim. Dolambaçlı yollara sapmam, kırk dereden su taşımam. Sayın Ferdi Tayfur’un seslendirdiği gibi, hainsin diyorsam, söyleten sensin, işte bu mesaj Türkiye’nin ayağını kaydırmaya yeltenen kim varsa direk onlaradır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Filistin devletini tanıma çağrısı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Filistin devletini tanıma çağrısı

Hayat pahalılığı ve enflasyon baskısı telafi edilecek, fırsatçıların yakasından tutulacaktır. 100 milyon nüfusu 100 ili ile Türkiye hak ettiği mevkiye ulaşacaktır.

Bir siyasi partide olağan üstü kongreler yapılmış yönetim değişmiştir. İç işlerine karışma hevesimiz yoktur. Bunu herkes iyi bilmeli. MHP herkes tebrik etti siz neden etmediniz suçlaması ile karşılaşıyor. Yeni bir fitne ile iyiyi daha da iyileştirme çabasına girenler var 104 parti var, her biri kongresini yapar. Tebrik eden olur olmayan var. İhaneti tebrik etmek bizim defterimizde yazmaz.